| Zihniyet İşbaşında |
|
|
| Çarşamba, 05 Mart 2008 | |
|
Zihniyet İşbaşında
Tunahan Dumanlı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Seçim sonuçlarının sebep olduğu şaşkınlığı yavaş yavaş üzerimden atarken, bir yandan da önümüzdeki günlerin nasıl geçeceğine dair fikir jimnastiği yapıyordum. Hepimizin malumu, geride bıraktığımız 5 yıllık Akp iktidarının yaptıklarını, ileride yapabileceklerinin bir göstergesi olarak düşündüğümde bizleri pek de parlak günlerin beklemediğini düşünüyorum. Böyle bir hissiyat içerisindeyken, Akp milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül’ün basında yer alan açıklamalarını okudum. Üskül, "Atatürk milliyetçiliği ile Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığın Anayasa'da yer almamasının doğru olacağını" söylüyordu. Milliyet gazetesinden Fikret Bila ile görüşen ve sözlerini savunan Üskül açıklamalarına şöyle devam etmiştir : "Atatürk kurucumuzdur. Kurucu liderimizdir. Elbette Anayasa'da Atatürk'e vurgu yapılır. Ama Atatürkçülüğe vurgu yapılmasına, ilke ve inkılaplarına ideoloji bağlamında yer verilmesine gerek yoktur. Atatürk hepimizin ortak değeridir. Bu tartışma götürmez. Ama milliyetçilik anlayışı dediğiniz zaman, bu, ideolojiye girer.[1]" Üskül, yukarıdaki sözlerini Anayasanın sivilleşmesinin gereği olarak söylemiştir. Yani Üskül’e göre milliyetçilik Anayasadan çıkarılırsa, ki burada söz konusu olan Türk milliyetçiliğidir, sivil bir anayasa oluşacakmış. Üskül’ün açıklamaları ile şekil kazanan ve son günlerde sıkça telaffuz edilen bu “Sivil Anayasa” ne anlama gelmektedir? İlk bakışta mevcut anayasamızın bir askeri darbe sonrasında yapılmış olmasına eleştirel bir yaklaşım olarak algılanabilir. Ancak sivilleşmenin şartları olarak ortaya atılan “Atatürk milliyetçiliği ile Atatürk ilke ve inkılaplarının Anayasadan kaldırılması” şartını okuyunca ortada başka bir meselenin olduğunu görüyoruz. Türklüğün Anayasadan çıkartılması, bizlere sivilleşme olarak yutturulmaya çalışılmaktadır. Sivil Anayasa tartışmalarında, sivilleşme kavramının “mozaikleşme” anlamında kullanıldığını anlıyoruz. “Anayasanın her türlü ideolojiye eşit mesafede olması” gerektiğini söyleyen ve Türk milliyetçiliğini de bu ideolojilerden biri olarak sayanların art niyetli olduklarını düşünmekteyim. Türkiye’ye karşı en çok kullanılan psikolojik savaş araçlarından birisi de “Mozaik” kavramıdır. Türkiye’nin 36 etnik gruptan oluştuğunu, Türk Milleti’nin toplama-zoraki bir millet olduğunu vs… söyler bu kavram. Bu açıdan bakıldığında, Türk milliyetçiliğinin anayasadan çıkartılmasını isteyenler ile mozaikçiler arasında en azından fikri bir bağ olduğunu ve muhtemelen aynı kaynaktan beslendiklerini, aynı amaca hizmet ettiklerini söylemek için dahi olmak gerekmediğini düşünüyorum. Mozaik kavramı pompalanarak uygun kıvama getirilen Türkiye’de sivil(!) anayasa için getirilen çarpık şartlar, bugün düşünce özgürlüğü(!) çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bütün bunların, Türkiye’de Türk’ün izini silme operasyonunun bir parçası olduğu açıkça görülmelidir. Önümüzdeki dönemde Türkiye’yi maalesef bu zihniyetteki insanlar yönetecektir. Ne kadar acı! |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
|
| Türk Olmak ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Soykırım İddialarına Bakış ve Genel Bir Değerlendirme | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarih Bilinci | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Vesayete Kin Kusan Alçak Velayetçiler | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarımdaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Birileri Terörle Mücadele Etmiyor ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Rusya mı ? ABD mi ? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Lions ve Rotary Olabilmek Ne Demek? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Kararın Ardından... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bizde Hiç mi Suç Yok? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Mehmet Âkif İnan | |
| Diğer Yazıları |