|
Sözün Bittiği Yer: Şehitlerimiz

Tunahan Dumanlı
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bazı olaylar vardır. Anlatmaya, tarif etmeye çalışırsınız ancak başarılı olamazsınız. Halbuki içinizde fırtınalar kopmaktadır. Yüreğiniz o kadar doludur ki; yazdığınız hiçbir kelimenin bu yoğunluğu yansıtmadığını düşünürsünüz. Her şey yavan ve yapmacık gelir. İşte şehit haberleri de benim için böyledir. Elimde kalemle boş beyaz kağıda öyle bakakalırım.
Son günlerde peş peşe gelen şehit cenazeleri ile yüreklerimiz yandı. Taziyeleri kabul etmeye çalışan gözü yaşlı babaları, “Vatan sağolsun! Gerekirse öbür oğlumu da veririm” diyen şehit analarını izlerken ekran başında, bizim de boğazımız düğümlendi, gözlerimiz doldu. Bir yandan şehit aileleri ile birlikte üzülürken bir yandan da öfkelendik bu duruma sebep olanlara.
Aklımıza Başbakan Erdoğan’ın sözleri geldi. Ne demişti kendileri? “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.” Peki bu sözü kime demişti? “Artık şehit cenazesi görmek istemiyoruz” diyen bir vatandaşa. Maalesef “T.C Başbakanı” sıfatını taşıyan Sayın Erdoğan’ın bu sözleri, kendi alnında ve Akp’nin alnında birer kara leke olarak kalacaktır. Yapacakları hiçbir şey bunu temizleyemeyecektir. Hele hele şehitlerimizden “kelle” olarak bahsetmesi ve Apo denen caniye “sayın” demesi ebedi bir utanç olarak Sayın Erdoğan ile birlikte anılacaktır. (Artık kimlere sayın dendiğini de bildiğimiz için gönül rahatlığıyla Sayın Erdoğan diyebiliyorum.)
Başbakan Erdoğan bu sözlerinden dolayı hakkında açılan davadan kurtulmuş olabilir ancak; yüce Türk milletinin hakkında vereceği karardan kurtuluşu yoktur. Sayın Erdoğan en son ne zaman bir şehit cenazesine katıldınız? Yuhalanmadığınız bir cenaze töreni var mı?
Ayrıca Milliyetçi Hareket iktidarında -istediğiniz taşın altına girin, istediğiniz okyanusun ötesine kaçın- gereken cezayı muhakkak alacaksınız. Bunu da böyle biliniz.
Dedim ya şehit haberleri yüreklerimizi yakıyor diye. Ancak Türkiye’de birtakım insanların yürekleri bizimkiler gibi yanmıyor. Onlar şehitleri haberlerde duydukları gibi sadece rakam olarak kabul ediyorlar. 3 şehit, 5 şehit, 10 şehit.
Irak’ın kuzeyinde yuvalanan terör örgütüne karşı yapılması muhtemel ve elzem olan sınır ötesi operasyona dair görüşleri sorulduğunda bu insanlar ekonomiden, rakamlardan bahsederler. Her gün şehit cenazeleri gelirken, içimiz kan ağlarken bu güruh utanmadan, sıkılmadan “Böyle bir operasyonun ekonomik yansımaları olacaktır” diyebilmektedir. Bizler şehit, vatan, bayrak derken onlar borsa, döviz kuru, faiz oranları demektedir.
Ey utanmazlar! Sorarım sizlere; ne cüretle Mehmetçik’in kanına, şehit anasının gözyaşına bedel biçersiniz? Haddinizi biliniz ve altından kalkamayacağınız laflar etmeyiniz.
Son olarak şunu da söyleyeyim. Düne kadar “Gerekirse görüşürüm” minvalinde konuşan Sayın Erdoğan’ın, bugün Barzani’yi “Kabile Reisi” olarak nitelendirmesi ve son birkaç konuşmasını, geçen 4-5 senenin aksine, Türk bayraklı kalabalıklara yapması çok ucuz numaralardır. Bu yolla ancak kendisini kandırabilir.
Yorum () |
 |
|
|
|
|