|
Abdullah Özdoğan / Yeniçağ
DTP’li Ayna, PKK’nın aynası... O ne diyorsa, terör örgütü de onu diyor.
15 Ağustos’u PKK bayramı olarak ilan etti Ayna...
PKK’nın ilk silahlı eylemi bundan tam 24 sene önce 15 Ağustos’ta gerçekleşti.
15 Ağustos 1984 tarihinde, yıllar boyunca sürecek bir kan nehrinin ilk damlaları döküldü.
Şemdinli ve Eruh ilçelerindeki askeri karakollara bir avuç kendini bilmez tarafından yapılan saldırı sonucunda ilk şehitler verildi.
Eruh, Şemdinli ve Çatak’ta yapılması planlanan saldırılardan, Çatak saldırısı yapılmamıştı.
Aradan 24 sene geçti, şehitler 30 bini aştı.
30 bin şehidin üzerine de PKK’nın siyasi kanadı TBMM’ye girdi ve yasal kimlik kazandı.
Saygın olmak başka, yasal olmak başkadır.
Bugün yasal olan, ancak saygın olmayan ve halk tarafından benimsenmeyen pek çok meslek vardır.
Mesela genelev işletmeciliği de bunlardan biridir.
Vergisini verir, denetime tabidir, ama kimsenin içine sinmez.
Neyse, konumuza dönelim.
Ahmet Türk’ün ‘DTP kapatılırsa kaos çıkar’ sözlerinin üzerinden daha bir gün geçmişken, Emine Ayna’nın Türkiye’yi parçalamak isteyen bir örgütün ilk silahlı eyleminin yıldönümünü bayram ilan etmesi, bunların aslında kaos çıkarmak için can attığının resmidir.
Bu sebeple, Emine, hem PKK’nın, hem DTP’nin ‘ayna’sıdır.
Bunların niyetlerini anlamak için, sadece yüzlerine bakmanız ve ne dediklerini duymanız yeterlidir.
Şehirlerin göbeğinde esen terör rüzgârları, Güneydoğu’da acı ve kan fırtınalarına dönüşmüşken, halkın üstüne atılan bombaları tutan ellerin duvarlara yazdığı yazılar, ’halkların kardeşliği’değil, ’hainlerin kalleşliği’şekline dönüşüyor.
Bunları yazarken, okurken ve düşünürken beynim kanıyor.
Aklım bana olmadık şeyler yapmamı söylüyor.
Tıpkı size söylediği gibi.
Ayna’sı Emine’dir DTP’nin, lafa bakılmaz bu saatten sonra...
Kuzu derisi koltuklarda, Ankara’nın göbeğinde yıkım ve garabet şarkıları söyleyenlerin sözlerini, televizyonlar, gazeteler ve radyolar asla aktarmamalı, onlara propaganda fırsatı vermemelidir.
Ne olursa olsun, tüm mücadelesi yasal zeminde olan demokrasinin bunları hazmetmesi, eli silahtan düşmeyenleri normal zeminlere çekmek için mücadelesi olmamalıdır.
Yok sayılmak, bunların en büyük korkusudur.
O zaman adam yerine koyulmadıklarını anlarlar.
O zaman, kökeni ne olursa olsun, asla kimseyi kandıramazlar.
Hoş, sadece parayla ve korkuyla ellerinde tuttukları bir avuç zavallıdan başka kimseleri kalmamıştır bugün.
Arkalarına aldıklarını düşündükleri güçlerin, onları nasıl zavallı bir hale getirdiklerini, işleri bittikten sonra da safra atar gibi başlarından attıklarını görmeleri onları bu kadar hırçın ve pervasız yapmıştır.
Hırçın ve pervasız olmak, korkusuz olmak değildir.
Gerçekte korkak olduklarını gösterir.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|