|
Tükenen PKK

Sinan Yıldırım
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Terörizm son 20 yıldır ülkemizin en acı gerçeği olarak çeşitli kanlı eylemlerle kendini göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti’ ni etnik milliyetçilik ekseninde bölme ve sözde kürdistan devletini kurma amacıyla ülkemizde terörizmi uygulayan terör örgütü PKK bu acı gerçeğin adresi olarak çeşitli eylemler yapmakta ve üstlenmiş olduğu taşeronluk görevini insanlık dışı saldırılarla ifa etmektedir.
İlk olarak 1984 yılında ortaya çıkan pkk terör örgütü zamanla dış ve iç desteklerle güç kazanmış ve kanlı eylemlerini dağlardan şehirlere kadar yaymıştır. Şehirlerde gerçekleştirdiği terör eylemlerinin son örneğini Diyarbakır ilimizde gördük. Türk Silahlı Kuvvetleri’ mizin Irak’ ın kuzeyine yönelik gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlarla kaos yaşayan ve güç kaybeden pkk terör örgütü Diyarbakır eylemiyle bir çıkış noktası bulacağını umut etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ ne ve Diyarbakır ilimize ‘‘ Bizi yok edemezsiniz ’’ mesajını vermeyi amaçlayan pkk umduğu sözde başarıyı sağlayamamış ve tam tersine daha da köşeye sıkışarak yaşadığı kaos perçinlenmiştir. Güneydoğu Anadolu Bölgemizin güzide illerinden birisi olan Diyarbakır’ da gerçekleştirilen kanlı terör eylemi sonucunda maalesef 6 sivil vatandaşımız hayatını kaybederken 67 vatandaşımız ise yaralandı. Hayatını kaybeden sivil vatandaşlarımıza baktığımızda 4’ ünün üniversiteye hazırlanan gençlerimizden olduğunu görürüz. Bunun anlamı çok basittir. Pkk terör örgütü içinde bulunduğu kaostan dolayı ne yapacağını bilemez hale gelmiştir ve savunduğunu iddia ettiği bölge halkını da hedef almaktan çekinmemiştir.
1984 yılından bugüne kadar temel ideolojisini ayrılıkçı Kürt Milliyetçiliğine dayandıran ve bu ideoloji ekseninde sözde kürdistan devleti kurmak için kanlı terör eylemleri gerçekleştiren pkk nın Diyarbakır eylemi sonucunda aslında ayrılıkçı kürt milliyetçiliği ile asla ilgisinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Üniversiteye hazırlanan gencecik evlatlarımızın şehit olduğu bu hain saldırıya tepki ne mutlu ki Diyarbakır’ lı vatandaşlarımız tarafından verilmiştir ve terör örgütü pkk lanetlenmiştir.
Pkk terör örgütü güç kaybetmektedir ve tükenmektedir. Tükenen pkk ne yapacağını bilemez duruma gelmiştir ve saldırılarının hedefini sözde savunduğunu iddia ettiği bölge insanına yöneltmiştir. Görünen o ki Diyarbakır saldırısı vesilesiyle pkk terör örgütü uluslar arası şer güçleri tarafından da tasfiye edilmek istenmektedir.
Bu tespite rağmen yine de tedbiri ve terörle mücadele sürecindeki azim ve kararlılığı elden bırakmamalıyız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti başarıyla sürdürdüğü ve destanlar yazdığı terörle mücadele sürecini aynı güçlü iradeyle sürdürmeli ve Türk düşmanları tasfiye edilinceye kadar vazgeçmemelidir. Hepimiz bilmekteyiz ki tarih sahnesi Türk Milleti’ ne yönelik düşmanlıklarla doludur ve bu maalesef asla değişmeyecektir.
Diyarbakır ilimizi kendine sözde kale olarak gören terör örgütü pkk ve destekçisi dtp bu saldırıyla kendi iddialarıyla bile ters düşmüş ve terörün hedefinin herkes olabileceğini tescillemiştir.
Terör örgütü pkk kendi militanlarına bile acımayan ve öldüren bir örgüt olduğu halde dtp nin ve sözde aydınların desteği zavallılığın ve en önemlisi ihanetin tablosunu oluşturmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri’ mizin ve diğer güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla son nefesini vermek üzere olan pkk terör örgütünün bundan sonra sözde savunduğu insanlara yönelik saldırıları devam edecektir.
Dtp Mardin Milletvekili Ahmet Türk’ ün basında yer alan ‘‘ mücadelelerinin barış adına olduğu ’’ iddiası tamamen saçma ve temelsiz bir iddiadır. Yine Ahmet Türk’ ün “ Bizim hayalimiz, özgür bir gelecek yaratmaktır. Operasyonun olmadığı, Kürt halkının özgürce yaşamak istediği bir gelecek '' sözleri trajikomik bir düşüncenin ifadesi olup, akıl hastalığının ilk belirtileridir. Barış ve Özgürlük gibi ulvi ideallerin gerçekleştirilmesi terör eylemleriyle değil ortak Milli Değerler etrafında birleşerek kader birliği yapmaktan geçer. Ahmet Türk barış ve özgürlüğün gerçekleşmesini gerçekten istiyorsa önce ‘‘ pkk bir terör örgütüdür ve Diyarbakır eylemini şiddetle kınıyoruz ’’ demelidir ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızı teröre ve terör örgütü pkk ya karşı uyarmalıdır. Türk Milli Kimliği etrafında ve ‘‘ Ne Mutlu Türk’ üm Diyene ’’ sözünün çerçevesinde barış ve özgürlük için hep beraber mücadele etmek için çaba göstermesi gereken Ahmet Türk’ ün bölücü odaklara hizmet etmesi milletvekili kimliğine de ters düşmektedir.
Diyarbakır eylemi ile bölgemizde barışın ve özgürlüğün bölücü terör örgütü tarafından kullanılan sahte bir söylem olduğunu görmemek için ısrar etmek ihanetinde ötesinde ruhsal bozukluklara dalalet etmektedir.
Terörizm gerçeğini görmezden gelen dtp ile pkk destekçileri bu kanlı eylemle birlikte yeniden pkk terör örgütü hakkındaki düşüncelerini gözden geçirmelidir.
Terörün dini, dili, ırkı ve sınırı olmaz. Terör kendi şer amaçları için herkesi ve hatta kendi militanlarını bile hedef alabilir. Pkk terör örgütüne ve kanlı eylemlerine destek veren ve
‘‘ pkk terör örgütü değildir ’’ diyen ihanet tetikçileri terör ve terörizm konusunda bir vicdan muhasebesi yapmalı ve derhal pkk terör örgütü ile aralarına mesafe koyarak Milli Hassasiyetler noktasında gerekli tavrı sergilemelidir.
Bu tavır sergilense de sergilenmese de Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik ve üniter yapısıyla ve bölünmez bütünlüğüyle TEK VATAN, TEK DEVLET, TEK MİLLET, TEK BAYRAK VE TEK DİL temelinde var olmaya devam edecektir. Terörizm küresel emperyalist güçlerin en etkili şer silahı olarak namlusunu ülkemize çevirmiş olsa da bu silah geri tepecektir ve sahiplerini vuracaktır. Diyarbakır saldırısı millet olarak bizi birbirimize daha fazla kenetlemiş ve Türk – Kürt ayrımının bu coğrafyada gerçekleşmeyeceğini bir kez daha göstermiştir.
Diyarbakır saldırısına ve bütün terör eylemlerine rağmen inşallah Kahraman Ordumuz her zaman her yerde muzaffer olacak ve düşmanlarımıza ağır bedeller ödetecektir.
Diyarbakır ilimizdeki hain saldırı sonucu şehit olan evlatlarımıza Yüce Allah (c.c.)’ tan rahmet, muhterem ailelerine ve Büyük Türk Milleti’ ne sabır ve başsağlığı dilerim.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene !
Yorum () |
 |
|
|
|
|