Anasayfa
Sınır Ötesi Operasyon ve Etkileri Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Sınır Ötesi Operasyon ve Etkileri

Sinan Yıldırım
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
Ülkemizde yıllardır yaşanan ve ardında acı ve gözyaşı bırakan terör eylemleri maalesef son zamanlarda daha da yoğunlaşmış ve milletimiz çözümün bulunması için isyan noktasına gelmiştir.
 
1984’den bugüne ülkemizde her türlü kanlı terör eylemlerinin baş aktörü olan pkk, devletimizin ve milletimizin sabırlı ve soğukkanlı tavrından cesaret alarak ramazan ayında, bayramında ve bayram sonrasında da kanlı eylemlerine aralıksız devam ediyor. Ard arda gelen şehit haberleri hem şehit ailelerimizi hem de milletimizi acıya boğuyor ve artık buna dur demenin zamanının çoktan geldiğini ve hatta geçtiğini gösteriyor.
 
Sadece toplantılar, zirveler veya ülke içerisinde operasyonlar yaparak çözüm bulunamayacağı bugün iyice netleşmiştir ve etkili çözümün sınır ötesi operasyonla sağlanacağı görülmüştür.
 
Terörle Mücadelede kesin ve kalıcı çözümü sağlamak zordur ve hatta imkansızdır. Türk Milleti’ nin iç ve dış düşmanları ne yazık ki tarih boyunca varlığını sürdürmeye devam edecektir. Bu tarihi bir hakikattir. Büyük ve köklü milletlerin düşmanı her zaman olacaktır. Özellikle Türk Milleti’nin tarihi ve büyük devletler kurma yeteneği göz önüne alındığında düşmanlarımızın olması gayet doğaldır. Bizler zalimin zulmüne ve baskısına boyun eğmeyen, adaleti, sevgiyi, hoşgörüyü ve manevi değerleri savunan bir millet olduğumuz sürece emperyalist ve sömürgeci şer güçlerinin hedefi olmaya devam edeceğiz.
 
Büyük Türk Milleti’ni yok etme ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkma amacını taşıyan düşmanlarımız kıyamet gününe kadar tıpkı hak ile batılın mücadelesi misali bizimle mücadele etmeye devam edecektir.
 
Bu mücadelenin günümüzdeki düşman unsuru ise görüntü itibariyle pkk terör örgütüdür. Pkk terörü sadece örgüt militanlarının eylemlerinden ibaret değildir. Terör örgütünün arkasında Türk düşmanı olan her türlü küresel emperyalist güç vardır. Üç beş çapulcu ile başlayan pkk terörü bugün nicelik olarak üç beş bini bulmuştur ve daha da önemlisi lojistik desteği artmıştır. Irak’ın ABD tarafından işgaliyle birlikte pkk terör örgütünün silah, cephane ve para gücü artmış ve eylemlerinde teknolojiden de faydalanmaya başlamıştır. Irak’ın kuzeyi pkk için bir üs bölgesi haline gelmiş ve her türlü kanlı eylemin planlaması buradan yapılmaya başlanmıştır. Örgüt militanlarının eğitimi Irak’ın kuzeyinde bulunan şer kamplarında yapılmakta ve ABD ile Talabani-Barzani grupları tarafından örgüte askeri ve ekonomik destek sağlanmaktadır. Irak’ın kuzeyinden hareket eden ve vur-kaç taktiği ile Kahraman Mehmetçiklerimize yönelik kanlı terör eylemlerini sürdüren terör örgütü pkk, eylemlerin ardından tekrar Irak’ ın kuzeyine dönmektedir. Bu aleni bir gerçek olarak herkes tarafından bilinmektedir. Kısacası pkk terörünün kaynağı Irak’ ın kuzeyidir.
 
Terörün kaynağını kurutmak veya hiç olmazsa kaynağın ana damarlarını kesmek mecburiyetindeyiz. Bunun için zaman kaybetmeksizin Irak’ ın kuzeyine kapsamlı ve uzun vadeli bir operasyon yapılması gerektiği yaşanılan terör eylemleriyle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Diplomatik sürecin çok önceden sona erdiği ve hatta sözün de çok önceden bittiği yerdeyiz. Zaman kaybı yaşandıkça can kaybı da yaşanmakta ve Kahraman Mehmetçiklerimiz ard arda şehit olmaktadır. Suyun uyuduğu düşmanın ise asla uyumadığı zor dönemleri yaşamaktayız. Bu zor dönemlerde çözüm ise sınır ötesi askeri bir operasyona bağlıdır. ABD ve Talabani-Barzani ikilisinin oyalama taktiklerinin bedelini Türk Milleti kahraman evlatlarının canlarıyla ödemektedir. Dünyanın bir ucundan gelip terörü bahane ederek Irak’ ı işgal eden emperyalist ABD bize akıl verme ve yol gösterme hakkına ve haddine asla sahip değildir. Zulmün ana adreslerinden birisi olan İsrail bir askeri kaçırıldı diye Lübnan’ a ağır bir saldırı düzenlemiş ve uluslar arası tepkiyi hiçe saymıştır. Bizim dışımızdaki her ülke terörle mücadelede sınır ve engel tanımazken bizlerin de asla sınır ve engel tanımaması gerekmektedir. ABD ve İsrail’ e karşı yaptırımda bulunamayan uluslar arası güçler ve kuruluşlar bize karşı asla yaptırımda bulunamaz. Hiç kimse ve hiçbir güç Türk Milleti’ nin ve Türk Devleti’ nin güvenliğine ve çıkarlarına karşı ipotek koyamaz ve bizim için sınırlar çizemez.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin Irak’ ın kuzeyine yönelik büyük ve etkili bir operasyona hazır olduğunu defalarca Sayın Genelkurmay Başkanımız belirtmiştir ve siyasi erkin talimatını beklediklerini özellikle vurgulamıştır. Buna rağmen sınır ötesi operasyon için teskere çıkarılması gecikmiş ve bedeli onlarca şehit askerimizin canları olmuştur. Bugün ise sınır ötesi operasyon için teskere çıkmış ve Türk Milleti hiçbir siyasi düşünce ayrımı gözetmeksizin tek yürek olmuş bir halde sınır ötesi operasyonun başlamasını beklemektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin iradesi ve kararlılığı tüm dünyaya güçlü bir şekilde gösterilmelidir.
 
 
 
Sınır ötesi operasyon konusunda gösterilecek en küçük zafiyetin bedeli çok ağır olur. Türkiye’ nin siyasi ve askeri itibarı ağır bir darbe alır ve düşmanlarımızın cesareti daha da artar. Korkak, aciz ve güçsüz bir devlet durumuna düşeriz ki bu hem tarihimize hem de şehitlerimize ihanet olur. Türk Milleti tarihi boyunca her türlü iç ve dış şer kuşatmasının zincirlerini kırmasını bilmiş ve bağımsız millet olarak yaşama iradesini göstermiştir. Yıkılan bütün devletlerinin ardından yeni bir devlet kurmayı başaran ve esareti asla kabul etmeyen Büyük Türk Milleti’ nin bugün terör örgütüne ve destekçisi olan ihanet odaklarına karşı etkisiz ve çaresiz duruma düşmeyeceğini umuyoruz ve biliyoruz. Sabrımız ve soğukkanlılığımız sadece aklımızdan ve ileri görüşlülüğümüzden gelmektedir. Sabrın bittiği noktada ise Türk Milleti’ nin düşmanlarının yok olmaya başladığı zamanları yaşar bütün dünya.
 
Sınır ötesi operasyonun aklın ve stratejik hakikatlerin ışığında gerçekleşeceği kesindir. Sorun sadece bunun en kısa zamanda gerçekleşmesidir. Zaman kaybına ve daha da önemlisi can kaybına tahammülümüz kalmamıştır. Hergün gencecik vatan evlatlarının şehit olduğu ve Türk Milleti’nin yüreğine ateş düştüğü zamanları yaşıyoruz ve bu artık durmalı.
 
Biz bekledikçe düşmanın cesareti artmaktadır.
 
Biz bekledikçe ihanet odaklarının iştahı kabarmaktadır.
 
Biz bekledikçe milletimizin ve asker annelerinin yüreği yanmaktadır.
 
Biz bekledikçe çakal sürüsü dağlardan ovalara inmeye niyetlenmektedir.
 
Biz bekledikçe Türk Milleti’ nin onuruyla ve şerefiyle oynanmaktadır.
 
Ve biz bekledikçe Mehmetçiklerimiz toprağın kara bağrına düşmektedir.
 
Bizler için bekleme zamanı bitmiştir. Şimdi harekete geçme ve dağı taşı pkk terör örgütüne mezar etme zamanıdır.
 
ABD ve Talabani-Barzani ikilisine ‘‘ Biz Büyük Türk Milleti’ yiz ve asla bizi yok edemeyeceksiniz ’’ demenin zamanı çoktan gelmiştir ve ne yazık ki geçiyor da. 
 
Irak’ ın kuzeyine yönelik başlatılacak olan operasyonun başarısı tamamen zamanın etkin ve verimli kullanılmasına bağlıdır. Kahraman Türk Ordusu daha önce de defalarca sınır ötesi operasyonlar düzenlemiş ve büyük tecrübeler kazanmıştır. Bu gün itibariyle başlayacak olan sınır ötesi operasyonun kısa ve uzun vadede kalıcı etkileri görülecektir ve bu etkiler Türk Milleti’ nin devamını ve bekasını sağlayacaktır.
 
Emperyalist batılı güçler tarafından Irak’ ın ve zamanla bütün Ortadoğu coğrafyasının yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bu tarihi süreçte Türkiye Cumhuriyeti’ nin bölünmemesi ve ayakta kalabilmesi için şimdiden uzun vadeli Milli Güvenlik Stratejileri belirlenmeli ve gerekli tedbirler mutlaka alınmalıdır. Irak’ ın kuzeyine yapılacak olan sınır ötesi operasyonun bu yönden de bir anlamı ve etkisi olacaktır.
 
Musul ve Kerkük’ le ilgili Türk tezlerinin daha etkin ve güçlü bir şekilde Irak’ lı kürt gruplar ile ABD tarafından anlaşılması da sınır ötesi operasyonun kapsamıyla yakından ilgilidir. Sadece pkk terör örgütüne yönelik olarak yapılacak olan bir operasyon kısa vadeli ve geçici bir çözüm sağlayacaktır. Irak’ ın kuzeyinde şimdilik özerk bir yapıya sahip olan Talabani-Barzani ikilisinin önderliğindeki kürt gruplar zamanla sözde Kürdistan devletini kurmaya çalışacaklardır ve bunu kendileri de ifade etmektedirler. Sözde Kürdistan devletinin kurulmasını engelleyecek olan en büyük güç yine Türkiye’ dir. Sınır ötesi operasyon vesilesiyle bu soruna da müdahale edilmeli ve Irak’ ın kuzeyindeki otorite boşluğu Türk Silahlı Kuvvetleri’ nin desteğiyle Türkmenler tarafından doldurulmalıdır. Türkmen kardeşlerimize bu zamana kadar yapılan baskı ve zulüm bu operasyonla sona erdirilmeli ve Türkmen gerçeğinin kabulü sağlanmalıdır. Sınır ötesi operasyonla Türkmen kardeşlerimizin Irak’ taki etkinliği artırılırsa sözde kürdistan devletinin kurulması ve terör örgütü pkk unsurlarının Irak’ ın kuzeyini rahatça kullanmaları engellenir, istihbarat gücümüz artar ve Irak’ ın geleceğinin şekillendirilmesinde Türk Milli Çıkarları korunmuş olur.
 
Sınır ötesi operasyon aynı zamanda Türk Milleti’ nin kendisine yönelik her türlü tehdidi bertaraf edecek güce sahip, Milli Birlik ve Beraberliğini korumaya kararlı ve kendi coğrafyasında egemen ve etkili bir güç olduğunun anlaşılmasını sağlayacaktır. Pkk terör örgütünü taşeron olarak kullanan ABD ve AB bizimle ilgili planlarını yeniden gözden geçirecek ve düşmanca tutumunun sonuç getirmeyeceğini anlayacaktır. 
 
Büyük Türk Milleti’ nin tek yürek ve tek vücut olduğu bu zor dönemi devletimiz çok iyi değerlendirmeli ve Milli Konulardaki hassasiyetini tüm dünyaya göstermelidir. Türk Devlet Geleneğinin köklü ve güçlü temellerinin olduğunu ve kendi milli iradesiyle çözüm üretebildiğini herkes görmelidir. İnşallah gerçekleşecek olan sınır ötesi operasyonla birlikte pkk terörü büyük bir darbe alacak ve düşmanlarımızın sesi sonsuza kadar kesilecektir.
 
Buradan tekrar Aziz Şehitlerimize Yüce Allah (c.c.)’ tan rahmet, muhterem ailelerine, kahraman ordumuza ve Büyük Türk Milleti’ ne sabır ve başsağlığı diliyorum.
 
Kahraman Şehitlerimiz ! Vatan size minnettardır ve sizlerin kahramanlıklarını asla unutmayacaktır.
 
 
Yüce Allah ( c.c.) Büyük Türk Milleti’ ni ve Kahraman Mehmetçiklerimizi korusun ve muzaffer eylesin.
 
Ne Mutlu Türk’üm Diyene !
 
 
 
 
  
 
 
 
  
 
 

Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:

Yorum (0)add
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki
 

Prof.Dr. İbrahim Arslanoğlu

 
Neden Milli Egemenlik ?
 
Diğer Yazıları