• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

29
Ağustos
2008
Köpekstar Yarışması ve Kültürel Yozlaşma Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Köpekstar Yarışması ve Kültürel Yozlaşma

Sinan Yıldırım

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Ülkemiz son zamanlarda televizyon ekranlarındaki yarışma programlarıyla adeta bir rekabet arenasına dönmüş durumda. Hemen hemen bütün televizyon kanallarında çeşitli alanlarda çeşitli yarışmalar var. Bu yarışmalar insan merkezli olup gençlerimize şarkılar söyleten ve onların kısa yoldan zengin olmalarını sağlayan bir konsepte sahip. Bir tarafta sesine ve fiziğine güvenen şarkıcı adayları, diğer tarafta ise bu şarkıcı adaylarını eleştiren ve değerlendiren jüri üyeleri var.

İnsanların herhangi bir alanda ön plana çıkmak istemeleri, şöhret sahibi olmak istemeleri ve sanatçı olmak istemeleri gayet doğal bir istek. Bu insanların nefsinin gereğidir ve dünyanın kurallarından biridir.

1990’ lı yıllardan sonra ülkemizde özel televizyonculuğun başlamasıyla birlikte kültürel yozlaşma da başlamış ve Türk Milleti ahlaki açıdan dejenere edilmek istenmiştir. Dahili ve harici bedbahların silahla ve fiili işgalle gerçekleştiremedikleri şer planları emperyalist sermaye gruplarının tekelinde bulunan medya kuruluşlarınca gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Medya kuruluşları kültür emperyalizminin en etkili silahı olarak batı güdümlü bir şekilde Türk Milleti’ ne karşı amansız bir çökertme ve çürütme harekatına girişerek her türlü ahlaksızlığı kullanmaya devam etmektedir.

Magazin adı altında bütün Milli ve Manevi Değerlerimizin tahrip edilerek Türk Aile Yapısının temellerinin sarsılmak istendiği günümüzde televizyon kanalları kendilerine köle olarak seçtikleri şöhret sahibi zavallıları kullanmaktadır. Jüri üyeliği adı altında kendilerine sözde itibar kazandırılan şahısların ekranlarda şöhret olmak isteyen gençlerimize hakarete varan ifadeler kullanması ise kültürel yozlaşmanın bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Yarışmaya katılan ve büyük çoğunluğu ekonomik sorunlarla karşı karşıya olan gençlerimize karşı jüri tarafından adeta linç politikası uygulanmakta ve gururlarıyla oynanmaktadır. Yarışmacı gençler sanatçılık gibi çok ulvi bir payeyi kazanmak için bütün hünerlerini sergilerken ve daha iyi olmak için emek harcarken jürinin kendisini Zeus yerine koyarak ahkam kesmesi gayrı ahlaki durumun göstergesidir.

Türk Kültürü tarihi nosyonlarıyla sanata ve sanatçıya değer veren bir alt yapıya sahiptir.

Bu konuda Büyük Atatürk’ ün şu sözü hepimizi aydınlatacaktır ;

‘‘ Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle bağlayarak geliştirmek milli idelimizdir. ”

Milli Kültürümüzün yaşatılmasını ve kuşaktan kuşağa özünü koruyarak aktarılmasını sağlamak sanatçılarımızın asli görevidir. Orta Aysa’ dan Anadolu Coğrafyasına kadar geçen göç ve yerleşme sürecinde Türk Milleti sayısız sanat eserleri meydana getirmiş ve bu eserler günümüze kadar ulaşabilmiştir. Günümüze kadar ulaşan musıki ya da müzik sanatı da kültürümüzün en önemli dallarından birisidir.

Türk Musıki Sanatı olağan üstü zengin olup bu sanat dalında pek çok değerli sanatçımız yetişmiştir. Musiki ya da müzik sanatımızı icra edecek gerçek sanatçılarımızı yetiştirmek devletimizin ve toplumumuzun temel görevleri arasındadır. Görevin yerine getirilmesi için önce eğitime önem verilmeli ve böylece alt yapısı sağlam sanatçılar yetiştirilmelidir.

Televizyon ekranlarında hiçbir alt yapısı ve kültürel amacı olmayan bilmem ne star yarışmalarıyla Türk Musiki Sanatına hizmet edilemez ve gerçek anlamda da sanatçı yetiştirilemez. Bu tür programlar reyting kaygısıyla yapılmakta ve kültür emperyalizminin bir silahı olarak milletimize karşı kullanılmaktadır. Maalesef medya mili değildir ve gayri milli sermayenin elindeki bir şer aracıdır. Buna karşı devletimiz ve özellikle de Radyo Televizyon Üst Kurulu dikkatli ve titiz bir tavır sergilemelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ilgili maddesinde sanatın ve sanatçının korunmasıyla ilgili olarak şöyle denilmektedir ;

‘‘ Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır. ’’

( MADDE 64 )

Bu maddenin ışığında ilgili devlet kurumları görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir.

Televizyon ekranlarında yayınlanan pek çok star yarışmasının yanında bir de Can Dostum adında köpekstar yarışması ortaya çıktı. Bu yarışmada köpeklerin yanlarında bir de ünlü kişiler bulunmakta ve köpekler belli bir eğitimden sonra yarışmaya tabi tutularak jüri tarafından değerlendirilmektedir. Köpeklere yarışma sonunda da belli bir ödül verilecek ve Türkiye’ miz eksikliğini hissettiği bir köpekstar tanıyacaktır.

Ben bu yarışmadaki hayvan sevgisini eleştirmeyeceğim. Hayvan sevgisi elbette çok güzel bir sevgidir ve her insan Yüce Allah’ ın yarattığı bütün varlıklara karşı sevgi beslemelidir. Bu yarışmada üzücü olan taraf orada yarışmacı olarak bulunan köpeklerin insandan daha fazla değer görmesi ve verilecek olan ödülün ülkemizde yaşanan yoksulluk gerçeğine ters düşmesidir. İnsanlarımız sefalet, yoksulluk ve açlıkla yaşamaya mahkum edilirken ve sanal ekonomik kalkınma gerçeği görmezden gelinerek pembe tablolar çizilirken köpekstar yarışmasında köpeklerin insan muamelesi görmesi son derece düşündürücü ve üzücü bir durumdur. Bu yarışmayla ülkemizin batı merkezli her türlü kültürel emperyalizmin ve ahlaksızlığın saldırısına maruz kaldığı çok net bir şekilde görülmektedir.

Batı için İslam Dünyası ve özellikle de Türk Milleti ezelden ebede kadar büyük bir tehdit ve düşmandır.

Batı, düşman olarak gördükleri bizi tarihten tasfiye etmek için her türlü yola başvurmaktan ve her türlü aracı kullanmaktan asla çekinmemektedir. Silahın yerini sermeyi almıştır. Sermaye görsel ve yazılı medya kuruluşlarının büyük çoğunluğunu ele geçirerek üstlenmiş olduğu ihanet tetikçiliğini ifa etmeye devam edecektir.

Tarih göstermiştir ki Türk Milleti kendi Milli ve Manevi Değerlerine sahip çıkmaya ve yaşatmaya mecburdur. Bundan başka alternatifimiz yoktur. Böyle bir hakikati görmezden gelmek veya yok saymak kendi sonumuzu hazırlamaktır.

 

Yorum (1)add feed
metin kaya: ...
Ellerine yüreğine sağlık. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
1

Ağustos 15, 2008
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Prof.Dr. İbrahİm Arslanoğlu

 
Tarih Bilinci
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Resul Kürşat Şahsİ

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

Meryem Aybİke Sİnan

 
Mehmet Âkif İnan
 
Diğer Yazıları

TV'de Bugün

HABERDOKUZ Köpekstar Yarışması ve Kültürel Yozlaşma - HABERDOKUZ - HABERDOKUZ
TV'de Bugün

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI