Anasayfa arrow Yazarlar arrow Sinan Yıldırım arrow Beni de Dinliyorlar Ama Bir de Anlasalar !
Beni de Dinliyorlar Ama Bir de Anlasalar ! Yazdır E-posta
Cumartesi, 31 Mayıs 2008

Beni de Dinliyorlar Ama Bir de Anlasalar !

 

 

Sinan Yıldırım

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

Son yıllarda teknolojinin de hızla gelişmesiyle birlikte telefon dinleme olayları yaygınlaştı ve adeta ayağa düştü. Telefon dinleme konusunu sokakta kime sorsanız hemen ‘‘ Beni de dinliyorlar ’’ diye bir cevap alırsınız. Düşünün ki 5000 yıllık köklü bir devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin güvenliği ve istihbarat gücü gizli ve köklü olmaktan çıkmış ve maalesef alenileşerek sıradan bir konu haline gelmiştir.

 

Dinleme olaylarının bu kadar alenileştiği ve sıradanlaştığı bir ülkede acaba Milli Güvenlik’ ten ve Devlet Geleneğinden söz edilebilir mi ?

 

Bu sorunun cevabı ne acıdır ki HAYIR.

 

Her zaman övündüğümüz ve kahraman şehitlerimizin mübarek kanlarıyla kurduğumuz devletimiz bu ve benzeri olaylardan o kadar ağır yaralar almıştır ki devlet ile millet arasında bir güven bunalımı yaşanmaya başlamıştır.

 

Bir devletin kendi Milli Güvenliğini sağlamak amacıyla İç ve Dış Tehdit unsurlarını yasal prosedüre uygun olarak dinlemesi gayet doğal bir olaydır.

 

Buna aklı başında hiçbir vatandaşın itirazı olmaz. Sonuçta aslolan Devletimizin ve Milletimizin bekasıdır.

 

Bu temelden hareketle Türkiye Cumhuriyeti’ nin İç ve Dış Güvenliğinden sorumlu olan devlet kurumlarımızın zaman zaman irticai ve bölücü faaliyetler başta olmak üzere pek çok suç unsuruna yönelik dinleme yaptığını hepimiz biliyoruz.

 

Bilinen bu gerçeği son yıllarda ucuz polisiye ve mafya filmlerindeki gibi ayağa düşürmek yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’ ne zarar verir.

 

Ülkemizde yaşanan ucuz ve aleni dinleme olaylarının arkasında AKP iktidarıyla birlikte Emniyet ve İstihbarat Kurumları içerisinde yoğun bir şekilde kadrolaştıkları iddia edilen Fethullah Gülen Cemaati mensuplarının olduğu dile getirilmektedir.

 

Fethullahçı Yapılanma adıyla kamuoyuna yansıyan haberlere ve bilgilere baktığımızda söz konusu cemaatin kendi aleyhindeki bütün kişi ve kurumları yasal izin olmaksızın dinlediği ve bu dinlemeleri birer tehdit ve şantaj aracı olarak kullandığı iddia edilmektedir. Bu iddialarla ilgili bütün sorumluluk yalnızca ve yalnızca AKP iktidarına ve ilgili bakanlara aittir.

 

Unutulmamalıdır ki Anayasamızın ve yasalarımızın uygulanmasından birinci derecede Yasama erki sorumludur. Çünkü yasaları çıkartan ve değiştiren Türkiye Büyük Millet Meclisi ve bugünkü meclisimizin büyük çoğunluğunu elinde bulunduran AKP’ dir.

 

Hemen hemen bütün devlet kurumlarının ve yöneticilerinin, siyasi partilerin ve yöneticilerinin, sosyal ve ekonomik kurumların ve yöneticilerinin art arda dinlendiği iddiaları karşısında AKP Hükümeti anayasal ve yasal sorumluluklarını ifa etmemekte ve tam tersine daha da saldırganlaşmaktadır.

 

Sürekli bir şekilde Avrupa Birliği’ nden, demokrasiden, özgürlüklerden ve hukukun üstünlüğünden bahseden AKP’ nin polis devleti uygulamaları kendi kendisiyle çeliştiğinin bir başka kanıtı olarak ortaya çıkmıştır. Kurulduğu günden bugüne söylemleriyle ve uygulamalarıyla hep bir tezat içerisinde olan AKP kendi kendini tüketiyor ve milletimizin teveccühünü suistimal ederek güven kaybediyor.

 

Burada asıl tehlike gelip geçici olan AKP’ nin yalnızca kendisine duyulan güveni değil ebedi olan devletimize duyulan güveni de sarsmasıdır.

 

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Üyeleriyle başlayan dinleme iddiaları MHP ve CHP’ den yükselen ‘‘ Bizi de dinliyorlar ’’ iddialarıyla ayyuka çıkmıştır.

 

Buradan sormak lazım ilgili kişi ve kurumlara.

 

Ülkemizde İç ve Dış Tehdit Unsurlarıyla Mücadelede % 100 başarılı olundu ve bütün tehditler bertaraf edildi de dinleme sırası şimdi Kamu Kurumlarıyla Sivil Kurumlara mı geldi ?

 

Fethullahçı Yapılanma ile ilgili iddialar mutlaka araştırılmalı ve gereken yasal işlemler bir an önce yapılmalıdır.

 

Devlet hiçbir siyasi düşüncenin ve cemaatin baskı ve tehdit aracı olarak kullanılamaz.

 

Devlet bütün vatandaşlarına düşünce ayrımı yapmaksızın eşit bir şekilde hizmet etmekle yükümlüdür.

 

Devlet bütün faaliyetlerini Anayasaya ve yasalara uygun olarak yürütmekle ve icra etmekle yükümlüdür.

 

Devlet suç ve suçlularla mücadelesini ancak yasal prosedüre uygun olarak yürütür.

 

Devletle ilgili daha pek çok söz söyleyebiliriz ama hakikat o ki devletimiz son yıllarda AKP’ nin izlemiş olduğu siyaset sebebiyle bir baskı, tehdit ve şantaj aracı haline gelmiştir. En azından iddiaların ortaya çıkardığı üzücü tablo budur.

 

Bu tablo daha da derinleşirse devlet ile millet arasında bir çatışma ve ayrışma ortaya çıkacak ve vatandaşlarımızın devletimize olan sevgisi ve güveni azalacaktır.

 

Konuya bir başka açıdan bakarsak dinleme yapan kişi ve kurumlar yalnızca dinlemekle kalmasınlar lütfen. Aynı zamanda anlasınlar ve gidişatın iyi olmadığını görsünler.

 

Dinleyenler, İrticai ve Bölücü Tehditler ve diğer suç unsurları dışında dinledikleri bütün kişi ve kurumların ülkemizle ilgili düşüncelerini ve kaygılarını dikkate alsınlar.

 

Türkiye’ mizin yaşamakta olduğu siyasi, sosyal ve ekonomik sorunları dile getiren Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Üyeleriyle birlikte başta MHP olmak üzere diğer siyasi partilerin telefon konuşmalarında ve toplantılarında dile getirdikleri duygu ve düşüncelerini dinleyenler bir de dinlediklerini anlasalar ve uygulasalar her şey çok daha güzel olur.

 

Madem ki ülkemizde yüz yüze bire bir iletişimde sorunlar yaşanıyor ve bir araya gelmesi gerekenler bir araya gelmiyor hiç olmazsa dinleyenler ve dinlenenler bu yöntemle daha iyi anlaşırlar ve uzlaşırlar diye umuyoruz.

 

Tabi bu sözlerim konunun trajikomik bir tarafını ifade ediyor ama gerçeklere bakarsak dinleme olayları vahim bir şekilde sonuçlanmadan mutlaka gereken tedbirler alınmalıdır.

 

Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti iktidar ve cemaat mensuplarının sorumsuz davranışları sebebiyle Hukuksuzluk Devleti haline gelmemelidir.

 

Böylesine hukuk dışı olaylar bir başka ülkede yaşansaydı ne AKP kalırdı iktidarda ne de keyfi dinleme yapanlar kalırdı devlet kurumlarında…

 


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

Yorum (1)add
Nevzat Dağlı: Dinleyenlere öğütler
Dinlemek iyidir, öğrenirsiniz,
Volileri vuranları dinleyin.
İyi hocalardan gelir dersiniz,
Söze yalan sürenleri dinleyin.

Kulak telãfisi olur körlüğün,
Dinledikçe amirine git öğün.
Demokrat maskeli diktatörlüğün,
Hayalini kuranları dinleyin.

Çalıp çırpıyor bak devrin hanları,
Belloluyor bitindeki kanları.
Allahla aldatıp Müslümanları,
Makaraya saranları dinleyin.

Kimler izlerini saklayıp karda,
Ne dümenler çeviriyor yukarda.
Uluslararası platformlarda,
Kirli donlar serenleri dinleyin.

Sırlar dilleniyor kulağı açın,
Konuşan patronsa hazrola geçin.
Devletten ihale koparmak için,
Tarikata girenleri dinleyin.

Nevzat’ı dinleyin gerçektir sözü,
Dili susturulsa konuşur gözü.
Haktan, halktan yana ses verir sazı,
Tellerini gerenleri dinleyin.

Halk Ozanı Karamanlı Nevzat
1

Haziran 02, 2008
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >