Anasayfa arrow Yazarlar arrow Murat Çavga arrow Yevgeni Primakov
Yevgeni Primakov Yazdır E-posta
Perşembe, 22 Mayıs 2008

Yevgeni Primakov

 

 

Murat ÇAVGA

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 

                        Geçtiğimiz günlerde TUSKON’ un (Türkiye Uluslar arası Sanayici ve İş adamları Konfedarsayonu)   Grand Cevahir Toplantı Salonunda da düzenlemiş olduğu konferansa katıldım. TUSKON özellikle son yıllarda bağlı kuruluşlarıyla beraber Türkiye’nin dışa açılımında önemli bir köprü vazifesi yürütmekte. Afrika’da ve Dünyanın çeşitli bölgelerinde Türk İşadamlarının yeni iş sahaları bulması ve Güçlü dış ticaret ilişkileri gerçekleşmesi için bu adımlardan bir tanesi de eski Rus Başbakanlardan şimdinin ise Rusya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yevgeni Primakov ’un daveti idi.

 

                      Yevgeni Primakov, konuşmasında Rusya’daki ekonomik gelişmelerden ve çökmek üzere olan Rus ekonomisini nasıl yeninden şaha kaldırdıklarından bahisle artık dünyanın tek kutuplu bir dünya olmadığını ortaya koydu. Soğuk savaş döneminin iki süper gücü olan ABD ile mücadelelerinde teknoloji bakımından geri kalmışlıklarının ve dışa kapalı ekonomik politikaların onları süper bir güçken nasılda çıkmaza sürüklediğinden bahsederken bizim Ulusalcıların meydanlardaki naraları aklıma geldi.

 

                  Rusya, aydınlanma dönemini 200 yıl önce başlatmış ve kurduğu modern köle düzeni ile ucuz işçi ve ucuz sermaye ile bir noktaya gelebilmiş iken, bizim gibi daha bir yüzyılını tamamlamamış Cumhuriyetlerin, Ulusalcıların naralarındaki gibi devletçilik mantığından vazgeçememiş ve dünyanın gittiği noktayı göremeyen ekonomik ve ulusal açılımlarının Türkiye’yi sürükleyeceği felaket senaryosunu aklımdan geçirdim.

 

              Evet artık Dünya değişiyor. Yevgeni Primakov ’da bu gelişmenin önünün alınmayacağından, Çin, Hindistan, İran ekonomilerinin yıllık %8’lere varan büyümeler sağlayarak yeni dünya değerleri haline geldiğini söylerken bir noktayı da atlamadı.  Ancak ucuz iş gücüne dayalı ekonomik değer artışlarının önemsenmesi ile beraber asıl teknoloji ve akıl gelişiminin halen ABD üstünlüğünde olduğunu kabullenerek ABD’sizde bir dünya düşünemediklerini söyledi.

 

        Kısaca Dünya’nın gelişiminde ARGE (Araştırma Geliştirme) çalışmalarına milyonlarca dolar kaynak aktaran ABD’nin bu teknolojik üstünlüğünün halen dünya dengelerinde söz sahibi olmasını sağladığını ikrar etti. Tahmin edersiniz ki yine bizim Ulusalcı söylemler ve ülkemizdeki Amerikan düşmanlığı aklıma geldi. Her halde ABD’de gücü elinde bulunduranların insanlık adına pekte iç açıcı şeyler yapmadığı malum. Ancak ütopya ile gerçekler arasındaki farkı Rusya dahi anlamış iken 420 milyar dış borcu olan, hiçbir konuda başarısına, tarihi misyonuna sahip çıkamamış bizlerin ABD’yi toptan inkar eden Castro tarzı düşünceleri ne kadar inandırıcı ve gerçekçi olabilir ki. Süreçte bu ayrımı siyaset adamlarının iyi yapması gerektiğine inandım. Doğrular ile gerçeklerin kıskacının arasını ne kadar kapatabilirsek çevremizde o kadar mutlu insanlar  görürüz.

 

      İşte bu gerçekleri anlayan İş adamlarının Dünyanın her yerine gidilmemiş en ücra köşelerine gitmeleri oralara yerleşmeleri ve oralarda ticaret yaparak Türk kültürünü ve ananelerinin orada örnek temsilcileri olmaları bundan dolayı önemini gün geçtikçe arttırmaktadır.

 


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

 
< Önceki   Sonraki >