• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

20
Ağustos
2008
Anasayfa
Yahudiler ve Ulusalcılar Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Yahudiler ve Ulusalcılar

 

Murat Çavga
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
Yahudi cemaatinin hiçbir zaman Türkler ile bir sorunu olmamıştır. Sorun olarak addedilen Yahudi düşmanlığı toplumumuza Haçlı zihniyetinden havale edilmiş bir olgudur. Avrupa da gettolara yerleştirilip yaşam alanları daraltılan ve sınırlandırılan Yahudi toplumu gerçek özgürlüğü ve gelişmesi Müslüman toplumun içinde barınarak sağlamışlardır. Tarihi belgelerde buna tanıklık etmektedirler.
 
Sultan I. Mehmet zamanından itibaren, Osmanlı'da iyi bir konuma sahip olan hatta sarayın daimi doktorluğuna kadar yükselerek alınan kararlarda etkili olan Yahudilerin bu durumu, Avrupa'daki soydaşlarının gözünden kaçmamıştır. 1430'da Osmanlı'ya yerleşen Haham İzak Sarfati, Osmanlı ve Orta Avrupa'nın değişik yerlerinde yaşayan Aşkenaz cemaatlerinin lideriydi. Sarfati, Avrupa'daki soydaşlarına Osmanlı'ya göç etmelerini önerirken Kudüs ve İsrail'e giden yolun Osmanlı'dan geçtiğini vurguluyordu:

Buraya, Togarma (Osmanlı) Ülkesi'ne geldim. Burada hiçbir şey eksik değildir. Togarma, Hasyat Ülkesi'ne (İsrail) giden yoldadır. Kudüs'e kadar bütün yol, denizin üzerinde altı millik bir geçiş dışında, karayoludur. (Togarma, Rozanes, cilt 1, s. 20)

Nitekim Kudüs, Osmanlı'ya ait oldu ve yeni fetihlerle gün geçtikçe büyüyen Osmanlı İmparatorluğu, 1517'de Yavuz Sultan Selim zamanında İsrail'i de topraklarına kattı. Bu zaten önceden beklenen bir gelişmeydi.

31 Mart 1492, İspanya Yahudileri için Osmanlı topraklarına büyük göçün başlangıç tarihi oldu. Bu tarihte yayınlanan sürgün fermanı ile 200 binden fazla Seferad Yahudisinin yaklaşık yarısı, Sultan II. Beyazıt (1481-1512) zamanında Osmanlı topraklarına yerleştiler. Kudüs de dahil olmak üzere, özellikle büyük şehirleri tercih eden Yahudiler, buralarda ticarette ve yönetimde söz sahibi oldular.

Yeni gelenler başta İstanbul, Selanik, Edirne olmak üzere Osmanlı topraklarının sınırları dahilinde Korfu, Manastır, Kudüs ve Sefat'a varana dek yayıldılar. İstanbul 30.000 nüfus ve 44 sinagoguyla Avrupa'nın en büyük Yahudi yerleşimini oluşturdu.(Şalom,6Haziran1990)

Göçmenler hemen hemen geldikleri andan itibaren yükselmeye başladılar. Aralarında İspanya'da iken yüksek görevlerde bulunmuş olanlar derhal saraya alındılar, bu kişiler Osmanlı maliye ve dış işlerinde söz sahibi oldular. Hatta denilebilir ki, 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun yönü, bu danışmanların fikrine göre de tespit edildi. (Türkiye Yahudileri, Moshe Sevilla-Şaron, s. 42)
 
Türk toplumuna Yahudi karşıtlığı enjekte eden güçler İngilizlerin ve Avrupalıların Yahudi düşmanlığından kaynaklanmıştır. Siyonizm denilen belayıda icat eden Avrupa da ezilmiş ve hiçe sayılmış ve bunun neticesinda Avrupa kökenli filizlenen yıkıcı bir akımdır.
 
Bu nedenle Ortadoğuda baş gösteren Arap-Yahudi anlaşmazlığı bu coğrafyanın değil ,Hristiyanların kendilerine yeni pazarlık payları yaratmak için bu iki kutsal dini birbirlerinle çarpıştırmak isteyen pagan öğretilerini hristiyanlık adı altına benimseyen sapkınlarınl ,Avrupa ve Amerikada yönetimleri ele geçirmeleriyle başlamıştır.
 
Ulusalcılık ise Siyonizm’in kardeşidir. Her iki düşüncede kendinden olmayanları Yahudi veya Ulusalcı olmayan olarak kamplara bölerek kendine hareket kabiliyeti sağlama amaçlı zedeleyici bu düşüneler. Her iki kutsal dine inanan samimi Müslümanları da Yahudileride üzmektedir.
 
Gelecek toplum öngörülerinde Hungtigton’un medeniyetler arasında çatışmasına prototip olarak ormanda bahar mevsimlerinde çıkan mantarlar gibi türeyen kendinden başkasını tanımlayamama fikrine sahip Neonazi fikirleriyle bezenmiş ayrık otlar salim düşünen ve ayni Allah’a inanan fikir önderlerinin düşünceleri altında ezilmeye mahkumdur.
 
Gelecek nesillere barış içerisinde, daha iyi bir dünya bırakabilmek ise milliyetçiliği şovenizmden, dindarlığı dincilikten, kapitali kapitalizmden ayırmakla olacaktır.
 
Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Prof.Dr. İbrahİm Arslanoğlu

 
Tarih Bilinci
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Resul Kürşat Şahsİ

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

Meryem Aybİke Sİnan

 
Mehmet Âkif İnan
 
Diğer Yazıları

TV'de Bugün

HABERDOKUZ Yahudiler ve Ulusalcılar - HABERDOKUZ - HABERDOKUZ
TV'de Bugün

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI