• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

21
Temmuz
2008
Anasayfa
Yafta... Yazdır E-posta
Pazar, 23 Mart 2008

Yafta…

Murat ÇAVGA

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
            Yaşadığımız coğrafyanın düşünme ve algılama belleklerini araştırdığım da her bulgunun sonucuna gittiğimde neticesinde yafta kelimesi telaffuz edilmesi gerekli bir hal alıyor. Sözlüklerde yafta kelimesi bir kişi veya bir olgu hakkında yapılan yakıştırma ve tanımlamalar ya da etiketleme anlamına geliyor.
 
              Siyasette de, bilimde de, sporda da günlük yaşamın her noktasında bir olguyu nitelemeye ya da bir şeyi anlatmaya çabalarken yapmış olduğumuz genellemelerin birçoğu betimlemeyle, yafta arasındaki ince çizgiye takılıp kalıyor.
 
           Okuma ve araştırma hafızası, toplumların etiketleme gücünü daha fazla artıyor ya da azaltıyor. Zira olaylar hakkında az çok bilgi sahibi olma ve kahve ağzı ile bu böyledir diyebilme salahiyetini kendinde görebilmek için bir olaya karşı “Bunlar olsa olsa şucudurlar ve yahut bak bu kesinlikle bunlardandır” diyebilmek bir olayı anlatabilmek için az okuyan ve kitap karıştıran toplumlarda yeterli olabiliyor.
 
           Memlekette söz söyleyenler için ise genel kabul gören toplumsal hislere tercüman olurken etiketlemeyi kullanmak bir nevi anlatım sanatı olabilir. Ancak özellikli (spesifik) konuları dahi bu etiketleme mantığı ile izah etmeye çabalamak, yazar sorumluluğunu anlaşılabilmek adına kahve ağzına ve algılayışına götürmekten öteye ne kazandırıyor diye sormak gerekir.
 
        Toplum mühendisleri de kitlenin hafızaların, 6 yaşındaki bir bebek hissiyatına sahip olduğunu bildiğinden çabuk inanan, çabuk unutan, basit kelimeleri ve komutları algılayıp tepki gösterebilen bu belleğe karşıda “yafta” taktiğini de eli kalem tutanlarla hiç acımasızca kullanmayı başarabiliyordu.
 
        Ta ki Susurluk Kazası ve devamında Ergenekon Soruşturmasına değin yürütülen bu toplumsal manipülasyon indeksi, düşünce borsasında çökme eğilimi gösterene değin taktik çok iyi tutmuştu. Bu noktadan sonra memlekette düşünebilen akil insanların ve eli kalem tutanların olayları topluma izah ederken ve araştırırken Yafta müessesinden uzaklaşarak; bu abiler cici, bunlar da kakadırlar demeden önce bir kere daha düşünmeleri gerekecek.
 
        Dengelerin değiştiği yüzyılımızda eskiye takılıp kalmış zihinlerin bu adamla bunun yan yana ne işi olabilir ki? Diye sormadan önce bu adamla bu adamın ortak menfaati acaba ne olabilir diye sorgulamaları gerekmez mi?
 
       Neticede memlekette yazmakta, anlatmakta zorlaştı vesselam.
 
 
 
              
 
Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

GİRİŞ Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI