|
Siyasetin yeni Mevlana’sı: Deniz Baykal!
Murat ÇAVGA
Yılların eskitemediği siyasetçimizden Deniz Baykal’ın son zamanlardaki çıkışını ne solcu ve aydın geçinen çevreler ne de muhafazakâr kesim anlayabilmiş ve vicdanlarında oturtabilmiş değil. Her iki tarafta da şaşkınlık ve kızgınlık söz konusu…
Deniz Baykal’ın bu son açılımı; CHP ‘yi şeriatın ayak seslerinden korunmak için bir sığınak gibi görenlere “sizden bişi olmuyor kardeşim verdiğiniz oy belli” dercesine yanaklarında patlayan bir tokat gibi gelirken, muhafazakar kesim için ise mütevazi seslenmede “şimdiye kadar nerede idiniz?” sitem ve kırılganlığına dönüşüyor.
Daha iki ay öncesine kadar “memlekette başörtülü istemezük!” nidalarıyla, güven telkin eden Deniz Baykal’ın bir anda başörtüsü savunucusu olmasında acaba bu söylemlere başlamadan önce CHP yöneticilerinin ABD’ye giderek; etkili çevrelerin yeni parti siyasi konsept rollerinin ne olacağı telkinlerinin bir payı var mıdır diye sormak lazım gerektir. Bush döneminin, güvenilmez ve çok muhafazakar bulduğu Erdoğan hükümeti’den sıkılan ABD’de ki etkili çevreler acaba CHP yetkililerinin kulaklarına “Halka yakın durun ve muhafazakarlara iktidara gelirsek bak size bir şey yapmaycağız, cici çocuk olacağız” demelerini mi telkin etti bilinmez?
Ben her ne sebeple olursa olsun İslam dini hayat görüşünün sosyalizm’in ideal politikalarına yakın olduğunu düşündüğümden CHP’nin bu yeni tavrını desteklerken, kabuk değişimindeki sebeplerini de sormadan geçemiyorum.
Acaba büyükbabası bir şeyh olan Deniz Baykal yaşlılığına dem düşmüş bu vakitlerde birazda ahireti düşünerek büyükbabasının rolünü üstlenmek istiyor olabilir mi!
Hz Mevlana’ya atfedilen “Ne olursan ol gel” sözü misal bütün cemaatlere sonuna kadar kapısını açan CHP’nin bu tavrının Türkiye’yi normalleştireceğini düşünüyorum. Lakin aklımdaki soruları sormadan da geçemiyorum.
Deniz Baykal şimdiye kadar hangi ülkede siyaset yapıyordu? Çarşaflılara kara böcekler diyen bir zihniyet bir anda gökten şimşek çatkıda (ABD şimşeği olabilir) bir anda imana mı geldi? Dini cemaat ve cemiyetlere tekke ve zaviyeler kanununu hatırlatarak öcü gibi bakan bir parti konseptine ne oldu?
İktidar hırsı 60 yaşından sonra insana ak dediğine kara ,kara dediğine ak mı dedirtiyor? Yoksa Deniz BAYKAL, yüce önder ATATÜRK’ ün meclis açılışındaki dualar ile hocalar dervişler ile samimane fotoğraflarını Can DÜNDAR’ın Mustafa filminde gördü de ben yanlış mı yapıyorum acaba diye bir iç muhasebesine mi girdi? Gerçi Baykal’ın ABD ‘de yaşayan fikir önderleriyle aracılar vasıtasıyla dirsek temasının sürekli olduğunu medyadan sır gibi saklansa da bundan sonra gazetelerde şu kareleri görünce hiç şaşırmayacağıma emin olun.
Hürriyet manşet: Deniz Baykal ve partililer Hacı Bayram Veli camiinden cuma namazı çıkışı cemaate gül suyu ve lokum armağan ediyor.
Milliyet manşet: CHP gençlik kolları Beyazıt meydanında Cuma namazı çıkışı “Yaşasın Filistin direnişi, Ebu Nidal Tugayları ” diye pankart açıyorlar.
Posta manşet: CHP Kadın kolları ümre kayıtları başlamıştır. Başvurular CHP genel merkezinde Halkla ilişkiler bölümündendir.
Kelebek eki: Deniz Baykal, hacda şeytan taşlamada yanlışlıkla taşları Önder SAV’ın kafasına attı”
Yani gün ola harman ola böyle manşetler görüp te ileride şaşırmayasınız diye şimdiden ben yazayım istedim vesselam.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler: |