Anasayfa arrow Yazarlar arrow Murat Çavga arrow Kurtlar Vadisi Pusu'nun Yanılgıları !
Kurtlar Vadisi Pusu'nun Yanılgıları ! Yazdır E-posta
Pazartesi, 08 Haziran 2009

Kurtlar Vadisi Pusu’nun Yanılgıları!

 

Murat ÇAVGA

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

Türkiye’de çok izlenen bir dizi var: Kurtlar Vadisi. Son zamanlarda yeniden izlemeye başladığım dizide yaşananlar Türkiye’nin gerçeklerine ışık tutuyormuş gibi hele halk tarafından gerçeklerin iz düşümüymüş gibi izlendiğinden dolayı dizi senaryosuna bir şerh yapmadan geçemeyeceğim.

 

Dizi’de malum; Polat Alemdar  karakteri önce mafyanın içerisine giren ve onu çökertip daha sonra gladyo ile uğraşmaya kalkan bir devlet görevlisi karakterinde bir kimlik. İsrailliler, Azeriler, ihtiyarlar heyeti, MİT elemanları PKK’lılar dizide cirit atarken ülkenin gidişatına çözüm bulmaya çabalayan Polat’ın ekibi de bu şer odakları ile uğraşıp durmaktadır. Ama ne hikmet ise dizine ne Linonslar ve Roteryanlar ne de Masonlar’dan eser dahi yok. Burada; oysa…. diyerek yazıya başlamak istiyorum…

 

Bir kere Türkiye ve Ortadoğu’ daki gelişmelere mikro değil makro gözle bakabilmek için Albert PİKE ismini telaffuz etmeden olmaz. Bu şahıs Amerika’nın kuruluşu sırasında ortaya çıkan ve İllumanite’nin ‘Tek dünya hükümeti’ projesini kabul ederek onu yüzyıla uyarlamış hem fikir hem de eylem insanıdır. Bu sayede paganizmin kutsal dinler ile savaşında Lüsifer rahipliğinin başkanlığına kadar yükselmiş bir şahıstır. Ona göre büyük komplonun son sahnesi 20. yüzyılda ortaya konacaktır. Pike’nin planı basit hem de etkili idi...

 

 

Plana göre birinci dünya savaşı çıkarılacak bu savaşın sonunda Rusya’da çar devrilerek ülke komünistlerin eline teslim edilecekti. Bunun için alman ile İngiliz hükümetleri arasındaki fikir ayrılıkları körüklenerek savaşın sonunda Rusya’da kurulacak komünist rejim dünyada dinlerin etkisini zayıflatmak için uğraşacaktı. İkinci dünya savaşında ise Naziler ile Siyonistler arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklanacaktı. Bu savaşın sonunda Nazizim yok edilecek ve siyasal Siyonizm’in Filistin’de bir devlet kurması sağlanacaktı. Yine savaşın sonunda enternasyonal komünizm canlandırılarak bütün Avrupa’yı tehdit eder hale getirilecekti.

 

Üçüncü dünya savaşı ise İllumaniti’nin siyasal Siyonistler ile İslam dünyası lideri arasındaki anlaşmazlıkları körüklenmesi ile çıkarılacaktı. Savaş İslam dünyası ile İsrail devletinin birbirini karşılıklı olarak yok edecek şekilde yönetilecekti.

 

Biliyor musunuz bunları Albert PİKE 15 Ağustos 1871 tarihli mektubunda yazmıştır. Mektubun aslı ise bu gün Londra ‘da Britis Museum’da sergilenmektedir. Birinci ve ikinci dünya savaşından yıllar önce İllumaniti’nin ve paganizmin önderlerinden birisinin yazdığı plan dünyada aynen uygulanmış ,1 ve 2. dünya savaşları planlandığı gibi gerçekleşmişti.

 

Burada Huntington’un medeniyetler çatışması tezine atıfta bulunmadan geçemeyeceğim. Huntington gelecek yüzyılın dinlerin ve medeniyetlerin birbiri ile savaşması sonucunda yeni bir dünyanın doğacağından bahsetmektedir. Aynen Albert PİKE’ nin planında bahsettiği üzere semavi dinlerin arasında çıkarılacak savaşlar neticesinde dünya dinsizleştirilecek, papalık, İslam ve Yahudilik yok edilerek, İllumanite’nin savunduğu paganizmin temel felsefesindeki  insanlığın yeni Aydınlanma çağı(şeytanın hakimiyet çağı)  başlayacaktır.

 

Vatikan başına gelecekleri bildiği için bu plana karşı medeniyetler ittifakı denilen projeyi ortaya koymuş ve İslam ve Yahudi’ler ile sıkı ilişkilerin yürütülmesi gerektiğini anlamıştır.

 

İllumanite yeryüzündeki bütün masonik kuruluşları kontrol etmektedir. Bu gün Rotary, Lions, B’nai B’ith, Triateral komisyonu, Bilderberg gibi örgütler İllumatintinin kontrolü altındadırlar. Rotaryan klüpleri B’nai B’rith üyesi,Yahudi Paul Haris tarafından 1905 yılında kurulmuştur. Lions klüpleri ise Chicago’daki B’nai B’rith locası tarafından 1917 yılında kurulmuştur. Bu örgütlerin tamamı dinlere saygılı şeffaf örgütler olarak kendilerini sunmalarına rağmen kulüplerde derece olarak yükselebilmek için panist fikirlere önce aşinalık, sonra kabullenilmişlikten sonunda paganizme dönüşen bir düşünce yapısına sahip olmak mutlaktır.

                

Peki Obama’nın İslam’a sıcak mesajlar vermesinin altında yatan sır nedir ? Bu plan bozulmuş mudur?

 

Kesinlikle hayır. Ortadoğu’da planlanan 3. dünya savaşında güç dengelerinde safların belirlenmesi için obama ve yönetimi bir turnusol kağıdı görevi görmektedir. İsrail’in her ne kadar nükleer silahlarında güç dengesini bozsa dahi, koca bir İslam dünyasına karşı direnemeyeceği çok açıktır. Ortadoğu halklarında kalıcı yaraların bırakılması için bu güç dengesinin İsrail tarafına biraz daha olgunlaştırılması gerekmektedir. Bu da bazı Müslüman  ülkelerin pohpohlanarak içinden çıkılmayan ekonomik bağlar ile İsrail merkezli yönetim tarzına kademe kademe ulaştırılması gerekmektedir. Obama’yı iş başına getiren İllumate’ye 3. dünya savaşının yıkım gücünün fazlalaşması için sadece safları dengeye getirme çabasındadır.

                 

Bu uzun bilgi dizininden geçerek gelelim Kurtlar Vadisi’ne... Dizide ülkedeki güç dengeleri arasındaki çekişmeler mikro bazda  üstü kapalı sunulurken asıl gerçeklere dokunulmaması ve bazı cemiyetlerin göz ardı edilmesinde diziye finansör olan kuruluşları ürkütmeme çabası mı yatmaktadır bilinmez! Gladyo, Mafya, Derin devlet, bürokrasi kaosunda bu yerel örgütlerin ve uluslar arası bağlantılarının deşifre edilmediği bir süreç sadece gündelik olaylar ile halkı kandırmaktan öteye gitmez.

 

Bu uyarıyı; diziye ciddiye alanlara bir uyarı olarak kaleme düşülmüş bir yazı olarak addedin.

 

 


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

 
< Önceki   Sonraki >