|
İngiltere bize muhtaç!

Murat ÇAVGA
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Konumuz, İngiliz Kraliyet Sarayının şimdiye kadar ki en gözde kraliçesi ülkemizi ziyareti… İngilizler halen kendi ülkeleri ile beraber sömürgeleştirdikleri elli küsur ülke ile tarihte büyük bir krallığın izlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Köle düzeninin yeni adı olan; globalleşmiş kültür değerlerini geçen yüzyılların sömürü düzeninin yerine, allayıp pullayarak güçsüz ve fakir ülkelerin boynuna bir çan gibi asarak ta hegemonyalarını yüzyılda ilan ediyorlar. Bu manidar geziden ise aklımda kalanlar ve yorumları şöyle;
Kraliçe Bursa’da Cami ziyaret etmiş, Kuran-ı Kerim dinlemiş. Bundan bazı Müslümanlar sevinç duymuş olabilirler. Olay basit bir sömürü taktiği olan ve beslendiklerine hoş görün mizanseninden başka hiçbir şey değildir. Kraliçe Afrika gezilerinde de güneşe tapan yerli kabilelerin törenlerine gider, onların kutsal sularından içer, tamtamlarına gülerek eşlik eder. Hani sakın İngiliz Kraliyet ailesi müslümanmı oluyor diye aklınızdan geçmesin. Mutlaka onlarında hak yolu bulmasını temenni ederiz. Lakin işin aslını iyi anlamak gerektiği için bu şerh’i koydum.
İngiltere, Türkiyenin Avrupa Birliğine tam destek verdiğini İngiliz kraliçesi bir kere daha deklere etti. Ama ayni İngiltere, ülkesinde yaşayan Türklere ise yeter ki ülkemizi terk edin ve bir daha gelmeyin koşulu ile temelli dönüş karşılığında 15 bin pound verip, uçak biletlerini aldığı geçen hafta gazetelere yansıdı. Evet, İngiltere cidden AB sürecimizi destekliyor ama nasıl?
Gerekçilerine baktığımızda İngiltere’nin, son zamanlarda dünya üzerinde kurulan yeni Fransa, Almanya, İran, Çin ve Rusya yakınlaşmasında kendisini dışlanmış olarak hissettiği gözleniyor. Ayrıca başından bu yana AB sürecinin kendi ülkelerine zarar verdiğini bildiğinden Türkiye’yi AB içerisine alarak, birliğin ruhunu sulandırmak ve böylece doğal olarak birlik sürecini anlamsızlaştırarak kendi içinden çökertmenin hesaplarını yapıyor.
İngiltere’nin AB sürecimizi desteklemesinin bir diğer sebebi, Eğer Türkiye AB’te koşulsuz kabul edilerek, bundan en çok zarar görecek ülkelerin Fransa ve Almanya olacağını hesap ediyor. Zira Türk nüfusun en fazla olduğu ve rağbet ettiği ülkeler bu ülkeler. Böylece Amerika’nın Avrupa’daki uslanmaz çocuklarına biraz olsun ders verip, üzerlerindeki ekonomik yükü biraz daha arttırma hesapları içerisindeler.
Ve en önemlisi artık İngiltere dünya üzerinde eskisi kadar rahat hareket edemiyor. Sömürgeleştirdikleri ülkeler bir bir bağımsızlıklarını kazanıp dünyada neler oluyormuş acaba diye baktıkça, dünya sahnesinde onlara şimdiye kadar yapılmış eziyetin farkına varıyorlar. Kullanıldıklarını fark ediyorlar. Öylesine bir kullanım ki bu Yeni Zellandalı’ları, Avusturyalı’ları Çanakkale savaşlarında hiç tanımadıkları bir ülkeye karşı savaşa bile göz göre atmaktan çekinmemişlerdi. Artık dünya’nın her kıtasında yeni gelişmeler oluyor. Türklerin tarihi misyonu çeşitli vesileler ile ismini bile bilemediğimiz yüzlerce ülkede yayılıyor. Bu insanlar gittikleri yerlerde sevgi okullarıyla barışın, adaletin sevginin, Osmanlı medeniyet’inin güzelliklerini insanlara sunuyorlar. Yeni bir medeniyet hiç bilmediğimiz topraklarda yeşermeye başlıyor. İngilizler bunu görüyorlar. Biliyorlar ki gelecekte o ülkelere şimdiye kadar sundukları az bir ücret karşılığındaki kan ve gözyaşından başka hiç bir şey vermemiş kültürlerinin bir bir iflas ediyor. Kraliçe’nin apar topar Türkiye’ye gönderilmesinde de bu telaşlı öngörünün gerekçeleri var. Kısaca artık İngilizler,Türklere sömürge coğrafyalarında iş yapabilmek için muhtaç hale gelmeye başladıklarının göstergesidir bu ziyaretlerin maksadı.
Ama güneş balçıkla sıvanmaz. Önümüzdeki çeyrek asır Güzel Ahlak, İnsanlık, Yardımlaşma, Sevgi’nin yine asil Türk milletinin ellerinde ,sömürü ve zalimliğe galebe çalacağı ve muzaffer olacağı günler olduğunu hep beraber göreceğiz.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|