Anasayfa
Estetiğimiz ve Diyalektiğimiz Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Estetiğimiz ve Diyalektiğimiz

Murat Çavga
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
  
Türkiye Cumhuriyeti ,Osmanlıdan miras aldığı toprakların üzeride yeninden bir ülke inşa ederken estetik kültürünü ve diyalektiğini bir kenara bırakamazdı. Batı kültürünün emperyal fikirlerinin empozelerinin kültürel anlamda yoğun yaşandığı yüzyılın ilk çeyreğindeki baskılar, ruh yapımızda dezenformasyona sebebiyet vermiş olsa dahi köken ve gelenek mirasımız bu bozuşmayı zaman süreci içerisinde eritip şekillendirilmeye mahkum bıraktı.
Değişim adına yaşanan hamlıklar usta heykeltıraşların değil acemi kasap çıraklarının ellerine kaldığından mevcudu tamirden ziyade yeni bir kalıp üretip kültür harcını bunun üzerine dökme çabaları kalıbın eksensizliğinden, ortaya çıkan şeklin de ucube bir görüntü almasıyla neticelendi.
 
Oysa Amerikayı yeninden keşfetmeye gerek yoktu.İyi tahlil edilmiş bir sosyal yapıda insanımızın kültürel mirası ve estetik anlayışı modern çağın gerekleri ile buluşturulabilme yolu seçilmiş olsa idi bu yüzyılın başında Lider ülke pozisyonuna çoktan ulaşılmış olurdu.Geçmişini nefret,inkar yolu ile reddedip blug çağı mantığıyla hareket eden olgunlaşmamış fikirlerin peşinde de bu ülkenin evlatları bir oraya bir buraya sürüklenip durmazdı.
 
Bu ülke evlatlarının ruhu sağlamdır. Bünyesine uygun olmayan yemeği, aşıyı hemen vücut kusar ve iliklerine işletmez. Ne yüzyılın başlarında çıkan devrimci Marksist akımlar,ne mısırdan ithal edilmeye çalışılan Seyyid Kutup tarzı sosyalist İslamcı düşünceler ,Ne Maoculuk veya olgigarşik akımların hiç birisinin gençlik özentisinden öteye gidemeyen ufak bir yağmurla patlayan gece lambaları gibi olduğunu hepimiz gördük.Bu ülkenin evlatları Orta Asya steplerinden çıkarken dahi danışma prensibine dayalı Cumhuriyet anlayışını benimsemiş ve bunu fikri genlerine yazmış bir millettir.
 
Diyalektik mantığındaki Cumhuriyet anlayışını estetik güzelliğe dönüştürmeyi bilen bir mirasa sahip olabilecek yeni nesiller yetiştirebilmek için ise şimdiki fikir önderlerine çok vazifeler düşmektedir. Bunalım sürecinden çıkmış ve hedeflerini belirlemiş bünyeyi ankstiye bozukluklarına ve halisülasyon paranoyalarına düşürmeden geçmişin mirası ile buluşturup Cumhuriyet mantığı ile tarihimizin mirasını örtüştürme zamanı gelmiştir. Bu ise tam bağımsız ve özgür düşünebilen bir toplum sevdasından geçmektedir.
 
Yüzyılların mirasına sahip çıkma zamanıdır. Osmanlı kültürünü ve barındırdığı renklilikleri anlama günüdür. Çerkezi,lazı,Yörüğü,Tahtacısı,Alevisi,Kürdü,Zazasının oluşturduğu Türk Milletinin diyalektiğinin yazıldığı bu süreçte Osmanlı estetiğini bırakmış olduğu mirasa sahip çıkarak algılama ve gelecek nesillere aktarma günüdür.
 
Hoşgörü ve sevginin baz alındığı kültürel mirasımızın gittiği her yere camiler, imarethaneler, yollar,hayır eserleri kazandırmış,emperyalist değil ,katılımcı ve paylaşıcı düşüncelerini Balkanlarda,Irakta,Suriyede,Türki Cumhuriyetlerde,Orta Doğudan başlayarak bütün dünyaya anlatma günüdür.
 

Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

Yorum (0)add
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >
 
 

Resul Kürşat Şahsi

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol