Prof.Dr. İbrahim Arslanoğlu

 
Rektörlük Seçimleri
 
Diğer Yazıları

Mehmet Derebeyoğlu

 
Ergenekon Çıkış
 
Diğer Yazıları

Muhammet Yılmaz

 
Örtülen Tarih
 
Diğer Yazıları

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Örtülen Tarih Yazdır E-posta
Perşembe, 06 Mart 2008

Örtülen Tarih

 

Muhammet Yılmaz

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Devamlı kulağıma çalınır dururdu “hatırla sevgili” isminde bir dizi var, tarihi gerçekleri alenen anlatıyor diye. Bir türlü izleme fırsatı bulamamıştım. Bilemiyoum ben çok mu geç kaldım fakat şimdi bir televizyon kanalında hafta içi her gün haberlerden önce tekrar bölümlerini yayınlıyorlar. İzleyenlerin anlattıklarından az çok nasıl bir dizi olduğunu tahmin edebiliyordum. Lakin izlediğim zaman düşüncelerimin, izlenimlerim karşısında ne kadar aciz kaldığını fark ettim.

Hemen bilgisayar karşısına geçip dizinin kimler tarafından yapıldığına baktım. Oldukça ilginç isimler çıktı karşıma. Senaristler arasında “süper baba” ve “ikinci bahar” gibi oldukça sevilmiş iki dizinin senaristi Nilgün Öneş, Şebnem Çıtak ve Aylin Alıberen var. Fakat daha ilginç olan kısım ise dizinin danışmanları. Danışmanlar arasında öyle isimler var ki inanmak mümkün değil. Can Dündar, Mümtazer Türköne, Mustafa Yalçıner, Ferhat Kentel ve Mustafa İlker Gürkan.

Can Dündar’ı birçoğumuz tanıyoruz zaten. Öyle çok uç fikirleri olmayan, çoğunlukla zararsız mütevazi bir yazar kendileri. Ferhat Kentel ise sosyoloji dersleri veren bir akademisyen. Kendisini tanıyanlar mülayim bir yapıya sahip olduğundan bahsederler. Gelelim en ilginç ve diziyi şüpheliler listesine taşına üç isme.

Mustafa Yalçıner, Deniz Gezmiş ve tayfasıyla birlikte El-Fetih kapmalarında eğitim görmüş. Türkiye’nin bir dönemini kana bulayanlardan. 5-6 yıl boyunca eylemleriyle, kalkınma anlamında Türkiye’yi 50 yıl geriye götüren bu şahıs, daha sonra 2002 seçimlerinde DEHAP’tan milletvekili adayı olmuştur. Şimdi ise EMEP saflarında.

Mustafa İlker Gürkan ise 68 öğrenci hareketi liderlerinden. 15-16 haziran 1970 öğrenci olaylarının baş sorumlularından biri. Tam emin olmamakla birlikte şu an avukatlık yaptığını zannediyorum. Eğer öyleyse varın Türk yargısının geldiği noktayı siz düşünün.

Beni oldukça üzen ve gerilmeme sebep olan son isim ise Gazi Üniversitesi Profesörlerinden Mümtaz’er Türköne. Son dönemde Diyarbakır’a amed dense ne olur gibi ilginç çıkışlarıyla tanıdığımız Mümtaz’er bey, “cici solcu, pis ülkücü”, diğer ismiyle “hatırla sevgili” isimli diziye danışmanlık yaparak ne tür bir çıkarın peşinde acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bildiğiniz üzere Mümtaz’er beyin son yıllarda AKP savunuculuğuna bürünmesinden sonra eşi Özlem Türköne milletvekili yapıldı. Ne hikmetse Mümtaz’er beyin Tansu Çiller’in danışmanlığını yaptığı dönemde yine eşi ve eski öğrencisi Özlem hanım kaymakam olmuştu. Belki de sadece tesadüftür kimbilir.

Benim canımı sıkan nokta ise gerçek anlamda şu: Gazi Üniversitesinde bir hocamızla sohbetimiz esnasında Mümtaz’er hocanın eski bir Ülkücü olduğunu öğrenmiştim. Nasıl olurda gençliğinde Ülkücü terbiye almış bir insan şimdi bu harekete ihanet edebilir. Beni üzen tam olarak bu. İnsan oğlu çiğ süt emmiş diyip bu mevzuyu kapatmak istiyorum.

Kısacası dizinin ne kadar şaibeli olduğu ortada. İzleyenleriniz varsa bilir. Olaylar o kadar çarpıtılmış ki inanın insanın kanı donuyor. Ekran karşısında titriyorsunuz. Karakterler o kadar iyi seçilmiş ve o kadar iyi oynatılmış ki bilmeyen bir insan ya keşke şu Deniz Gezmiş Başbakan olsaymış diyebilir.

Biraz okuyan, tarihe objektif bir gözle bakmayı ve farklı kaynakları okuyup analiz etme özverisine sahip bir insan bilir ki bu insanlar devletin bölünmez bütünlüğüne darbe için bir araya gelmiş komünistlerdi. Zamanında Atatürk’e bile Mustafa Suphi ve arkadaşlarını boğdurttuğu için sayıp söven bu kişiler ne yazık ki dizide birer kahraman olarak gösterilmiş.

Üzülerek belirtiyorum ki özellikle 15 yaş ve üstü gençlerin beğenerek izlediği bu ve türevinde diziler, tarihi gerçekleri saptırarak göz boyama yarışındalar. Bunda da başarılı oldukları aşikar. Dizilerinde, dergilerinde, gazetelerinde kısacası her ortamda Maocuları, Lenincileri, 68 kuşağını v.s iyi, cesur vatanperver gösteriyor, bununla da yetinmeyip sağ cenahı ve özellikle Ülkücüleri bağnaz, yobaz ve gerici olarak niteliyorlar. Oysa ki devletin arşivlerinde kimin yürekli, kimin vatanperver olduğu gün gibi ortada. Biraz ağır bir cümle olacak ama söylemek zorundayım, bundan 30 yıl önce Türk bayrağını yakmayanı aralarına almayanlar, bugün vatan, millet, Sakarya rollerindeler.

Konuya yakınlığı münasebetiyle şuna da deyinmek istiyorum. 6. filo olayları hepinizin malumudur. 67 ile 69 yılları arasında Amerikan 6. filosu İstanbul’da birçok protesto edilmişti. Solcuların Ülkücülere en büyük ithamı da işte bu 6. filo olaylarıdır. Sözüm ona solcular Amerikan askerlerini her gördükleri yerde sopalarken Ülkücüler seyrediyor, hatta Amerikan askerlerini döven solculara saldırıyorlarmış. Elbette o dönemde yaşamadım gözümle görmedim. Lakin konuyla ilgili anlatılanlar ve kitaplar var. Bi kere şu bir gerçek ki solcular Amerikan emperyalizmine Türkiye Cumhuriyetinin çıkarları için karşı çıkmamıştır. Amerikan askerlerini denize döktüklerinde hepsinin ellerinde orak-çekiç, che guevara, Lenin resimleri görünüyor. Konuyla ilgili resimler bir çok yerde mevcut. Yalnız photoshopla ellerine Türk bayrağı tutuşturulmuş resimlere bakmayınız. Elbette Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ellerinde Türk bayrağı görüldüğü olmuştur. Fakat bilinmelidir ki o bayrakları askere ve polise karşı siper olarak taşımışlardır.

İçinden PKK gibi bir belayı da besleyip çıkaran bu tür sol fraksiyonlar ülkemiz için her zaman tehlikeli olmuştur. Tarihin yanlış tanıtılması, ileri ki yıllarda doğabilecek tehlikelere ve bölünmelere zemin hazırlayacağı kanaatindeyim. Bu bağlamda izleyici, okuyucu ve dinleyici olarak bizlerin üzerine düşen görev bu tür tehlikeli neşriyatları takip etmemek ve bunlara tepki göstermektir.

 

Yorum (7) >> feed
SİZE KATILMIYORUM
Yorumu yazan orhan, Mart 23, 2008

SİZE KATILMIYORUM. MÜMTAZ ER TÜRKÖNE BÜTÜN TÜRKİYENİN SEVDİĞİ AYDIN BİR YAZAR VE BİLİM ADAMIDIR. NEDENSE HERKES KENDİ GÖRÜŞÜ DIŞINDAKİ KİŞİLERİ KARALAMAKTAN ZEVK ALIYOR.

BENDE SİZE KATILMIYORUM
Yorumu yazan YILDIZ, Mart 23, 2008

Bende size katılmıyorum Bütün Türkiye seviyor diye SN. Türköne'nin yaptığı her işin doğru olduğunumu kabul etmeliyiz. Sizin dizilerden öğrendiğinizi sandığınız gerçekleri ben mensubu olduğum bir sülalenin yaşadıklarına şahit olarak öğrendim.Siz o tür dizilerle ufkunuzu genişletip gerçekleri öğrendiğinizi sanabilirsiniz ama sadece siz öyle sanıyorsunuz bu ülkede gerçekleri bilen insanlar gerçekleri bildiğini sanarak iddia eden insanlara sadece gülüyor.

bu ilk değil ki son olsun
Yorumu yazan feti, Mart 24, 2008

ben de ilk başlarda merakla bekliyordum dizinin nasıl bir yöntem ve siyasetle tarihe taraf olacağını.. ilk başlarda adnan menderes zamanı olarak adlandırıldı ve sonraları dizinin günceline kadar geldi.. o günler de ellerine hangi fraksiyonu alan insanlar(bayrak ve atatürk posterleri dışında) bugün dizi de kahraman olarak gösteriliyor..
peki ben burdan soruyorum amerika'nın 6.filosu değil de rusya'nın herhangi bir filosu gelseydi deniz gezmiş ve vatansever arkadaşları acaba filoyu nasıl karşılarlardı.. ellerinde taş ve silahlarla mı yoksa çiçek ve oral çekiçle mi...

Yorumlarınıza Katılamıyorum.
Yorumu yazan M. Nihat ÖZGÜR, Mart 26, 2008

Sayın Muhammet Yılmaz,

Tarihi örten “Örtülen Tarih” adlı yazınızdaki bazı görüşlerinize maalesef katılabilmem mümkün değil. Çünkü; yazınızda bahsettiğiniz 67-69 yıllarındaki olaylardan 16 Haziran kanlı Pazar olaylarında, İstanbul’a gelen Amerikan 6. Filosunu protesto edenlere karşı şimdiki haçlı irticanın o zamanki destekçileri mürteciler (İBDA-C militanları, vatanımız Türkiye’yi AB-D emperyalizmine ve Siyonizme peşkeş çeken Bop Eşbaşkanlarının ağababaları) saldırmışlar ve 6. Filoyu protesto edenlerden birçok kişiyi yaralayıp aralarından iki kişiyi de katletmişlerdi. İstanbul sokaklarını geneleve çeviren ABD bahriyelilerini denize döken yurtsever gençliğin öncüleri Deniz Gezmiş ve arkadaşları, hataları ve sevaplarıyla o döneme damgasını vurmuş Türk Milletinin yiğit evlatlarındandır. Amerikan Emperyalizminin işbirlikçisi 12 Mart Cuntası tarafından idam ettirilmeyip bugünleri görselerdi, her zamanki gibi yine de, Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un deyimiyle “tek dişi kalmış canavar” olan vahşi kapitalizmin ürünü Emperyalizme ve Siyonizme karşı mücadelede en ön saflarda yerlerini aldıkları gibi yine idamla yargılanma pahasına bu aziz vatan için canlarını ve kanlarını yiğitçe ortaya koyarlardı; tıpkı 6 Mayıs 1972’de 25 yaşının baharında yurt sevgisiyle çarpan yüreklerini ortaya koydukları gibi…

“Hatırla Sevgili” tv dizisinin, yukarıda bahsedilen dönemi tıpatıp anlatması mümkün olmayabilir, 1960’lı, 1971’li ve 1980’li dönemlerin tarihe malolmuş olaylarını eksik ve yanlış yansıtmış olabilir; ancak, diziyle ilgili olarak eleştirileriniz, Deniz Gezmiş ile ilgili olarak hem tarihsel bilgi eksikliğiniz hem de Atatürk’ün devrimlerine sahip çıkan ve ABD Emperyalizmine karşı Türk Gençliğinin temsilcisi olarak Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal yürüyüşü yaparak bayrak gösteren Deniz Gezmiş gibi devrimci bir kahramana saygısızlık yapmanıza hak veremez. Günümüz Türkiye Cumhuriyeti ve aziz vatanımız Türkiye parçalanma ve yok edilme tehlikesi içindeyken, emperyalizme karşı onurlu bir direnişin sembolü olan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına bilgisizce ve saygısızca söz edilmesini, kalbi Türkiye Cumhuriyeti ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK için çarpan sizler gibi yurtsever insanlara yakıştıramıyorum. Şüphesiz ki, yurtseverliğin ölçüsü siyaseten sağda veya solda olmak değil; Türk Milletinin dünya ülkeleri içinde onurlu ve bağımsız yaşaması, başka ülkelerin sömürgesi ve mandası olmaması, her bir yurttaşının işsiz ve aşsız kalmaması; geleceğinden emin ve huzur içinde yaşamasıdır.

Saygıyla iletirim. 25/03/2008

M. Nihat ÖZGÜR
Mustafa Kemâl’in askerlerinden,
Mülkiyeli, 74/2183


BEN YORUMLARA KATILMIYORUM
Yorumu yazan DNA, Mart 26, 2008

BEN KATILMIYORUM BEN YORUMLARA KATILMIYORUM..

Bİ TARAFTA KOMİNZİ SEMPATİZANI Bİ DİZİ ..

DİĞER TARAFTA İSE SAVUNUVCULARI..

SÖZ KONUSU DİZİDE ZATEN ÜLKÜCÜ KARAKTER BİR TANE . TÜM KADRO VE ROL KOMİNİZMİ GENÇLERİN BEYNİNE KAZIYOR VE SEMPATİKLEŞTİRMEK İÇİN DE AŞK TEMASIYLA NAKIŞ GİBİ GENÇ BEYİNLERE İŞLENİYOR smilies/cry.gif

ŞAŞIRMADIM DOĞRUSU BU BU GÜNE KADAR HEP SÜREGELEN Bİ TUTUMDUR VATANIMA VE MİLLETİME

KOMİNİZMİN MASONİK KÖKENLİ NE TÜR Bİ AKIM OLDUĞUNU UZUN UZUN ANLATMAYA GEREK DUYMUYORUM...



Mecburiyet mi?
Yorumu yazan Metin Yılmaz, Mart 31, 2008

Türköne'yi sevmek gibi bir mecburiyetimiz mi var? Sevmiyorum!

boş bunlar
Yorumu yazan DeepDark, Nisan 16, 2008

Sayın Yılmaz;

makalenizden dolayı sizi tebrik eder, koca kafalarının içinde fındık kadar beyin taşıyıpta övgülerini nerelere ve kimlere yağdıracaklarını bilemeyenleri esefle kınıyorum...

bir ülkenin milli eğitimi çoraplara düşmüş, halk cahilleştirilmiş, aç ve sefil bir hale getirilmiş, gelecek olan bir torba kömür ve undan medet umar hale geldiyse...

artık yapılacak olan iş, onlara en emin ve kestirme yol olan tv lerden dizi seyrettirerek tarih bilincinide silip yerine istenilen tarihi nakşetmektir.

hala mendereslere, denizlere, ve bunlara benzer her nemem halt kişileri kahraman yapmaya çalışanların bir tek ortak amacı ve gayesi vardır ki, o da TÜRK birliğini, tarihini, benliğini ve dahi ATATÜRK' ü

hafızalardan silip yerine amerika asıllı ve yetiştirme sarıklı kardinalin yerleştirmeye çalışmaktır...

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
Sonraki >