• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

29
Ağustos
2008
Anasayfa
Su Medeniyeti Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Su  Medeniyeti

Meryem Aybike Sinan

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 

“Biz herşeyi  sudan yarattık”

                                                                                  (Âyet-i Kerime)

 

            Su sesine indi ruhum.

            Suyun sesine aşina duygularım ayaklandı ve koştum suya doğru. Benliğimin esrarı sular altında.  Kainatın en nazlısı, en kıymetlisi, en olmazsa olmazını düşlüyorum... Mevsimin kadranı çöl sıcağını gösteriyor. Toprağın çatlakları sızım sızım inliyor. Güneşin eli sarkmış tüm canlıların üzerine. Her şey sıcağa yenik düşmüş, her şey suya hasret... Su ezelden ebede varlık sebebimiz. Sudan yaratıldığımızı, suda yaşadığımızı bilsek de unuttuğumuz bir masal perisi oldu gaflet uykularımıza eşlik eden.

            Oysa su rahmetti hani. Su medeniyetti bizi biz kılan.

            Bir gece vakti gözlerim yağışırken ey yüreğim...

            Su sesine indi ruhum...

 

 

            Su ...

Nil nehriydi Musa’yı kollarında uyutan. Mısır’a can veren. Nil medeniyetindeki düşleri yıkayandır su. Kargir evlerin bahçelerini süsleyen siyah güllerin ak güllerin üzerindeki şebnem, yokluğun ve yoksulluğun kapısındaki hızır, hayatın kalbindeki sırdır su. Toprağın dudağındaki nem, göklerin bakışlarındaki demdir. Nil kıyısındaki Yusuf’un hasretiyle, ışıksız kalan Yakup’un, görmeyen gözlerini açmaya ayarlı, vuslat sevincidir su. Yayan yapıldak yollardan çaya inen ceylanın, suyunu paylaştığı serçenin mutluluğu, ilahi  şifrenin nakkaşıdır su.

            Su medeniyettir bizi biz kılan.

            Bir gece vakti gözlerim yağışırken ey yüreğim...

            Su sesine indi ruhum.

 

 

            Su...

Sakarya’da  yakarış, Fırat’ta kükreyiş, Tuna’da bekleyiş, Dicle’de söyleyiştir. Konya’daki samazenin yüreğinde ilahi yanıştır. Seher vakti pencerenin pervazlarını tıkırdayan nisan yağmurları gibi sevinçli bir akıştır. Durgun göllerin yanağına konan Nilüferin sürgün ülkesidir. Yakıcı kumsalların beklediği, uğurladığı, gözlediği bir med- cezir, bir merhamet busesidir. Sevgilinin dudağından dökülen eski bir zaman şarkısıdır su... Kül rengi bulutlardan, tembel rüzgarlara el eden, yüksek dağlara işmar eden samur saçlı  bir peridir su.

Su berekettir susamış toprağın çatlağında.

Bir gece vakti gözlerim yağışırken ey yüreğim...

Su sesine indi ruhum.

           

 

Su

Gözyaşıdır... Konuşmadan hüznü  ve sevinci ifade ediştir. Yeşil bir seccadenin üstünde açılan ellerin arınmışlığı, durulmuşluğudur. İnanmış yürekleri günde beş vakit yuyan, durulayandır. Abdestin nazlı esintisidir. Su, medeniyetin ta kendisidir. Su hayrattır tozlu yol kenarında. Güneş altında tomur tomur terleyen yolcunun alnına değen bir avuç serinliktir. Göklere erişen bir avuç  duadır içenin dudağında.

Su medeniyettir. Uzak dağ köylerinin tozlu yollarında ,   şehirlerin kimsesiz caddelerinde, camilerin efsunlu şadırvanında  çağıldayan  ince düşüncenin öteki adıdır su...

Su harekettir denize doğru akan...

Bir gece vakti gözlerim yağışırken ey yüreğim...

Su sesine indi ruhum. 

 

 

 

“Biz her şeyi sudan yarattık” diyen Âyet-i Kerime, içimize bir ışık düşürürken, su medeniyeti doğdu  uluların gönlünden.. Çeşmeler, şadırvanlar, dereler aktı ruhumuzun merkezinden. Hiç tanımadığımız yolculara su uzattık Allah rızası için. Dut ağacı diktik tadımlık. İnce bir düşüncenin dantellerini ördük adım başı.

Sonra bir şeyler kayıp gitti suyun akışıyla... Suyu yüksek dağlardan ped şişelere doldurup, şehirlerin kimsesiz caddelerinde, tozlu yolların kenarına kurulmuş büfelerde sattık!!!  Evet... Sunduğumuz suyu satar olduk üç kuruşa. Paranın kiri aktı suyun berrağına.

Hayat gerçeğe yürürken, bütün sular aynı yere akarken...

Su medeniyetiyle başlayıp, su mağlubiyetiyle bağladığımız bir hüzün kaldı ruhumuzda... Su su diye inleyen yakarışlar düştü dudağımızdan.

Çabuk öğrenip, tez unuttuk suyun hayat olduğunu...

Su kudrettir göklerden gelen...

Bir gece vakti gözlerim yağışırken ey yüreğim.

Su sesine indi ruhum.

 

 

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Prof.Dr. İbrahİm Arslanoğlu

 
Tarih Bilinci
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Resul Kürşat Şahsİ

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

Meryem Aybİke Sİnan

 
Mehmet Âkif İnan
 
Diğer Yazıları

TV'de Bugün

HABERDOKUZ Su Medeniyeti - HABERDOKUZ - HABERDOKUZ
TV'de Bugün

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI