| Riya |
|
|
| Salı, 04 Mart 2008 | |
|
Riya
Meryem Aybike Sinan
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bir adam düş görüyordu... Riya medeniyeti diyordu gördüğü düş. Dışarıda yağmur çiseliyordu. Elif gibi yalnızdı üstelik. Vakit akşamdı ve aydınlık gözlerini kapıyordu zamana. Riya, yumuşak fısıltılarla yağıyordu kentlerin üzerine. Riya tüm haşmetiyle merhaba derken zamana , sadakat veda ediyordu usulca. Sessizce gidiyordu. Göklerden hüzün yağıyordu.... Nazlı gelincikleri, vadilere sığınan şakayıkları,durgun göllere tünen nilüferleri yaralayan hüzün yağıyordu göklerden.. Zamanın eteklerinden tutunan tüm iyi şeylerin yitişi, baharların bitişiydi. Yenik kentler zan altındaydı. Tufanı andıran bu mevsim, yedi iklime galip bir başka mevsimdi.Bu zemheri başka üşütürdü. Devir başka bir devirdi. Bir ucu Samiri eteklerine değen, öteki ucu riya medeniyetine değen bir alacalı ferace yayılmıştı kentlerin üzerine... Samiri devrinden kalma yalanların avcundaki yemini biliyordu üstelik. Evler geniş, yürekler dardı. Her kapıyı açan olmadık hikayeler, yalanlar vardı. Sözü senet sayan adamlar gitmişti... Bu devir başka bir devirdi... Bir adam düşünüyordu... Kalplere konan süveyda, kalplerin tüm taraçalarında tayy-i mekan ediyordu.Asude gönüllerin kapısında cilve yapan selva kuşu sûznak şarkılar söylüyordu. Yorgun suların akislerinde cilveli yosmalardı gezinen.. Yosunlara bürünmüş sular yorgundu. Yokluklar vardı bolluk denizinde. Bu yokluk başka yokluktu oysa. Kör hafızların bile unuttuğu adam yokluğuydu bu yokluk. Sözü senet sayan adamların yokluğuydu bu yokluk... Ayın benzi soluk, güneş kederliydi bu demlerde. Mevsim sonu sevdalara göz süzen güneş yorgundu. Göklerin mavi derinliği gittikçe çoğalıyor, içimizdeki sürur azalıyordu. Sırtımızı döndüğümüz tüm kapılar uçarı, yollar dikenli, saadet uzaktı. Sözü senet sayan adamlar gitmişti... Bu devir başka bir devirdi. Riya yüreğimize demirleyen bir yelkenliydi artık, başarı köpüklü bir okyanus... Bir adam üşüyordu. Kar yağıyordu düşlerine... Sırtımızı dağlara yaslamayalı tedirgin yürekler hasret türküleri söylüyordu.. Sıcak yüreklerin buharı kalkarken aramızda, bağlamalar en hazin türküleri çalıyordu. Dünyanın yüzü değişiyordu son soluk. İnsanların yüzü soluk ve tedirgindi.. En hazin karanlıklara açılıyordu uykudaki gözler. Bedenler tek, ruhlar karmaşıktı. Elif gibi yalnız olmak sevinci vuruyordu kıyılarına. Sağır ve dilsiz günlere kalıyordu umutlar. Şükür iflas etmişti kalplerin kuytusunda. Sadakat oynaktı, şefkat firari. Tufan sonrası sabahlara uyanıyordu bedenimiz. Her sabah yeni baştan kurulan dünyaya yeni baştan elbiselerini giyinen insanın unuttuğu huzur medeniyetini kolluyordu melekler... Bir hazan elemiyle yürüdüğümüz yollara kar yağıyordu. Yağmalanıyordu düşler, şehrin kirli kadranında. Sözü senet sayan adamlar gitmişti... Bu devir başka bir devirdi... Bir adam düşüyordu... Buz tutmuş kaldırımlara düşüyordu yüreği... Hodbin yürekli adamlar kuşatmıştı iyilik bahçelerimizi. Aşina yüzlerde bin pünhan gizliydi. Tenha sokaklara, üşüten step hüznü ve yalnızlığı bağdaş kurup oturmuştu. Eşkıya gülüşlü arnavut kaldırımlar sırıtıyordu ardımızdan müstehzi... Günahları çoğalan caddeler raks ediyor, akşamı derelere sarkıtan zaman acımasız ve düzenbazdı. Öfkenin mayınları tutmuştu sokakları. Bilcümle yaşananlar şimdi bilmeceydi artık. Hayrın şimşekleri yağmur getirmiyor, ama bulutlar ağıyordu göklerimizi. Hüzün çağı sarıyordu zamanı. Şarkılar en acıyı söylüyordu. Gülüşler eksik, gülüşler soğuk, gülüşler eğretiydi yüzümüzde donup kalan... Kalbin kafesinde kaybolan iyilik huzmeleri tutsaktı . Üzerimizden gözlerini çeken ulular gideli karanlık basmıştı kentlerin üzerini. Riyanın girdapları çekip alıyordu kalplerimizi, bizi... Sözü senet sayan adamlar gitmişti... Bu devir başka bir devirdi...
Bir adam düşünüyordu... Kalbini geri alan bir hayatın serin barınağına çekiliyordu ansızın. Sözü senet sayan adamların arasına çekiliyordu. Elif gibi yalnız olmak sevinci sarıyordu kalbini. Elif gibi yalnız olmak. Riya medeniyetinde bir sabah... Elif gibi yalnız olmak düşüncesi sarıyordu her yerini. Elif gibi yalnız olmak ... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
|
| Türk Olmak ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Soykırım İddialarına Bakış ve Genel Bir Değerlendirme | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarih Bilinci | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Vesayete Kin Kusan Alçak Velayetçiler | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarımdaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Birileri Terörle Mücadele Etmiyor ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Rusya mı ? ABD mi ? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Lions ve Rotary Olabilmek Ne Demek? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Kararın Ardından... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bizde Hiç mi Suç Yok? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Mehmet Âkif İnan | |
| Diğer Yazıları |