|
Mihrimah Sultan

Meryem Aybike Sinan
Geçtiğimiz Cuma akşamı Moral Fm radyosunun konuğuyduk. Sevgili kardeşimiz Selahaddin Kocaaslan’ın hazırlayıp sunduğu “Hoş Sada” Programına sevgili ağabeyim, hocam Mehmet Nuri Yardım ve eşim Mürsel Bey davetliydik.
Büyük bir heyecanla yola koyulduk. Kısa zamanda kendimizi Yenibosna'daki Nesil Yayıncılık ve Moral Fm binasının önünde bulduk. Bizler sevgili kardeşim Selahattin Kocaaslan ile Moral Fm Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Arıdoru Beyefendinin odasında otururken bizden önce radyoya gelen sevgili hocam, Mehmet Nuri Yardım ağabeyim de içeri girdiler. Gerçekten ailem gibi sevdiğim bu kuruluşa ilk kez gitmenin heyecanı daha üzerimdeyken, Moral Fm Genel Müdürü Haluk İmamoğlu, Nesil ve Etkileşim Yayınlarının Yayın Kurulu Başkanı Safa Mürsel Beyefendi, o sırada devam eden "Panaroma" programını bitirip içeri girdiler.
Haluk İmamoğlu Hocam ve Safa Mürsel Beyefendi benim için çok özel insanlardır. Esmaü’l Hüsna yazılarımın fikir babasıdırlar. Beni sonsuz bir huzurun kıyısına çekip, Yüce Mevlanın isimleriyle kalbimi nakışlamama vesile olan bu gönül kumaşları ipekten sevgili ağabeylerime, hocalarıma buradan sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum.
Haluk İmamoğlu Hocam program öncesinde bizleri Nesil ve Etkileşim Yayınlarının sergilendiği salona götürdü. Seç –beğen –al diyordu Hocamız, ama hepsi öylesine seçkin eserler ki hangi birini seçeceğimi açıkçası bilemedim. Ancak Sanatalemi’nden Muhterem Yüceyılmaz Hanımefendinin son kitabı “Mihrimah Sultan” romanı ve Murat Başaran Beyefendinin “Kış Bebeği”, Sadettin Kaplan Ağabeyimin “Kılıcım Şahidimdir” adlı eserlerini özellikle aradı gözlerim. Bu kitapları bir an önce okumak ve sütunumda tanımayanlara anlatmak isteğiyle tutuştu yüreğim.
Zaman darlığından detaylı bir şekilde kitapları inceleyemeden salondan çıkıp stüdyoya koştuk. Güzel bir program, güzel bir geceydi. Teşekkürler Selahaddin Bey,teşekkürler Abdullah Bey, çok yaşa Moral Fm...
Bu girizgahtan sonra gelelim Mihrimah Sultan’a...
Muhterem Yüceyılmaz, zaten büyük bir yazar. Ahmet Kabaklı gibi bir zirve ismin teveccühünü kazanmış, Türk Edebiyatı Dergisinde "Yazı İşleri Müdürlüğü" yapmış çok önemli bir hanımefendi yazarımız.
Muhterem Yüceyılmaz’ı uzun yıllar önce Türk Edebiyatı Dergisinde çıkan hikayelerinden tanır ve bilirim. Sözü de kuvvetlidir, özü de. Birileri gibi sırtını bir takım medyaya dayamış bir yazar değil, aksine sanatının gücüyle var olan bir hanımefendidir. Edebiyatı geleceğe kalan, her satırından mes’ul, kalemine karşı sorumlu bir kalem güzelidir.
Nesil Yayınlarından çıkan bu üçüncü eseriyle, gerçekten fırtınalar gibi esiyor yüreğimize. Daha önce yayımlanan “ Kandil” adlı eserini bir çok öğrencime dönem ödevi olarak verdim. Kitabı okuyan o gencecik öğrenciler bile farklı ve sıra dışı bir yazarla karşı karşıya olduklarını hemen farkettiler.
Her zaman söylüyorum, yine söyleyeceğim.
Bir takım yayınevlerinin, benim “fason edebiyat” diye tanımladığım, hiçbir sanat değeri olmayan kitaplara yatırım yapmasını sanat adına, edebiyat adına bir talihsizlik olarak görüyorum. Biz bedii zevki gelişmemiş, sıradan cümleleri sanat zanneden, okuduğunu anlamayan, zihnini sözcüklerin dansıyla cilalamayan nesillerin ne durumda olduğunu çok yakından gören, bizzat aralarında mücadele eden edebiyat öğretmenleri olarak, böyle kaliteli kitapların neşrinden sonra iyi bir tanıtım yapmalarını da özellikle vurguluyoruz.
Bu hususlarda öğrenci, çok satanın daha kaliteli olduğunu düşünüyor ve çok satanlar listesinden kitap isimlerini öğrenip satın alıyor ne yazık ki. Bu tanıtımları en iyi yapan yayınevleri de , yazarları da kazançlı çıkıyor. Bu hususta bir takım medyanın yazarlarıyla, yeni çıkan kitaplarını tanıtım bombardımanına tuttuğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.
Muhterem Yüceyılmaz’ın bu nadide eseri gerekli tanıtım yapılırsa eğer, hak ettiği yere gelecektir. Hatta öyle ki güzel bir filmin konusu dahi olabilecektir. “Mihrimah Sultan” adlı bu şaheser kitabı okuduğum süre zarfında sık sık gözyaşlarına boğulduğumu söylemeliyim. Bir aşk ancak bu kadar dile getirip anlatılır.
Bir Cihan İmparatoru ile onun küçük cariyesinin bu aşk masalı, televizyonlarda reyting rekorları kıran basit aşkları nasıl da gölgesinde bırakacak güzellikte ve özellikte. Bir imparatorun da insan olduğunu, onun da aşk acısı çektiğini ve aşkı önünde nasıl da diz çöktüğüne tanık oluyoruz. Bu aşkı Muhterem Yüceyılmaz’ın nefis üslubu zirveye çıkarmış.
Bu eserin tarihi bir roman olmasının yanısıra, en önemli özelliği müellifinin kullandığı o insanı büyüleyen, bir ırmak gibi yüreğimizde akıp giden büyülü dili... Mükemmel bir şekilde kullanılan Yüceyılmaz dili, zaten sürükleyici olan romanın konusunu daha da pekiştiriyor, zirveye taşıyor.
“Mihrimah Sultan” romanı benim de hep yazmayı istediğim, zihnimin bir yerlerinde hep duran etkileyici bir konuya sahip. Hürrem’in bir kadın sanatkarın dilinden anlatılmış olması ayrı bir tad ve güzellik katıyor romana. Öznesi kadın olan bu aşk serüvenini en güzel bir kadın anlatırdı ve Muhterem Yüceyılmaz da kalbini ortaya koyarak eserin hakkını teslim etmiş diyebilirim.
Bu romanın Genel Yayın Yönetmeni Dr. Veli Sırım. Yayın editörü Yahya Ayyıldız. Başta Sevgili Ablacığım Muhterem Yüceyılmaz Hanımefendi olmak üzere Nesil ve Etkileşim Yayınlarını bu güzide eser için kutluyorum ve bahtı açık ola diyorum.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|