Prof.Dr. İbrahim Arslanoğlu

 
Rektörlük Seçimleri
 
Diğer Yazıları

Mehmet Derebeyoğlu

 
Ergenekon Çıkış
 
Diğer Yazıları

Muhammet Yılmaz

 
Örtülen Tarih
 
Diğer Yazıları

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Kayısılar Çiçeklendiğinde Yazdır E-posta
Cuma, 28 Mart 2008

Kayısılar Çiçeklendiğinde

Meryem Aybike Sinan


Kayısı çiçeklerinin henüz açtığı demlere ayarlanmış bir ruhum olduğunu öğrendiğimde baharlar çoktan bitmişti. Kara kışlar kuşatmıştı dallarımı. Muhacir kuşlar gitmiş,savruk rüzgarlar dolu dizgin savurmuştu dalından düşen yaprakları. Kayısılar gazel dökmüştü. Hangi türküydü hatırlamıyorum...
“Şimdi gazel döker ömrün bağları.”
Durgun sularda akis aramayan bir çağa yenilen kırılgan ruhumun ilacı olmuştu türkü.Yüreğimdeki tüm duygular göçebe misali uçup gitmişti.
Kayısıların çiçeklendiği günlerden söz ediyorum.
Güneşin göllerden döküldüğü, , suların ürperdiği demlerdi. TRT radyolarında yurttan sesleri dinliyordum. Bitmemiş türküler yakalıyordu yüreğimi bin bir yerinden. Türkülerin içtenliği, şarkıların yüzünü kızartıyordu. Bahar inmişti kürklü yamaçlara. Zarif tepeler, çiçeklerin menziline düşmüştü...
Hüznün ağı yakalamıştı sözlerin perçemini.
En kaynar kavgalara duruyordu yüreğim.
Uzaklardan, çok uzaklardan kara haberler geliyordu yüreğimi delen geçen.


Kayısılar çiçeklendiğinde, mevsim bahar diyordu. Tüm kapılar pembe feraceli şafak perisine açılıyordu. Eşkıya gülüşlü dağlardan inen sis denizi perdeliyordu kaçamak yapan güneşi... Sevda dalıyordu şarkı söyleyen derelere...
Kayısılar çiçeklendiğinde diyorum...
Mevsim bahar diyordu.
İdrisağaçları selamlıyordu şemsiye şemsiye gelen huzuru...Gönüldeki dağ sağalıyordu. Derin bir mavi çoğalıyordu göklerde. Bulutlarla gizlenmiş dağlar, çok uzaklardaki sevgiliyi hatırlatıyordu. Yağmur bulutları ağıtlar yakıyordu. Çiçeklerden bir yatak açılıyordu derelerin bağrında.
Sen gelince...
Mevsim bahar diyordu.
Sıcaklar iniyor.. .
Güneş düşüyordu durgun sulara. ..
Sen geliyordun.


Kayısılar çiçeklendiğinde...
Yola düşmenin tam zamanıydı. Kutlu bir sefere yol gözüküyordu. Yolların tozu kurumadan, dallar yeşile düşmeden, gelen bahara inat savrulan yüreğimi götürüyordu işte...
Götürüyordu,yenik düşmüş ruhumu. Siliyordu yanaklarımdan donup kalmış gözyaşını. Bitiriyordu, savruk yitilmişliklerimi. Düşlerime sinen pespembe yalandı belki de. Yalanlar çabuk tükenirdi.. Çabuk tükenirdi mum ışığı. Yalanların çok, gerçeğin yok olduğu bir devirdi işte. En dik duran omuzlar bile yalana eğiliyordu.
Sevgilerin,canhıraş aşkların solduğu zamanlarda...
Rüzgar söylüyordu her şeyi.
Tüm aşkları alıp götürüyordu.
Kayısılar çiçeklendiğinde..
Sen geliyordun.
Mevsim bahar diyordu.


Artık...
Mevsim bahardı.. Sıcakların önü açılmıştı .
Mahzun bakışlarının esrarı yakalamıştı yüreğimi. Ruhumuzun düğmelerini ilikleyen manevi iklimin tılsımı yağıyordu üzerimize. Yüreğimize bir sessizlik çökmüştü. Baharın tatlı meltemine sevinç mayalayan günlerdi. Hayatın etrafımızda ördüğü ince komedi ağlarını bile düşünmez olmuştu ruhum. Tülümsü hatıralar sıcaklığını korurken, iyilik taşları yüreğimizin en mutena yerine düşüyordu.
Mevsim bahardı. Üstelik tatlı bir meltem kurutuyordu gözyaşlarımı.
Sen gelmiştin. Seninle, kaybettiğim,duygularımı çiğneyip giden tüm güneşli günler kapıma dayanmıştı...
Dışarıda mevsim bahardı. Üşüten kara kışa inat...
Kayısılar çiçeklenmiyordu aslında...
Mevsimler kışı gösteriyordu...
Baharlar uzaklardan el ediyordu.
Bahar niyetine seni kuşanıyordum.
Sevinçten ellerime kar yağıyordu.

Yorum (2) >> feed
çok güzel...
Yorumu yazan sevim, Mart 30, 2008

Ne diyeyim. Yine çok güzel. Çok güzel ve çok özelsiniz Aybike hanım. Sizi çok seviyorum.

Tebrikler
Yorumu yazan Metin Yılmaz, Mart 31, 2008

Son dönemde böylesi güzel bir yazı okumamıştım, harika tek kelimeyle...

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >