|
Ezan Sesine Uyanmak |
|
|
|
Çarşamba, 12 Mart 2008 |
Ezan Sesine Uyanmak

Meryem Aybike Sinan
“Bir âlem düşünürüm ezan sesinde
Bir âlem ötenin çok ötesinde
Kimseler görmese gidip diz çöksem,
Ağlasam câminin bir köşesinde.”
(Yavuz Bülent Bâkiler)
Bismihi,
Vakit sabah...
Camilerde ezan okunuyor...
Efsununun mızrabı değiyor gönlümüzün tellerine.
Gece zamanın sarkacında uzanmış taze günün ellerine. Şimdi vakitlerden tan vaktidir. Camilerde saba serinliği... Ezan-ı şerif okunuyor. Ezanın kutlu sesi açıyor yüreğimin perdesini. Esrarlı bir saba açıyor gönlümün kapısını, sızıyor ta derinlere. Ürperiyor ve uyanıyorum. Bir el dokunmuş yüreğime saba tadında esrarlı. Gözlerim buğulanıp yağıyor nisan’a inat. Hiçliklere inat. Menekşeler, ıtırlar boy veriyor yüreğimin bahari toprağında. Kimselerin ayak basmadığı gönlümün sessiz kırlarında, bin kır çiçeği açıyor her dem ... Kokular getiriyor saba rüzgarı, çok uzaklardan el değmemiş... Kelebek kanatlı bir düş görüyorum ve düşüyorum peşine. Beni O’na götürüyor. Düşlerimi hayra yoran duaların peşine sürükleniyorum... Asrın cehenneminden iltica ediyorum En Sevgili’nin saadet kapısına.
Çalıyorum, çalıyorum, bir daha çalıyorum...
Ezan sesine uyanıyorum... Mültecinim diyorum kapınızda ey Sevgili mültecinim diyorum... Ve bana açılıyor ümidimin kapıları... Giriyorum ardıma hiç bakmadan.
Şükürler sana Rabbim, şükürler olsun...
Dergahının kapısı açılmazsa üstüme...
Gözler bakış/sızlanır...
Vakit sabah...
Camilerde ezan okunuyor...
Efsununun mızrabı değiyor gönlümüzün tellerine.
Üveyikler çiçeğe durmuş dallarda seni anıyor. Gece günle kesişiyor, ırgalanıyor yıldızı alınmış geceler. Sabahın en derin uykuları uyanıyor ezan sesinde. Vakit şafağın güllerini açıyor. Serin bir rüzgar mahmuzlamış gayret atını. Rahvan bulutlar geçiyor gözlerimden. Her biri senin sevginle dolu dolu Rabbim... Bin umut fırtınası kopuyor yüreğimde. Tüllenen hayallerim asr-ı saadeti kuşanıyor. Senin tatlı seherinin melteminde neşv ü neva buluyor ruhumuz. Ruhumuz erbabına giydirilen yalancı rüyalarla avunmuşuz yıllar yılı.... Seherin kadranına senin kelamın düşerken, derin uykulardan uyanıyoruz... Efsunun mızrabı değiyor gönlümüzün tellerine. Bize bizi uyandıracak bir selam ver Allahım. Bizi selametinle sarmala giydir. Üşüyoruz. Şafak meyus, şafak tedirgin. Yine senin selamın düşsün bir şebnem gibi dallarımıza. Uyanalım seherin kollarında. Lakin...
Seherde senin adını zikretmese insanlar, kuşlar cümle mahlukat... Selamlaşmasak Rabbim...
Dil hanesi ar/sızlanır...
Güneş doğmaz olur...
Seher şafak/sızlanır...
Vakit sabah...
Camilerde ezan okunuyor.
Efsununun mızrabı değiyor gönlümüzün tellerine.
Dile geliyor yüreğimdeki gül kokuşlu dualarım.Dile geliyor cümle mahlukat. Tenasübün şahikası şaha kalkıyor. Güvercin bakışlı dualar yükseliyor senin ülkene... Karanlık göklerdeki yıldızlar şehrayini seni tespih ederken, aşkının cezbesiyle savruluyor. Karani yürüyüşlü bir serüven başlıyor yüreğimde Yemen Ellerine doğru. . Zamanın etiketi üzerinde “çabuk geçer” yazıyor. Her biten gün tabutlara saklanıyor. Ömrümü azaltıyor her gün batımı. Seherlerde giyiniyorum yeni baştan ömür feracemi. Karnesi kırıklarla dolu bir kulunum. Bütün imtihanlarım kötü geçiyor. Beni amel defteri geçer olandan kıl. Nefsimin ordularına beni mağlup ettirme Allahım. Aklımı koru, beni koru, bahtımı güle yaz...
Akıl deli divane
Yürek sızlanır...
Dualarım olmasa,
Akıl/sızlanır...
Vakit sabah...
Camilerde ezan okunuyor.
Efsununun mızrabı değiyor gönlümüzün tellerine.
Seher huzurun ellerinde aydınlanıyor. Ben bir başıma kapındayım. Ellerimde dualarım, dudaklarımda nisyan türküleri, bir başımda kapınızdayım efendim. Ruhuma bir ilaç gibi dokunuyor efsunlu bir saba rüzgarı. Beni benden koparıyor. Ruhum ayrılıyor bedenimden sana geliyorum. Beni çağıran davetinin peşindeyim. Davetinin dilencisi bu yürek bir seher vakti çalıyor kapını rabbim. Çalıyorum, çalıyorum, bir daha çalıyorum...
Ezan sesine uyanıyorum... Mültecinim diyorum kapınızda ey Sevgili diyorum... Kabul buyur beni. Rüyalarımda sen, dualarımda sen varsın bir... Dergahına kabul buyur, Yâ Mütekebbir diyorum. Seherlerde uyanmazsa bu yürek...
Gözler ışık/sızlanır...
Vakit sabah...
Camilerde ezan okunuyor.
Efsununun mızrabı değiyor gönlümüzün tellerine.
Efsunlu bir el dokunuyor omuzlarıma beni kendine çekiyor. Uyanıyorum derin uykularımdan. Dualarım ellerimde çiçekleniyor, sümbül kokan, gül kokan bir demetle geliyorum kapına. Yalvarıyorum. Seherin tatlı meltemi doluyor ruhuma.
Asırlık günahlarımın gölgesinde ellerimi sana doğru açıp yalvarıyorum Yakup misali.. Zaman buruk, günahlarımın terkisinde. Yüreğimde utancım düğüm düğüm. Bir kör hafızım, günahlarını sayıklayan. Esmeyi unutmuş bir rüzgarım, seherin nazlı sarkacında. Kabuslara uyanan bir rüyayım, uykuların orucunda. Günah sularının arkında devrile devrile akıyorum. Umudum sensin.
Güvendiğim tüm dağlardan çekildim.
Sana sığındım Allahım, sana inandım, sana güvendim...
Sığınmazsa dergahına bu yürek, kederinden sızlanır,
Gönül biçare kalır, baht/sızlanır.
Gönül duygu/sızlanır....
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|
|
|
Prof.Dr. İbrahim Arslanoğlu
|
|
|