Anasayfa

Melih Gökçek Doğalgazlı Semtlere Kömür Dağıtıyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi, seçimler öncesi doğalgaz kullanılan semtlere bile kömür dağıtıyor.

Devamını oku...

Dolar Yükselmeye Devam Ediyor !

Piyaslar kalla bullak. Doların ateşi yeniden fırladı. Dövizin kalbi Tahtakale'de döviz fiyatları aldı başını gitti.

Devamını oku...

Diyarbakır'dan Kara Haber: 2 Şehit, 2 Gazi

Diyarbakır Lice ilçesi Kayacık Jandarma karakoluna sızmaya çalışan teröristlerle asker arasında çatışma çıktı. Kara haber tez geldi.

Devamını oku...

Kahraman Binbaşı Süleyman Can Ağrı'da Şehit Düştü

Asker Ağrı kırsalında PKK ile çatıştı. Gelen ilk haber ise yürekleri dağladı. 3 askerin yaralandığı çatışmada bir binbaşı şehit.

Devamını oku...

Devlet Bahçeli:"Hepimizin Başı Sağolsun" (VİDEO)

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin, Milletvekili Günzüz Aktan'un vefatından dolayı çok üzgün olduğu dikkatlerden kaçmadı

Devamını oku...

MHP Milletvekili Gündüz Aktan Vefat Etti

Kalp rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 2 haftadır Ankara'da Akay Hastanesi'nde tedavi gören MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Suphi Aktan vefat etti.

Devamını oku...

Türkçülük, Irkçılık Değildir

TÜRKÇÜLÜĞÜ, tam bir gerçekçi gözle inceleyen ve Türklüğe bilimsel değer kazandıran Ziya Gökalp’in çalışmalarının en önemli ürünü "Türkçülüğün Esasları" adlı eseridir.

Devamını oku...

Otoparkta saniye saniye meydan kavgası

SAKARYA'nın Akyazı İlçesi'ne bağlı Buğdaylı Köyü'nde hayvan otlatılması anlaşmazlığı nedeniyle kavgalı olan iki aile fertleri, ilçe merkezindeki otoparkta karşılaşınca, aralarında silahlı, keserli sopalı kavga çıktı, saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı.

Devamını oku...

Bahçeli'den önemli açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. İşte Bahçeli'nin açıklamasından satırbaşları:

Devamını oku...

CHP Nasıl İktidar Olur ?

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın kara çarşaflı bayanlara CHP rozeti takmasının yankıları sürüyor. Hürriyet'in usta kalemi Bekir Coşkun bugünkü yazısında CHP'yi fena "ti"ye aldı.

Devamını oku...

HaberDokuz Özel Haberleri

Ankara'da İsyan Provası ! (ÖZEL HABER- VİDEO)Ankara'da İsyan Provası ! (ÖZEL HABER- VİDEO)
Türkiye geçen hafta içinde verdiği 23 şehidinin yasını tutark...
Devamını Oku...
HaberDokuz 2 YaşındaHaberDokuz 2 Yaşında
2006 yılının eylül ayında yayına başlayan sitemiz haberdokuz.com internet...
Devamını Oku...
Bunun Adı Provokasyondur ! (Özel Haber)Bunun Adı Provokasyondur ! (Özel Haber)
Kendilerini ‘aydın’ olarak tanımlayan bir grup akademisyen, yazar, s...
Devamını Oku...
Engel Tanımayanlar...(HaberDokuz Özel Haberi)Engel Tanımayanlar...(HaberDokuz Özel Haberi)
...
Devamını Oku...
Hollanda'nın PKK'ya Verdiği Destek Sürüyor ! (HaberDokuz Özel Haberi)Hollanda'nın PKK'ya Verdiği Destek Sürüyor ! (HaberDokuz Özel Haberi)
...
Devamını Oku...
Erguvan Zamanı Yazdır E-posta
Perşembe, 26 Haziran 2008

Erguvan Zamanı

 

 

Meryem Aybike Sinan

 

            Hüznün hikayesini söylediği zamanlarda dinlediği şarkının adıydı. Öğlen sonraları, kendini huzurun ellerine vermek istediği demlerde notalardan dökülen nağmeler yüreğinin derinlerine sızıyordu. Yaslıydı. Giden güzelliklerin ardından gözyaşı döküyordu.

            Erguvan zamanıydı üstelik.

Çok yakında bahçeler süslenecek ,ağaçlar naz içinde salınacaktı baharın tatlı melteminde.. Şeftali ,erik , kayısı ağaçları erguvana intizar ediyor gibiydi. Yalancı bahar gelmiş ve  Erguvan tomurcuğa durmuş , erikler çiçek açmıştı.. Hep aynı şarkıyı söyleyip duruyordu yüreği:

 

            “Erguvan zamanı gel bana emi

            Bir daha hiç gitme ama ne olur

            Çiçekler solmadan gelmeyeceksen

Boş yere bekletme ama ne olur.”

 

Yalancı bir çağın ayakları basmıştı kalbinin duvarlarına. İnsanlar, mevsimler, gülüşler, ağaçlar,çiçekler, cümle mahlukat yalandı. Yalanlardan koca bir medeniyet yükseliyordu. Yalan hayatın ta kalbindeydi.

 Yalan, her yer yalandı.

  Erguvan zamanı bile.

 

 

Erguvan zamanı gelip geçiyordu umarsız. Kaç zamandır tadı yoktu... Kara kış dağlardan inmemiş,  ruhu kararmış şehirlerin üzerine beyaz ellerini değdirmemişti. Caddeleri günah sularının arkından beslenen hüzünlü kentlerin üzerine ipil ipil bir yağmur yağıyordu. Sokaklar kalabalık ve dardı.

Bu yıl kara kış dağlardan inmemişti...

Tomurcuklar dalından erkenden terlemiş, gülümsüyordu güneşi yalancı bahara. Her şeyin yalan olduğu bir çağ yaşanıyordu dışarıda. Kendini eskiye dair dünyanın pembe avuntusu içinde tutmaya çabalıyordu.

Üstelik Erguvan zamanı yaklaşıyordu.

“Ölümden başkası yalan” diyen şarkı düştü diline bir an. İnsanın biricik  gerçeğinin madde olduğu bir çağda bu şarkının ne hükmü vardı ki...

Erguvan telaşı düşse de baharın üzerine, tadı yoktu, neşvesi yoktu baharın.

Herşey yalanken üstelik.

 

 

Hüzün gezegenine yolculuk vardı. Eski kitaplarda anlatılan, sonu hüsranla biten bir masal yağıyordu düşlerine. Mevsimlerin sabrı tükenmişti en sonunda. Arzın kalbi kanıyordu. Küreselleşen dünyada bir güvercin tünüyordu en son kalan defne dalına. Ölümün soğuk elleri tutuyordu bir bir kanatlarını.

 Müstehzi gülüşler yağmalıyordu insanlığın kalbini.

Erguvan zamanı kapıdayken üstelik.

Akşamların erguvani rengi ekleniyordu yüreğinin yarasına. Kanaviçe bakışlı menekşeler, yumuk mavi gözlerini dikmişlerdi gelen yalancı bahara. Bir serin rüzgar söylüyordu fısıltılı güzelliğini erguvanın. Yalnızlık demleniyordu gecenin karasında.

 

“Erguvan baharın aşka daveti

Aşk için neyleyim başka daveti”

 

Bahar, elvan elvan yalan kokuyordu. Karın değmediği dallara, bahar yeni baştan gülümsüyordu.

Zaten hiç gitmemişti ki bahar...

Dağlardan kara kışı indiremeyen tembel bulutlar şaşırmıştı. Hüzün yağıyordu göklerden. Güzelliğin ülkesinden gelmeyen mevsimler, küsmüştü yeryüzüne. Yaradanın huzurunda secdeye kapanan Yusufcuk kuşu ötüyordu seherin aydınlığında. Her şey tazeleniyordu yalancıktan.

 Erguvan zamanı yaklaşıyordu. Bin güzellik bahşetmek için Boğaziçi’ne...

 Her şey yalanken üstelik... 

 

 

Erguvan çiçek açacak,

İstanbul, Boğaziçi, erguvan çiçekleriyle tutuşacak, aşıkların bağrı yanacaktı bu demlerde. Bir erguvan güzelliği saracaktı dört yanı. Hercai menekşeler göz süzecekti serin gölgelerde.

Mevsim dönüyordu. Uzak seferlere hiç gitmeyen bahar dönüyordu.

            Taptaze günler kapımıza gelmeden, yüreğimizdeki düğümleri çözüp baharı karşılama telaşı sarıyordu içimizi. Baharları kim sevmezdi. Kim kucaklamazdı yüzümüzü okşayan baharın tatlı meltemini. Yalancı bahar olsa da, kim sevmezdi baharı?

            Üstelik Erguvan zamanıydı. Bir akşamın yorumu hissettiklerimizdedir. Şarkılar, tesellisidir, hüznün kederin. Yalan söylese de mevsimler, bahar geliyordu en sonunda...

Çetin soruları vardı gerçeğin. Derviş yürüyüşlü ötelere sarkıyordu düşlerimiz. Kandil kandil öteleri muştulayacaktı erguvanlar birazdan...

Esrarlı şarkılar yıkayıp geçecekti kalbimizin paslarını.

Mevsim dönüyordu. Uzak seferlere hiç gitmeyen bahar dönüyordu

Erguvan diyordu şarkı. TRT sanatçısı,  en güzel yorumuyla söylüyordu. Şarkılara sızan erguvan, usulca yağıyordu üzerine üzerine yalnızlığın.

 

“Erguvani büyü sarmış dört yanı

Unutmuş gönlümüz kışı hazanı

Ve sevda yaratan kutlu zamanı

Bu defa kaybetme ama ne olur”

 

Mevsim dönüyordu. Tomurcuklar bir bir patlıyordu... Şarkılar çalıyordu radyolarda. Sevda üstüne, ayrılık üstüne, erguvan zamanı üstüne. Kulaklarım dikiliyordu şarkının nağmelerine...

Şarkı, erguvan diyordu...

TRT Sanatçısı Melihat Gürses söylüyordu.

 

 

 

 

 

 


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
  • 10/09/2008 01:10 -