• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

21
Temmuz
2008
Anasayfa
Seçimin Galibi Tayyip Değil Arınç'tır Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Seçimin Galibi Tayyip Değil Arınç'tır

 

Mehmet Derebeyoğlu

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

Seçim bitti.

 

Bizlere göre, beklenmeyen değil beklenen netice hasıl oldu.

 

Cumhuriyet kurumlarının başındakilerde ve özellikle Medya Plazalarından Boğaz manzarasını seyrederek yazan kalem erbabında bir şaşkınlık gözleniyor.

 

AKP neden bu kadar çok oy aldı?

 

Son yıllarda borsayla, faizle, dövizle haşır neşir olan ve gittikçe halka yabancılaşan bu gruplar için şaşılacak bir taraf yok.

 

AKP bu seçimde; Cumhurbaşkanlığı seçimini gündemde tutarak, başaramadıklarını, hatalarını, yanlışlarını, teslimiyetçi, işbirlikçi politikalarını, bugün şaşıran medya erbabının millete taktığı yeşil gözlük sayesinde sümen altı ettirmiştir.

 

1950'li yıllardan bu yana Türk Milleti'nin CHP'ye karşı kanı ısınamamıştır.

  

Doğu blokunun çöküşünden sonrada solun temsil ettiği değerler aşınmış veya fırsatçı sağ partilerin argümanı haline gelmiştir.

 

CHP'nin ve ulusalcı diye ortaya dökülenlerin, inançlardan kopuk, dini hassasiyetlere saygısız tavrı bu seçimin en önemli etkenidir.

 

CHP'liler; 60 yıldır sanki seçim kazanmışlarda bugün sadece sayın Baykal seçim kaybetmiş gibi, genel başkan değişsin diye kazan kaldırmışlardır.

 

Üzerimize elzem değil ama, CHP'de değişmesi gereken Baykal değil, milleti anlamakta zorlanan zihniyetleridir.

 

Bu seçimin en önemli sihirli cümlesi  Bülent Arınç'ın ortaya koyduğu "Dindar Cumhurbaşkanı" ifadesidir.

 

22 Temmuz seçimlerinin sonucunu Bülent Arınç belirlemiştir.

 

Zaten Anadolu'da 10-15 bin nüfuslu ilçelerde TOKİ'nin yaptığı 200-300 adet konutlar, o ilçenin oy kapasitesinin yüzde 20'lerine tekabül etmektedir.

 

İktidarda olmanın avantajları, devlet gücünün seçimde kullanılması, Temmuz sıcağında dağıtılan kömürler, kuponlar, gece dağıtılan erzak paketleri oy'a dönüşmüştür.

 

Bizler açısından AKP'nin aldığı bu sonuç süpriz değildir.

 

Süpriz olan AKP'nin gayri milli enternasyonal politikalarına karşı MHP'nin beklenen patlamayı yapamış olmasıdır.

 

Bunun sebebi; bir türlü tek başına iktidar olamayan ve aramızda geçmişte kan davası olan şimdiki Türkiyeli sol çevrelerin, MHP'ye aşırı ölçüde tezahüratı ve kendilerine yandaş gösterme çabalarıdır. 

 

Ortaya ciddi bir vizyon proje koyamayan CHP'nin bir adayının CHP=MHP pankartı açmasını acaba kangi ülkücü onaylamıştır.

 

Sol çevrelerin MHP'ye olan tezahüratı; daha önce sola oy veren vatansever seçmenden yüzde bir gibi bir destek sağlamış olsada, esas MHP'nin oy depolarında, MHP'nin aldığı oy'un toplamından daha fazla oy kaybına neden olmuştur. İşte Erzurum, Erzincan, Yozgat, Kayseri, Nevşehir. İstanbul başta olmak üzere Trakya ve Ege'deki MHP'nin oylarındaki artış ise PKK terörüne karşı bir tavır olmakla birlikte yetersiz kalmıştır.

 

Düz ovada dört ayağının üstüne çakılan kırat meclis dışında kalırken, düz ovaya davet ettikleri meclise girmiştir.

 

Kendisinde seçime girme gücü bulamayan BBP'nin bağımsızlarının  MHP aleyhtarı tutumlarıyla Anadolu'da çok az oylarla MHP'ye kaybettirdiği milletvekili sayısı ortaya çıkacaktır. 

 

AKP'nin; medya plazalarındaki gizli müttefiki ABD-AB'ci onbinlerce dolar maaşlı sol kalemşörlerin desteğinde, MHP-CHP koalisyonu yaygarası MHP'ye umulanın üzerinde zarar vermiştir.

 

2002 seçimlerinde AKP'yi, yüzde 95'i müslüman olan bir ülkede islamcı diye güya yererek dolaylı destekleyenlerin, bu seçimde de MHP-CHP koalisyonu senaryosu ile destekliyor görünmeleri ahlaksızlıktan başka birşey değildir. Bahçeli'nin son açıklamalarından sonra da neye şaşırdılarsa şaşırmış görünüyorlar.

 

MHP, Türk Milleti'nin gönlünde marksist sol'a ve CHP'ye karşı dik duruşu ile yer etmiştir.

 

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli; seçimin hemen akabinde çok akıllı bir duruşla, MHP'nin siyasi yelpazedeki konumunu belirlemiştir.

 

Seçim sonuçlarına, milletin iradesine bir saygı olarak; Cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM'nde yerlerini alacaklarını açıklamıştır.

 

AKP'li bir adaya oy vereceklerini söylememiştir. MHP kendi adayını çıkaracaktır.

 

Böylece Çankaya konusundaki krize son noktayı koymuştur.

 

MHP-CHP koalisyonu bekleyen ve oyunu CHP'ye veren kalemşörler şaşırmıştır.

 

Sayın Bahçeli çok isabetli bir tavır ortaya koymuştur;

 

Yönledirilmiş de olsa milli iradeye ve demokrasiye olan saygısını dile getirmiştir.

 

AKP'ye çok ince bir uslupla kibarca meydan okumuştur.

 

Artık ağlaman için bir bahane kalmadı, buyrun muktedirsen kimi seçmek istiyorsan seç.

 

Milletten aldığı yetkinin gereğini yap.

 

Devlet Bahçeli'nin mesajı alınması gereken yerlerce alınmıştır.

 

AKP'den gelen riya dolu övgülerinde, Sol'dan gelen yergilerinde anlamı yoktur.

 

Burada merakla beklenen AKP'nin elini bağlayan bir engel kalmadığına göre, aldığı vekaletin hakkını verebilecekmidir?

 

Sahte demokrasi kahramanı mücahitlerin maskesi, Bahçeli'nin bu tavrıyla çok yakında düşecektir. Bekleyin.

 

Diğer bir husus, askerin Çankaya konusundaki tavrı ne olacaktır?

 

Bunu esas düşünecek olan MHP değil, AKP'lilerdir.

 

Ülkücüler, askerin işine gelmediği gün Mamak zindanlarında işkenceye reva görülen, işlerine geldiğinde de kullanacakları takma kafalı insanlar değildir.

 

Milli iradenin yenilendiği bir ortamda MHP, askerin ne diyeceğine değil Milletin sesine kulak vermiştir.

 

Doğru gidenin başı duvara çarpaz.

 

MHP emin adımlarla Milli Devlet ülküsüne yürüyecektir.

 

Şer odaklarının desteği ve yalanlarla Milleti yanıltan AKP'nin ise nerede hangi düz ovada hangi kuyuya düşeceğini hep birlikte göreceğiz.

 

MHP'nin; geçmişte CHP ile kavgasında, kavgaya neden olan düşüncelerin sahipleri bugün AKP içinde çöreklenmiştir.

 

Henüz TBMM toplanmadan, eski solcu yeni AKP'li Zafer Üskül'ün Anayasa'dan Atatürk ilkelerinin çıkarılmasını dile getirmesi Türk Milliyetçilerinin kuşku ve tesbitlerini doğrulamaktadır.

 

Siyasi İslamcılar, Kürtçüler, Marksistler, azınlıklar aynı yerde buluşmuşlardır ve ortak noktaları Mustafa Kemal'in Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihten silinmesidir.

 

Düşmanlıkları Türk'e ve Türk Milliyetçiliği'nedir.

 

Yeni dönemde; 2.Damat Ferit Hükümeti'nin bu konudaki en amansız takipçisi MHP olacaktır.

 

Seçimden önce, MHP; CHP ile koalisyon kuracak diye yalan söyleyenlerin, idam cezasının kaldırılmasına parmak kaldırıp sonra MHP'den hesap sorma pişkinliği gösterenlerin, bir yandan PKK'ya karşı dirayet göstermeyip terörle yaşamaya alışmalıyız derken, MHP'yi DTP ile aynı kefeye koymaya yeltenenlerin, bugün Sayın Bahçeli'ye methiyeler düzmeleri, bu basit fırsatçı siyasetçilerin ikiyüzlülüğünün göstergesidir.

 

MHP'nin yapılacak bir seçimde yaslanacağı seçmen ağırlıklı olarak % 75'lere ulaşan sağ duyulu seçmendir.

 

Bu nedenle MHP'nin durduğu yer doğru bir yerdir.

 

Mevcut siyasilerin MHP'den ve Sayın Devlet Bahçeli'den alacakları daha çok ders vardır.

 

Dakika bir gol bir.

 

Bahçeli golünü atmıştır.

 

 

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

GİRİŞ Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI