| Milli Güçlerin Çatışması |
|
|
| Cumartesi, 08 Mart 2008 | |
|
Milli Güçlerin Çatışması
Mehmet Derebeyoğlu
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; AKP'nin iktidara gelmesiyle başlayan teslimiyetçi zihniyete karşı mücadele eden vatansever güçlerin göğsünü kabartan “Güneş harekatının”, beklenmedik bir şekilde sona erdirilmesi nedeniyle oluşan şaşkınlığın yarattığı infial üzerine, Ankara'da büyük bir karmaşa yaşanıyor. Muhalefet Partileri ile Genel Kurmay arasında yaşanan gerginlik yüce Türk Milleti tarafından şaşkınlıkla izleniyor. Geleneklerinde Ordu'ya karşı olumsuz bir tavrı bulunmayan hatta doğal müttefik sayılan MHP ve CHP'nin askerle ters köşeye düşmesi, Türkiye'nin içinde bulunduğu tehlike ve tehdidin boyutlarını ortaya koymakta. Aslında askerle muhalefetin karşı karşıya gelmesini bir kavga olarak görmemek gerekir. Zira bu içinde bulunulan tehlikenin ve Amerika tarafından maruz kaldığımız muamelenin hazımsızlığı sonucu karşılıklı bir sitem olarak görülebilir. 12 Eylül Gece Darbesinden sonra Amerikan çocuklarının işkencelerine maruz kalmış Ülkücü Hareket camiasının, kan kusup kızılcık şerbeti içtik misali, askerine toz kondurmamak için acılarını içlerine gömdüklerini düşünürsek, özellikle Sayın Devlet Bahçeli'nin haklı ikazlarının ne derece önemli olduğunu idrak edebiliriz. Sayın Bahçeli, Harekatın ansızın bitirilmesinden daha ziyade, harekat esnasında Genelkurmayın açıklamalarında PKK unsurları hakkındaki kullanılan askeri terimlerle ilgili olarak haklı ve yerinde bir tesbitte bulunmuştur. Anlaşılamayan açıklamakta güçlük çektiğimiz Sayın Bahçeli'nin yerinde bulduğumuz tesbitlerine Genel Kurmay Başkanlığı'nın gösterdiği aşırı ölçüsüz tepkidir. İşin aslına bakarsak sağcısıyla solcusuyla vatansever güçlerin yüreklerindeki tepki, Sayın Bahçeli ve Baykal'ın eleştirilerinin çok daha ötesindedir. Türk'ün gururu incinmiştir. Ömrünü Türk Milliyetçiliği uğrunda tüketen bizleri esas üzen tüketen konu, Kuzey Irak'a Amerikan izni ve istihbaratıyla girilmesidir. Atalarımızın çok güzel bir sözü vardır: El atına binen çabuk iner. Hedefleri Amerikan istihbaratı tarafından verilen bir askeri operasyonun yine Amerikanın baskısıyla sona erdirildiği kuşkusudur. Bağımsızlık benim karaketerimdir diyen Mustafa Kemal'in Ordusunun, Amerikanın verdiği istihbarata bağlı olarak icazetle dümanının üzerine gitmesi Türk Milletinin vicdanını derinden yaralamıştır. Sayın Genel Kurmay Başkanının, medya mensuplarına yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantısında; "Amerikanın etkisi ile operasyonun sona erdirildiğini ispatlasınlar, üniformamı çıkarırım " şeklindeki sözlerine inanmak durumundayız. Ancak aynı toplantıda sarf ettiği bir cümle çok dikkat çekicidir. Zap Bölgesindeki 300 hainin 240'nın tesirsiz hale getirildiğini belirterek hedefe ulaşıldığını beyanla, diğer hainlerle de temasın kesildiğini ifade etmiştir. Üzerinde durulması gereken nokta bu temas kesilmesi konusudur. Vatandaşın kuşkusu, ağır kış şartlarında Türk askerinin Kuzey Irak'a girmesine müsaade ederek hezimetini bekleyen Amerikanın, hesabının tutmaması sonucu bir anda anlık istihbarat desteğini keserek Türk Askerinin hedefindeki PKK'lıların korunmasıdır. Türk Devletinin istikbalinin ve bağımsızlığının en büyük güvencesi olan Türk Ordusuna karşı ABD ve işbirlikçisi AKP'nin ağır kış şartlarında bir tuzak kurması ihtimal dışı değildir. AKP'nin Son 5 yıllık sicili bu kuşkuyu artırmaktadır. Türk Ordusunun zor şartlardaki tahmin edemedikleri başarısı karşısında, PKK'nın tamamen yok edilerek, esas içerde tezgahlamak istedikleri siyasi çözüm gerekçelerinin ortadan kalkması ihtimali Amerika'yı ürküterek istihbarat desteğinden cayması mı Kuzey Irak Harekatını yarım bıraktırmıştır? Soruları uzatmak mümkündür. Ancak gözüken şudur: Türkiye üzerinde büyük bir oyun oynanmakta, AKP ve Tayyip Erdoğan bu oyunda baş rol oynamaktadır. İçerden ve dışardan iktidarları döneminde Türk Ordusunu yıpratmak için ellerinden geleni arkalarına koymayanların birden kuzu postuna bürünmelerini olağan bir gelişme olarak kabul etmek mümkün değildir. Askeriyle, siviliyle milli güçleri birbirine düşürmek ve çatışma ortamı yaratmak senaryonun dışarda çok ustaca yazıldığının karinesidir. Bu hengamede Vakıflar Yasası Milletin dikkatinden kaçırılmıştır. Artık Ayasofya'nın bile tapusunun haçlılar tarafından talep edilmesi uluslararası hukuk açısından mümkün hale getirilmiştir. Burada özellikle Genel Kurmayın gösterdiği tepkinin, Kuzey Irak Harekatı ile ilgili MHP Lideri Bahçeli'nin sitemine değil, MHP'nin baş örtüsü konusundaki haklı tavrına olduğunu düşünmekteyiz. Bu sebeble de göz bebeğimiz Ordumuzun Türkiye Cumhuriyeti'nin Tapusu olan Lozan'ın delinmesi anlamına gelen Vakıflar Yasasına göstermediği tepkiyi, Milletin hassas olduğu konularda göstermesini anlamakta güçlük çekiyoruz. Baş Örtüsünü siyasi simge olarak kullanan, Allahın emirlerini dünyalıkları için istismar edenleri bizler Yüce Yaratana havale ediyoruz. Din üzerinden nemalanların cezasını Yüce Allah ahirette de dünyada da elbette verecektir. Ancak Allah korkusuyla örtünenleri bu derece aşağılamak, başlarını açmaya zorlamakta, nefret ettiğim süpürge uzmanı Cüneyt Zapsu'nun da dediği gibi "Donunu çıkar" demekten farksızdır. Netice olarak; Mustafa Kemal'in "Mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattır" sözünden hareketle, zaman milli güçlerin teferruat yüzünden çatışmaları zamanı değil, omuz omuza olma zamanıdır. Kendi yarattığı El-Kaide terörü yüzünden; Irak'ta, Afganistan'da, Filistin'de nehir gibi Müslüman kanı akıtanların, taşeronları PKK eşkiyaları ve destekçileri ile Türk Devletini, işbirlikçilerini kullanıp masaya oturtarak Türk'ün onurunu çiğnetmeye çalışanlara karşı dik durma zamanıdır. "Hürriyeti aldık!" dediler, gaybe inandık; |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Haber Arşivi |
| İletişim |
| Hakkımızda |
| Künye |
| Yazarlar |
| HaberDokuz Yayınları |
| Sunumlar |
| Özel Haberler |
| Haber Ekle |
![]() |
|
| Gündemi Anlamak ve Anlatabilmek | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Ergenekon Kim ? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| ABD Çıkarları, AKP ve Kuvai Milliye Ruhu ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarih Bilinci | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| 28 Şubat'tan Ergenekon'a... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bizde Hiç mi Suç Yok? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Ergenekon'da Gözden Kaçanlar... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Çaysız Çay Bahçesi | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Vesayete Kin Kusan Alçak Velayetçiler | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Şambala | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarımdaki Fiyat Artışlarının Sebepleri | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Örtülen Tarih | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Çiçeksiz Manolyalar | |
| Diğer Yazıları |