| MHP ve Çankaya Santrancı |
|
|
| Salı, 04 Mart 2008 | |
|
MHP ve Çankaya Santrancı
Mehmet Derebeyoğlu Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra; kamu oyunun dikkatinin Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlendiği bir anda, MHP Genel Başkanı çok isabetli bir çıkış yaparak, Cumhurbaşkanlığı seçiminde TBMM'ne gireceklerini açıkladı. MHP'nin Meclise girmesi ve Sayın Bahçeli'nin bu çıkışı AKP'nin seçim sonrasına ilişkin tüm senaryolarını alt üst etti. Tayyip Erdoğan tatil bahanesiyle kayıplara karıştı. Sesi sedası çıkmaz oldu. Seçim gününe kadar MHP ve Sayın Bahçeli hakkında her türlü iftirayı sergileyen, AKP'nin parti bülteni haline gelen bizans ve TMSF medyası tükürdüklerini yalayarak bir anda MHP ve Bahçeli hayranı kesiliverdiler. Gazete köşlerinde, televizyon ekranlarında, MHP'ye haksızlık yaptıklarını itiraf edenlerden geçilmiyor. CHP-MHP koliasyonu senaryosuna umut bağlayan ve bu sebeble kerhen MHP'yi destekliyor gözüken bir kısım solcu-ulusalcı yazarlar ise hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade ettiler. Bu ortamda MHP'de ikbal bulamayan ve Bahçeli muhalifliğini meslek haline getiren bazı sözde milliyetçilerde mal bulmuş mağribi gibi Bahçeli'ye yüklenmekte gecikmediler. Aslında yukarıda bahsettiğimiz üç kesimde neyin ne olduğunu herkes gibi biliyor. Ama herkes kendine bir pay çıkarma derdinde. MHP düşmanlıkları devam ediyor. AKP beş yıllık iktidarı boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nde çok büyük tahribat yapmıştır. Ne Türklüğe nede islama yararlı hiç bir icraatı olmamıştır. Türkiye üzerinde hain emelleri olan dış güçlerin truva atı olarak çalışmış ve dışardan dikte ettirilen talimatların taşeronu olmuştur. Sayın Bahçeli, seçim kampanyası boyunca hesap soracağını Millete ilan etmiştir. Hal böyle iken Milliyetçi Hareketin ve Liderinin seçim bittikten sonra döneklik yapması söz konusu olamaz. Bu görüşü ancak ülkücüleri tanımayanlar ifade edebilir. Sayın Bahçeli, yaptığı açıklama ile AKP'ye ve Tayyip Erdoğan'a meydan okumuştur. Artık AKP'nin karşısında CHP gibi, muvazalı muhalefet olmayacağını ortaya koymuştur. AKP iktidar, CHP her zamanki gibi muhalefet,gül gibi geçinip gitme devri sona ermiştir. Seçimden önce MHP'lilere mecliste selam bile verilmez diyen Tayyip; daha seçim sonuçları yeni belli olurken, büyük bir pişkinlikle Devlet beyi selamlamak için herkesten önce telefona sarılsa da selamı alınmamış gereken ders verilmiştir. AKP bu seçimlerde Cumhurbaşkanlığı sürecini "dindar cumhurbaşkanı" seçtirmediler söylemi ile çok kötü bir şekilde istismar etmiş ve hak etmediği oyları almıştır. Resmen siyasi dolandırıcılık yapmıştır. Oylarına haram karışmıştır. İslamiyette kimin dindar olup olmadığı Allah tarafından takdir edilirken, Hristiyan papazları gibi dindarlık terazisi kurulmuştur. Sayın Bahçeli'yi de, reddedilmesine rağmenısrarla araması da herhalde günah çıkarmak içindir. Şaşkınlıktan Fener'le Balgat'ı karıştırması gelecek için iyiye işaret değildir. Şimdi hafızalarımızı tazeleyelim. Tayyip Erdoğan Çankaya'ya kendisinin çıkmayacağını anlayınca, iktidarının ve Cumhuriyet Hükümetlerinin en başarısız Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığı'na dindar cumhurbaşkanı etiketi ile aday göstermiştir. Çankaya Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli kalesidir. Mustafa Kemal'in koltuğudur. Aynı zamanda Ordu'nun baş komutanlığıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri 27 Nisan Muhtırası ile Abdullah Gül'ün baş komutanlığını reddetmiştir. Tayyip Erdoğan tam 84 yıllık Cumhuriyeti teslim alacağını zannettiği bir anda karşısında Cumhuriyetin bekçilerini bulmuştur. Süleyman Demirel gibi şapkayı alıp gitmekten başka çaresinin kalmadığı bir ortamda, Anayasa Mahkemesi'nin hukuku zorlayarak aldığı 367 kararı Tayyip Erdoğan'ın imdadına yetişmiştir. Bakmayın Don Kişot'un yel değirmelerine saldırdığı gibi Anayasa Mahkemesine saldırdığına. İçine düştüğü çıkmazdan kurtaran Anayasa Mahkemesine vicdan borcu vardır. Çünkü bu seçimi AKP'ye kazandıran ve haram oyları almasına sebeb olan süreç budur. Süreci çok iyi okuyan MHP Genel Başkanı, 5 yıl daha Türkiye'nin AKP'nin eline bırakılmasının nelere mal olacağını görmüş ve bu çıkışı ile AKP'yi kurt kapanına kıstırmıştır. Bu kararla Sayın Bahçeli siyasi dolandırıcıları suçüstü yakalamak için düğmeye basmıştır. MHP Liderinin bu açıklmasından sonra; AKP'nin, nur yüzlü dedemizin oğlu "dindar" Abdullah Gül'ü tekrar aday göstermek için önünde her hangi bir siyasi engel kalmamıştır. İşin püf noktası Silahlı Kuvvetlerin tavrıdır. Genel Kurmay Başkanı haklı olarak 27 Nisan'da söylediklerinin arkasında olduğunu tekrar açıklamıştır. Sözde değil özde. AKP, Abdullah Gül'ü tekrar aday gösterirse Ordu ile karşı karşıya gelecek ve bedelini ödeyecektir. Sonrada çıkıp hiçbir siyasi partiye çamur atamayacaktır. Ancak AKP'nin istismar siyasetinin bedelini sadece kendisi değil Türk Milleti de ödemek durumunda kalacaktır. MHP'nin tavrından sonra önünde sayısal bir engel kalmadığı halde, "dindar cumhurbaşkanı adayı" Abdullah Gül'den vaz geçersede, kendisine bu seçimi kazandıran temel söyleminin siyasi dolandırıcılık olduğu ortaya çıkacak ve maskesi düşecektir. O zamanda Türk Milletine hesap verecek ve yine yalancılığının bedelini ödeyecektir. Samimiyetsizliğinin ve çaldığı haram oyların bedelini en geç 2009 mahalli seçimlerde ağır bir şekilde görecektir. Bugün AKP yalan üzerine yaptığı siyasetle kurt kapanına kısmıştır. Yandaş medyanın sayın Bahçeli'ye övgüleri, AKP'nin siyasi dolandırıcılığını ört bast etme gayretidir. MHP Lideri Bahçeli, gök kuşağı koalisyonunun maskesini düşürecektir. Engellenen MHP iktidarının hesabını, gerçekleri ortaya koyarak soracak ve Türk Milleti için yeniden Ergenekon'dan çıkışın yolunu açacaktır. MHP'nin muhalefet olarak da olsa TBMM'ne girmesi AKP'nin ve yandaşı Türkiyelilerin oyununu bozmuş ve korktukları başlarına gelmiştir. Maalesef Abdullah Gül gibi "dindar cumhurbaşkanı" mız olmayacak ve Tayyip Erdoğan AKP'sinin ipliği yakında pazara çıkacaktır. AKP'nin üsküllü püsküllüleri, Türk Milliyetçisi Ülkücüler olduğu müddetçe ne Türkiye Cumhuriyeti'ni yok edebilirler nede Mustafa Kemal'i Türk Milletine unutturabilirler. Büyük Türk Milletinin, Ülkücüler gibi evlatları olduğu müddetçe bileği bükülmeyecek, Türkiye'yi diz çöktürmek isteyenler hüsrana uğrayacaktır. MHP'ye ve Bilge Lideri Devlet Bahçeli'ye güvenmeye devam edelim |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
|
| Siyon Protokolleri ve Siyasetin Çirkin Yüzü ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Madalyonun Diğer Yüzü | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarih Bilinci | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Vesayete Kin Kusan Alçak Velayetçiler | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Rektör Atamaları ve İstifalar | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarımdaki Fiyat Artışlarının Sebepleri | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Birileri Terörle Mücadele Etmiyor ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bence Aydınlık Bir Geleceğe... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Lions ve Rotary Olabilmek Ne Demek? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Kararın Ardından... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bizde Hiç mi Suç Yok? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Mehmet Âkif İnan | |
| Diğer Yazıları |