Meselem !
Salı, 01 Aralık 2009

Meselem !

 

Murat ÇAVGA

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

                  Müslüm baba demiş ya; meselem diye herkesin bir meselesi var memlekette bende gündemime bir kaçını alayım istedim.

 

                    Nedir şu özgürlükler ülkesi İsviçre deki minare sendromu? Neymiş elin Avrupalısı memleketinde cami minaresi görmek istemezük demiş. Bizde buna çok kızmışız. Ya hu ey basın bundan on yıl önce Erbakan Taksime cami yapacağım dedi diye koca hükümeti yıkıp partiyi kapattıran biz değimliyiz de şimdi elin gavuruna mana buluyoruz. Töbe töbe . Sen istermisin ki memleketin her yerinde zangoçlar gezip Kiliselerde çan çalsın. Daha birkaç yıl önce bizler değimliydik ki misyoner ayağına bodrum kliseler açılıyor diye vaveyla eden . Yani özgürlük onlara gelince iyi bir şeyde bize gelincemi tukaka. Elin Avrupalısı haklı. Eline soğuk calsberg birasını alıp şanzelize sokaklarındaki sokak göstericisi kızın viyolonsel sesini dinlerken ister mi hiç gökyüzünde “Allahu Ekber Allahu Ekber” nidalarını. Komik olmayalım. Bu meseleyi büyütmeyelim.

 

                Açıldık, açıldık ama bir saçılamadık gitti. Başmabeyncimiz aralıkta ABD yolcusu. Kimse açılımdan memnun değil. Apo bile beni kandırdılar diyor. 30 metrekare yerim vardı. Şimdi misafirler gelince yer daraldı 15 metrekareye düştü yerim diye imralıdan sesleniyor. Yazıktır adama kardeşim. Belki adam cirit atacak hapiste. Belki at koşturacak. Bize ne! Açılımcılara sesleniyorum. Ayıp etmişsiniz valla. Daha geniş daha geniş açılalım lütfen.

 

           Domuz gribinin aşısı çıktı da domuz trafiğinin aşısı var mı acaba? Domuz gribinden bayramda 3 kişi, trafikte 100 kişi öldü. Hani duble yollar yapıldı da o duble yollarda banka kredisi ile aldığı arabanın evin taksitlerini düşünürken kendinden geçmiş sürücülerin haline nasıl çareler bulmalı. Zaten MHP başkanı Devlet Bahçeli’de  “domuz gribine inanmıyoruz. Allah’ın izni ile bir şey olmaz ” diye de açıklama yaptı. Yani domuz bize ne eder ki? Radyasyon etmemişken.

 

        Ama merak etmeyin 2050 yılında Newsweek dergisine göre Avrupa’nın Almanya ve Fransadan sonra üçüncü büyük ekonomisine sahip ülkesi olacağız. Zaten altının ons fiyatı 1200 doları geçmiş. Size bir tiyo Altın 2010 Mart ayına kadar ons fiyatı 1500 doları geçecek. Küçük altın 150 TL seviyelerini görecek. Bu demektir ki siyanür miyanür tırı vırı çıkarın altınları ,katledin son kalan ormanları.

 

          Aydın Doğan hemşerim zordaymış. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, gündemden düşmeyen Türkiye'deki basın özgürlüğüyle ilgili ''gerçek sorunun holdinglerin nüfuz için medya gücünü kullanmaları'' olduğunu söyleyerek Hükümetin Doğan holding üstündeki vergi baskısı için Türkiye’yi Avrupaya şikayet eden çevrelerin ağzını tıkamış. Diğer eski medya çalışanları da bu duruma koca bir ohhh çeker durumdalarmış. Dinç Bilgin’e ,Cem Uzan’a ve diğerlerine ayni şeyler yapılırken“ zaten bunları devleti hortumlayarak güçlendiler” diyen doğan grubu şimdi ayni şey kendi başlarına gelince paçaları tutuşmuş. Etme bulma dünyası dedikleri bu olsa gerek. Kısaca Aydın doğan ‘a şu şarkının remixini  tavsiye ederim. Yar saçların lüle lüle ,Aydın sana güle güle.

 

          Yazımı gazetelerin son sayfalarındaki mizampaj gereği futbolla bitireyim. Yabancı hocalardan milli takıma bir fayda olmaz kanaatimce. Kasımpaşalıyım,sulukelliyim…..kibariyenin şarkısı çalıyordu Fenerbahçe üçüncü golü yediğinde Kasımpaşa spordan. Milli takıma Yılmaz Vural’ı istiyoruz. En azından biz Türk halkı gibi kanlı canlı sevincide ortada üzüntüsüde . Joachim Löw’leşmeyelim lütfen.


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler: