| Behlül, APO'yu da Öpsün Mü? |
| Salı, 10 Kasım 2009 | |
|
Behlül, APO’yu da Öpsün Mü? Murat ÇAVGA
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Memlekette bir açılım havası esmişken bir anda ortalık süt liman oluverdi. Açılım denilen şeyi adı var ortada kendisi yok. Birkaç Sivil toplum kuruluşu ile yapılan görüşme Alevi derneklerine pasta yanında limonata ve bol hararetli açılıp kapanan kapalı salon toplantıları, Apo’nun yanına beş arkadaş ve beş milyon dolara mal olan yeni hapishane ile yanında belki imana gelirde namaz kılar diye onarılan İmralı camisi. Serkisyan ile çekilmiş zoraki gülümseme resimleri. Ben ortalıkta iyi niyet gösterisinden başka hiçbir şey göremiyorum.
Sanki herkes daha yönetiminin birinci yılında Nobel barış ödülünü alan! Çukurlata renkli başkanın ödülünün gerekçelerini makul kılmak için zorlama bir çaba içerisinde. Şimdi rüzgarlar batıdan esiyor da rüzgarın ne yönden eseceği her zaman bellimi? para piyasalarının bu kadar tedirgin olduğu bir ortamda ülke, çukurlata renkli çocuğun zorlamaları ile sanki boyundan büyük işlere kalmış gibi görünüyor. Nitekim bu kalkışmanın ne kadar cahilce de yapıldığı Habur’dan giriş yapan eli kanlı teroristleri eğiten PKK’lı grubun “bizi meclise götürün nidaları altında bayram havası ile karşılanmasıyla da ortaya çıkmışken. Bir devletin geleneğine, ananesine böyle görüntüler hiç yakışıyor mu? Amerika ne zaman teröristleri ile kucaklaşmış. Guantanamoda, ırak işkence hanelerinde masum insanlara terörist diye köpek pisliği yediren bu coniler neden bizim ülkemizde bir numaralı barış havarisi kesiliyorlar. Hadi onların amacı var da bizim yöneticilerimiz bu oyuna neden ve nasıl geliyorlar? Sebebi açık; Ülkenin borsa hacmi endeksinin yarısı dış kaynaklı olurda birde yanına borç batağında bir ülke haline gelirsen yapacağın bir şey kalmaz. Özgürlük ve demokrasi herkese lazım. Hırsızlara dahi. Ama bu özgürlük denizinde fazla açılırsak bir gün kıyıya dönmeye kulaçlarımızın gücü yetmez gibi geliyor bana. Kaldı ki bu tür süreçler yarım ve ortada bırakılmaması gereken konseptlerdir. Yola çıktın mı dönüşü olmayan yollardır. Virajı olmayan bodoslamasına son sürat gidilmesi gereken karanlık yollardır. Neden bu ülkede hep ihtilalleri asker yapar ki. Mesela bir gün Sağlık Bakanı çıksa ben doktorlar ve hemşireler ile yönetime el koydum dese. Ya da Karayolları Genel Müdürü dese ki bizde dozerlerimiz ve greyderler ile ihtilale destek veriyorum. Güdülen siyaset ve demokrasilere öyle çok alışmışız ki bir resmi üniforma giyip silahı eline alan memleket savunucusu ilan ediyor kendini. Oysa Atatürk ülkeyi Ordu’ya değil gençlere emanet etmemişmiş di! O halde neden gençlerin bir çoğunun seksen sonrası bu taraklarda bezi yok ta U2 gelirse boğaz köprüsünde konser verir mi? Yada Behlül bu haftada bihteri öper mi konseptinde yaşıyorlar. Behlül öptü reytingler ful çekti. Türkiye gündemi kilitlendi. Bütün dertler tasalar unutuldu. İşsizlik, dış borç, PKK meselesi, Kıbrıs meselesi. Bir öpücükle iş bitiyorsa buradan Behlül’e sesleniyorum bu haftada lütfen Apo’yu öp!En azından bir sorunu unutmakla işe başlayalım.
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
|