• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

21
Temmuz
2008
Anasayfa
Üç Elma Yerine Üç Kazık Bulunan Masal Yazdır E-posta
Çarşamba, 05 Mart 2008

Sonunda Üç Elma Yerine Üç Kazık Bulunan Masal

 

Hüseyin Akar
Muğla Ticaret Borsası Genel Sekreteri
 
 
Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra, başa gelen yöneticiler, Atatürk’ün başlattığı muasır medeniyet seviyesine çıkış hamlelerini devam ettirmek yerine, sen ben kavgasına düşmeselerdi, sığınacak liman arayan değil, sığınılacak liman durumunda olacaktık. Dönemin dış işleri bakanı Birleşmiş Milletler kurulduğunda Atatürk’e, Paşam herkes Birleşmiş Milletlere giriyor dışarıda kalmayalım biz de müracaat edelim diyor, Atatürk de, “ Biz müracaat etmeyiz, onlar ihtiyaç duyarsa bize müracaat ederler, biz de değerlendirir istersek gireriz” diyor. Birleşmiş milletler toplanıyor ve kanun değişikliği yaparak, Türkiye üyeliğe davet ediliyor. Bir de bu günkü duruma bakın, nereden nereye.
 
Atatürk’ün ölümünden 25 sene sonra yani 1963 yılında, bizi ebedi düşman olarak gören ve intikam için yanıp tutuşan Avrupa nın kapısına giderek bizi birliğinize alın diyoruz. Bize düşman olduklarını nereden biliyorsun diyebilirsiniz. İşte Avrupa nın düşünce yapısını oluşturan, Protestanlığı geliştiren reformist Luther’in ifadeleri“ Türkler Tanrının Hıristiyanlara vermiş olduğu bir cezadır. Milletlerin en kötüsüdür, Mesih düşmanı deccalın bedenidir. ( Kaynak, Dinlerarası Diyalog İhaneti kitabı yazan Yümni Sezer S. 36)
            
1963 den bu yana 43 sene geçti, hala AB kapısında bir Arpa boyu yol almadan bekliyoruz. Diyebilirsiniz bize hiç mi katkısı olmadı. Zaten AB nin talebi olarak dile getirilen bazı reformları Türkiye zamanında yapmış olsaydı belki bu sıkıntılar yaşanmayacaktı. Şimdi AB nin bizden istediklerine bakalım.  Bu ülkenin asli unsuru ve öz be öz Türk olan Alevileri, azınlık statüsüne alın, Dininizden vazgeçin, bayrağınızdan vazgeçin, kültürünüzden vazgeçin, üretmeyin, tüketin. Üye olmazdan önce gümrük birliğine girin. Peki, bu istekler başka ülkelerden istenmiş mi? Hayır istenmemiş.
 
Yıl 1995 Başbakan Tansu Çiller Gümrük Birliği anlaşmasını imzalamış, işbirlikçi basın ve şak şakçıları tarafından davul zurnalarla karşılanmış. Peki, AB ye girdik diye davul zurnalarla kutlanan gümrük birliği anlaşması bize ne kazandırmış? 11 yılda 50 milyar dolar dış ticaret açığı. Yani ihracatımız az ithalatımız çok. Bu nasıl olmuş? AB gümrük birliği anlaşması çerçevesinde, her türlü tarım ve sanayi ürününü gümrüksüz bir şekilde yurda sokuyor, kendi üreticisini ve ihracatçısını destekliyor. AB den gelen bu ürünler yerli mala göre ucuz oluyor. Tüketici ucuz mala gidince, yerli üretim de düşüyor. Yerli üretimi desteklemek için ithal etmeyelim diyebilirsiniz. AB de diyor ki hayır olmaz, anlaşma gereği benden her yıl şu kadar mal alacaksın. Ben de senden sadece istediğimi alırım, ona da gümrük vergisi uygularım diyor. İşte imzalanan ve davul zurna ile kutlanan Gümrük Birliği anlaşması.  ( Zeytinyağına litre başına 1,5 avro vergi uyguluyor.)
 
Peki, AB ye üye olmak isteyen diğer aday ülkelere önce gümrük birliğine gir şartı öne sürülmüş mü? Hayır sürülmemiş.
         
İspanya, 1986 da AB ye tam üye olmuş. 8 yıl sonra da, aldığı mali yardımlarla yükümlülüklerini yerine getirecek düzeye geldikten sonra Gümrük Birliğine dâhil olmuş. Yunanistan 1981 de AB ye tam üye olmuş. 6 yıl sonra da aldığı olağan üstü yardımlarla belirli düzeye gelince tam yetkili olarak Gümrük Birliğine dâhil olmuş. AB üyesi olan Çek cumhuriyeti ise tam on yıl sonra gümrük birliğine dâhil olacak.
             
Peki, Türkiye’ye uygulanan tavır ne?
        
Önce yatağa gir beğenirsem alırım tavrıdır. Bu samimiyetsizliğin, art niyetliliğin ve Luther’in yaymış olduğu düşmanlık fikrinin daniskasıdır.
             
Ey Türk milleti uyan artık. Kurtuluşu, Kıbrıs’ı ver, topraklarını sat, milli kuruluşlarını sat, değerlerinden vazgeç, bölün parçalan diyen AB de arama, kendinde ara, özüne dönüşte ara. Sen fakir değilsin, zengin ülkenin fakir bekçileri durumundasın. Senin ülkendeki yeraltı kaynakları AB yi ve ABD yi on defa alır satar. Yapılan araştırmalara göre 120,000 ton OSMİYUM madeni var. Bu günkü değeri ile 9 trilyon dolar yapıyor. Altın var, Tor var, Bor var Uranyum var. Bunu bilenler seni sömürge yapmak istiyor. Vazgeç bu AB ve ABD sevdasından. Yırt at gümrük birliği anlaşmasını. AB ve ABD diyenlere de ders ver. Türk’ün Türk ten başka dostu yok.
Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

GİRİŞ Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI