• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

21
Temmuz
2008
Anasayfa
Seçim Analizi ve Bir Öneri Yazdır E-posta
Çarşamba, 05 Mart 2008

Seçim Analizi ve Bir Öneri

Hüseyin Akar

Muğla Ticaret Borsası

Genel Sekreteri

Çok partili sistemle idare edilen ülkelerde, belirli zamanlarda halka gidilerek parlamentoda seni temsil etmesini istediğin vekilini seç diyerek önüne sandık konur. Vatandaşta sandığa gider ve oyunu vererek vekilini seçer. Seçim sonunda, kazananlar veya kaybedenler kendilerine göre çeşitli yorumlar yaparlar. Birinci çıkan parti lideri, seçimi kazanan komutan edasıyla, demokrasi kazanmıştır, partimiz birinci olmuştur der. Parti yöneticilerinin veya genel başkanlarının açıklamalarının dışında, çeşitli kurum veya kuruluşlar tarafından yapılan yorumlar ise, çoğunlukla mağlubiyetine mazeret uydurmaya veya kendisine zaferden pay çıkartmaya çalışanların yorumlardır. Oysa yapılması gereken seçim süresince yapılanları, vaat edilenleri ve en önemlisi seçmeni iyi okuyup anlamak olmalıdır.

22 Temmuz seçimi sonucunda da iktidar partisi, sonuçları kendileri açısından zafer, muhalefet açsından hezimet olarak değerlendirirken, meclise giren muhalefet partileri seçimlerin kendileri açısından kayıp olmadığını, meclise giremeyen partiler ise dünyanın sonu olmadığını söylerler. Bana göre bu değerlendirmeler yüzeysel değerlendirmelerdir. İktidar da muhalefette oturup seçim sonuçlarına ve seçimlerde yapılan hummalı çalışmalara bakarak muhasebe yapmalıdırlar. Eğer bunu yaparlarsa gerçeği görebilirler. İktidar ve muhalefet partileri, seçim sonuçlarını toplumsal değerler açısından, demokratik ve eşit şartlar açısından değerlendirmelidirler.

İktidar, ben 5 yıl devleti başarıyla yönettim diyorsa, neden seçim rüşvetleri, seçim sadakaları dağıtıyorum, kendimi anlatabilmek için ülkeyi karış, karış neden dolaşıyorum, devletin imkânlarını seçim döneminde neden kullanmak ihtiyacı hissediyorum diye kendisini sorgulamalıdır. Seçmen oyunu verirken verdiğim beş torba kömür, üç kilo pirinç karşılığında mı verdi, yoksa gerçekten benim hizmetlerimi mi beğendi, diye kendisini sorgulamalıdır. Yaptığı sorgulamadan sonra da, kendisine şu soruyu sormalıdır. Seçmen, oyunu verdiğim sadaka karşılığında verdi ise, toplumun milli ve manevi değerleri ile oynadım mı, ekonomik değerlerini önemi çıkardım diye sorgulaması gerekir. Çünkü milletlerin milli ve manevi değerleri çok önemlidir. Toplumları ayakta tutan bu değerlerdir. Bu değerler yok olunca insanlar bencilleşir, ferdi düşünmeye ve gemisini kurtaran kaptandır demeye başlar. Son yirmi yıldır, Türk milletinin milli ve manevi değerleri ile oynanmaktadır. Devlet, Millet, Vatan ve Bayrak gibi değerler küçümsenmekte veya yok edilmeye çalışılmaktadır. Bu değerler yok edildiği taktirde tehlike zilleri çalmaya başlamış demektir. Türk milletinin milli ve manevi değerleri olmasaydı, kurtuluş savaşı kazanılamazdı, bu husus hiç akıldan çıkarılmamalıdır. Bu değerlendirmem karşısında belki bazı okuyucular bu karara nasıl vardın diyeceklerdir. Ülkemizin karşı, karşıya olduğu küresel tehtid ve tehlikeler bir gerçektir. Bu tehlikelere iktidarın bakış açısı şaşıdır. Seçmenin bunu iyi bilmesine rağmen iktidarın beklenenin üstünde oy alması, acaba insanlarımızın değerlerimi değişti, düşüncesini gündeme getirmektedir.

Muhalefette, almış olduğu seçim sonuçlarını değerlendirirken nerede eksik yaptım, toplumu iyi okuyabildim mi, onlara mutlu bir gelecek sunabildim mi, dertlerine derman üretebildim mi, acaba sadece milli duygularına mı hitap ettim, midelerine de hitap ettim mi diye kendisini sorgulamalıdır.

Toplumlar olayları sahip oldukları değerler üzerinden bakarak değerlendirirler. Bu değerlerin yüksekliği veya alçaklığı toplumların köleleşmesini veya bağımsızlaşmasını sağlar.

İktidar ve muhalefetin kendilerini ve toplumu sorgulamalarının dışında sorgulanması gereken diğer bir önemli konu da sistemdir. Bana göre mevcut seçim sistemi demokratik değildir. Devleti yöneten iktidar partisi seçimlere %30 avantajlı başlamaktadır. Devletin imkânlarını sonuna kadar kullanarak seçmeni etkilemektedir. Gerektiğinde tehdit etmekte, seçimi kazanabilmek amacıyla, devletin aleyhine olan konuları bile görmemezliğe gelebilmektedir. Vergiler veya cezalar silinebilmektedir. Muhalefetin elinde ise böyle bir imkân yoktur. Şartlar eşit değildir.

Peki, ne yapılmalıdır?

Seçim kararı alan hükümet, seçim kararından hemen sonra istifa ederek görevden ayrılmalı ve parlamentodaki görevine dönmelidir. Cumhurbaşkanı da parlamento dışından birisini geçici hükümeti kurmakla görevlendirmelidir. Başbakan olarak görevlendirilen kişide bakanlarını yine parlamento dışından konunun uzmanı olanlardan belirlemeli ve seçimi yaparak, yeni hükümet kurulunca görevi devretmelidir. Seçim sisteminde yapılacak olan değişiklikle seçimler adil bir şekilde yapılacak şartlar eşit olacaktır. Devletin imkânları da seçim yatırımı olarak toprağa gömülmeyecek, har vurup harman savrulmayacaktır.

 

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

GİRİŞ Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI