• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

20
Ağustos
2008
Anasayfa
Çıkış Yolu Yazdır E-posta
Çarşamba, 05 Mart 2008

Çıkış Yolu

Hüseyin Akar

Muğla Ticaret Borsası Genel Sekreteri

Türk milletinin özelliklerinden birisi de mazlumun yanında, zalimin karşısında olma özelliğidir. Tarih boyunca bu özelliğini korumuş ve kurduğu 16 büyük devlette bu ilkeden vaz geçmemiştir. Kurduğu devletleri de kan ve gözyaşı üzerine kurmamıştır. Osmanlı devletinin manevi mimarı Şeyh Edebali bu ilkeyi “ İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” sözüyle özetlemiştir. Atalarımız üç kıtada at koştururken bu ilke çerçevesinde hareket etmiş, sefer düzenlediği veya mazlum milletlerin daveti üzerine gittiği her yerde, halka zulüm etmemiş, dininde, dilinde ve kültüründe serbest bırakmıştır. Bunun örnekleri üç kıtada çok miktarda vardır. Eğer gittiği yere kan ve gözyaşı götürmüş, yerli halka soy kırıma tabi tutmuş olsaydı, bu gün üç kıtada yaşayan insanların herhalde %80 ni Türk olurdu. Yerli halk kalmaz, kalanlarda asimile olurdu. Herkes Türkçe konuşur ve Müslüman olurdu. Oysa bu bölgelerde Türkçe konuşan ve Müslüman olan yok denecek kadar az. Bu gün o topraklarda yaşayan ve Türkçe konuşan insanlar, Anadolu’dan götürülerek o bölgelere yerleştirilen Türk insanıdır. Türk insanının devlet anlayışında sömürü, zulüm kan ve gözyaşı yoktur, sevgi, saygı ve insani değerler vardır.

Peki, bize insanlık dersi vermeye çalışan ve ülkemize sömürgelerine geliyormuş gibi gelen, geldiklerinde yöneticilerimizin aşırı saygı ve müsamaha gösterdikleri Avrupalının ve Amerikalının insanlık tarihindeki yeri neresidir? Tek cümleyle kan, gözyaşı, zulüm ve sömürüdür. Bunun dünyada birçok örneği vardır. Afganistan, Filistin, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Cezayir, Tunus, Fas, Afrika, Bosna ve Irak bilinen yerlerdir. Buralarda milyonlarca insanı yok etmişlerdir, Buraları sömürmüş, buraları kan ve gözyaşına boğmuşlardır. Şimdide sıra bizdedir, bizim ülkemizdedir. Kardeşi kardeşe vurdurmak, mayın döşetip bizlere kullandırtmadıkları bölgeleri sahip olmak ve sömürmektir. İşte Atatürk’ün ölümünden sonra bize örnek gösterilen medeni Avrupa’nın, doymayan vahşi kapitalizmin insanlık tarihi budur.

Dün, ülkemizde uyguladıkları açık ve örtülü sosyal ve kültürel savaşla, satılmış ve satılmaya hazır beyinler oluşturdular. Bu gün de bu beyinlerle ülkeyi yönetiyorlar. Satılmış beyinler nedeniyle, Dün, Dünyaya nizam veren Türk milleti, bu gün satılmış beyinler vasıtasıyla talimat alır hale geldi. Bir yanda Ermeni soykırımı denilen büyük yalan, bir yanda Irak çıkmazı, diğer yanda dış borç sarmalı. Başka bir yanda da şehitler ve buna karşı harekete geçmeyen hükümet. Seçimler yapılalı üç ay oldu. Bu üç ay cumhurbaşkanı seçimi, anayasa değişikliği ve referandumla geçti. Ne ekonomi de, nede iç ve dış politikada olumlu hiçbir gelişme yok. Sat, sat ye anlayışı aynen devam ediyor.

Peki, çıkış yolu nedir, bu karabasanlardan kurtuluşumuz yok mudur diyorsanız, var tabi. Çıkış yolu, Atatürk’ün Gençliğe hitabesinde, Bursa nutkunda dır. Bu nutuklarda çıkış yolu açık bir şekilde anlatılmıştır. Okuyun ve görün, Atatürk bu gün düştüğümüz durumu o günlerde nasıl görmüş ve çıkış yolunu göstermiş.

 

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Prof.Dr. İbrahİm Arslanoğlu

 
Tarih Bilinci
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Resul Kürşat Şahsİ

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

Meryem Aybİke Sİnan

 
Mehmet Âkif İnan
 
Diğer Yazıları

TV'de Bugün

HABERDOKUZ Çıkış Yolu - HABERDOKUZ - HABERDOKUZ
TV'de Bugün

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI