|
HaberDokuz’dan Perihan Mağden’e Açık Mektup! (HaberDokuz Özel Haberi)
Basınımızın güzide kalemlerinden “marjinal fayda esasını” en iyi özümseyen değerli yazar Perihan Mağden;
15 Ocak 2008 tarihinde Radikal Gazetesi’ndeki köşenizde yazdığınız “kandan bayrak” yazınızda kullandığınız ifadeler ve bildirdiğiniz fikirleriniz çeşitlilik açısından oldukça dikkat çekicidir. Fakat bu güzel ifadeler ve beyanlar gerçekten ifade ve fikir özgürlüğü müdür, yoksa hakaret ve aşağılama mıdır? Tartışmaya açılmalıdır…
Öyle ki yazınızın birçok bölümünde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a hediye edilen, öğrencilerin kanıyla yapılmış olan bir bayraktan bahsetmişsiniz. Kimi noktalarda eleştirmiş, kimi noktalarda bu bayrağı yapanların psikolojik sorunları olduğunu ifade etmişsiniz. Bu noktalara herhangi bir sözümüz olamaz, fikirlerinizdir, düşüncelerinizdir.
Konunun okuyucular tarafından kavranabilmesi için, 15 Ocak tarihinde yazdığını yazınızın bir kısmını tekrardan hatırlatmak istiyoruz.
“
…Kanlarını iğneyle ala ala/akıta akıta yaptıkları bu patolojik 'eser' yetmemiş. Bir de mektup koymuşlar yanına "Kalem tutan ellerimiz artık silah tutmalıdır. Biz de şehadet şerbetine ermek isteriz."
Be hey de hey hey! Bugün toplu iğnele parmağını; yarın git bir ananın, birkaç ananın kuzusunu öldür. Sen de ana kuzususun! Seni de başka biri öldürsün.
Ki, ŞEHADET ŞERBETİNE ER! yavrumevladım.
Büyükanıt Paşan da duygulansın. Çiğlenmiş yapraklar gibi gözleriyle, aşırı hissiyatlanmaktan tarumar; anlatsın ekranlara! Aşırısamimi samimi
Ne dağlardaki Kürt çocukları ölsün ne böyle kaygısız ve saygısızca atıp tutabilen Kırşehirli zavallı veletler!
Bu topraklarda ARTIK kimse ölmesin.
Bu topraklarda ölmeye, öldürmeye methiyeler düzülmesin!
Bu topraklarda böyle patolojik dışavurumlara alkış ve gözyaşı tutulmasın. Şehit 'edebiyatı' yapılmasın.
BİR ÇOCUĞUMUZ DAHA ÖLMESİN! GÖMÜLMESİN!
10'u KIZ o zavallı 20 çocuk derhal tedaviye alınsın. İnsanların yaşamasının güzel olduğu, bu dünyaya ölmek ve öldürmek için değil KARDEŞÇE BİR ARADA YAŞAMAK İÇİN geldiğimiz, hayvan olmadığımız, onu bunu yiyerek yaşamaktan üstlerde bi yerlerde olmamız gerektiği onlara anlatılsın.”
Yukarıda yazıların hepsi imla hatalarıyla birlikte Perihan Mağden’e aittir…
Türk Basının içerisinde kendisine yer edinmiş, dahası ulusal bir gazetede köşe sahibi olmuş bir kişinin böyle ifadeler kullanması kabul edilemez bir durumdur.
“Ne dağlardaki Kürt çocukları ölsün ne böyle kaygısız ve saygısızca atıp tutabilen Kırşehirli zavallı veletler!”
Mağden’e göre dağdaki PKK’lı teröristler; “Kürt Çocukları”, kanlarıyla bayrak yapan lise öğrencileri ise; “Kırşehirli zavallı veletler”dir.
Sayın Mağden’e sormak istiyoruz, acaba böyle bir yazıyı Türkiye yerine Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde yazsaydı, ima ettiği terör örgütü El Kaide, aşağıladığı öğrencilerde o ülkenin bayrağını kanla yapan öğrenciler olsaydı sonuç ne olurdu?
Hemen cevap verelim; yazı sonrası açılacak davalardan; “terör örgütü propagandası, suçu ve suçluyu övme ve 18 yaşından küçük kişileri toplum nazarında küçük düşürmek” gibi 3 ayrı suçtan en az 5 yıl HAPİS CEZASI alırdı! Bunu bizler söylemiyoruz. AB yasaları söylüyor. Ancak ülkemizin her noktasına kadar gelen uyum yasaları her ne hikmetse söz konusu ‘Terör’ olduğunda ortadan kalkmaktadır. İşte bu ikilemi iyi analiz etmek lazımdır.
Yine Mağden’in yazısına dönecek olursak kullanılan ifadelerin ve düşüncelerin dünyadaki ulus-devletlerin hiçbirinde fikir ve ifade özgürlüğü altında değerlendirilmeyeceği açıktır. Ama ne mutlu ki Perihan Maden’e, fikir ve ifadede dünyanın en özgür ülkesinde yaşamaktadır.
| Yorum () >> |
 |
|