Tarımdaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Hüseyin Akar
Muğla Ticaret Borsası
Genel Sekreteri
Osmanlı Devleti gelişen dünyaya ayak uyduramaması ve içindeki ağaç kurtlarını temizleyememesi nedeniyle çöküşe geçerken, batı devletleri sömürgeciliğin vermiş olduğu ekonomik güç sayesinde bilimsel ve teknolojik alanda ilerlemişler ve sanayileşmişlerdir. Sanayileşmeyi hem teknolojide hem de tarımsal alanda gerçekleştiren batı, üretimi artırarak ekonomik dev haline gelmiştir. Ekonomik dev haline gelen bu ülkeler, üretim fazlalıklarını başka ülkelere satabilmek için çeşitli politikalar geliştirmişlerdir. Bu politikalardan biriside, tarıma dayalı ülkelerin tarımsal üretimlerini durdurmak veya azaltmak politikalarıdır. Bunu nasıl yapmaktadır?. Ekonomik gücünü kullanarak kendi çiftçisini destekleyip bol ve kaliteli üretim yapmasını sağlamakta ve siyasi ve de ekonomik ilişkilerini kullanarak üretim fazlalığını bizim gibi ülkelere ucuz fiyattan sattırarak tarımsal üretimi düşürtüp, Pazar haline gelmelerini sağlamaktadır. Bir yandan da içerdeki iş birlikçileri vasıtasıyla, biz pahalı üretiyoruz, dışarıdan ucuz almak daha iyidir propagandası da yapmaktadır. Bu politikaların uygulayıcılarının başında İMF gelmektedir. İMF nin politikası ülkemizdeki tarımsal üretimin düşürülmesi ve akabinde tarım ürünleri ithal eden ülke durumuna düşmemizi sağlamaktır. Tarımsal alanda, son yedi yıl içinde uygulanan politikalarla ülkemiz üreten değil tüketen ülke durumuna gelmiştir. Tarımda çalışan %40 lık iş gücü son beş yıl içinde %20 ye düşmüştür. İşsizlik artmıştır. Buna en kısa zamanda çözüm bulunması gerekmektedir.
Ülkemiz, son yıllarda küresel sermayenin sarmalının yanında, bir de küresel ısınma problemiyle de karşı, karşıya kalmıştır. Küresel sermaye, milli kuruluşlarımızı satın alırken, İMF politikaları tarımsal üretimimizi olumsuz etkilemiş, üretimde büyük düşüşler yaşanmıştır. Küresel ısınmada olumsuz gelişmelerin üstüne tuz biber olmuştur. Ülkemizde olduğu gibi, diğer ülkelerde de tarımsal üretim de küresel ısınma ve nüfus artışı nedeniyle sıkıntılar yaşanmaya başlanmıştır. Gıda sektöründe yaşanan sıkıntı ülkemizde Türk aile yapısı ve herkesin kendi çapında tarımsal üretim yapması nedeniyle fazla hissedilmemiştir, ancak bu gelecek yıllarda hissedilmeyecek anlamına gelmemelidir. Bu sıkıntıları aşmanın çeşitli yolları vardır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi İMF programının sorgulanmasıdır. İkincisi planlı ve bol üretim politikası oluşturmak ve hemen uygulamaktır. Üçüncüsü ise ülkemizde üretilen ürünleri markalamak paketlemek ve tanıtımını yapmaktır. Dördüncüsü iklime ve bölgelere göre ürünler geliştirip yılda en az iki ürün alacak şekilde tarım yapmaktır. Beşincisi sulama politikaları oluşturmak ve desteklemektir. Altıncısı ise kendi tohumculuğumuzu geliştirmemizdir.
Ege bölgesinde üretilen fakat diğer bölgelerde fazla tanınmadığı için tüketilmeyen Çam Balının, Zeytinyağının ve Börülce’nin tanıtımı yapılarak tüketiminin artırılmasının sağlanması gerekmektedir. Buna bağlı olarak milli yemeğimiz olan Kuru Fasulye ye alternatif olabilecek ve sadece Ege ve Akdeniz Bölgesi kıyı kesimlerinde yetişen ve en az Kuru Fasulye kadar besleyici özelliklere sahip olan, ancak başka bölgelerde fazla bilinmeyen Börülceden bahsedeceğim. Börülce kuru tohumlarından üretilen sıcak ve ılık iklimlerin bitkisidir. En az dört çeşit yemeği vardır. Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinin kıyı kesimlerinde yetiştirilmektedir. Türkülere konu olan Börülcenin 100 gramında 343 kalori, 22,8 gr protein, 20 gr karbonhidrat, 0 kolesterol, 1,5 gr yağ, 2 gr lif, 138 mgr. fosfor, 74 mgr. kalsiyum, 5,8 mgr. demir, 6,7 mgr. sodyum, 260 mgr. potasyum, 30 IU A vitamini, 1,05 mgr. BI vitamini, 0,21 mgr. B2 vitamini ve 2,2 mgr. B3 vitamini vardır. Sağlığımıza olan faydaları ise şunlardır.1- Tüm Baklagiller gibi börülce de kandaki yüksek kolesterol düzeyini düşürür. 2- İçerdiği yüksek lif oranıyla kandaki ensülin ve şekeri düzene sokar, bu nedenle şeker hastaları için iyi bir besin oluşturur. 3- aynı nedenle pekliğe kabızlığa hemoroite ve diğe bazı kalınbağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. 4- Demir minerali yönünden zengin bir besin olduğu için kansızlığa da iyi gelir. 5- Potasyum yönünden zengin olduğundan, yüksek tansiyonu düşürür. Börülce görüldüğü gibi içerdiği özellikler nedeniyle önemli bir besin maddesidir Ancak tanıtımı yapılmadığı için fazla tüketimi olmamaktadır. Bunun için yerel yönetimler veya ilgili kuruluşlar tarafından tanıtımı yapılmalı, Televizyonlardaki yemek programlarında yer alması sağlanmalı ve ülkemizin her yerinde tüketilen ve ihraç edilen ürün haline getirilmelidir.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|