Anasayfa arrow Yazarlar arrow Demirhan Çıracı arrow Terör örgütü üyesi olmak suç değil mi?
Terör örgütü üyesi olmak suç değil mi? Yazdır E-posta
Cumartesi, 24 Ekim 2009

Terör örgütü üyesi olmak suç değil mi?

 

 

Demirhan Çıracı

 

 

Hukukçu değilim…

 

 

Hukukta bilmem!

 

 

Ama bir bireyin toplum düzenini bozmaması adına suç unsuru kabul edilecek halleri bilirim.

 

 

Mesela; başkasına ait bir malı çalmanın ya da gasp etmenin suç olduğunu bildiğim gibi.

 

 

Ya da, 4207 sayılı kanun kapsamında, kanun hükmü uyarınca yasak şerhi konulmuş alanlarda tütün mamulleri tüketmenin, hatta tütün mamullerini anımsatacak her hangi bir unsurun dahi yasak olduğunu bilirim. (Memleketin çözüm bekleyen en önemli meselesi idi çözüldü!)

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu, ayyıldızlı al bayrağın, bayrağı, dilinin Türkçe ve marşının, İstiklal Marşı olduğunu bilir, bunları değiştirmeye çalışmanın, rencide edici tutumlar içerisinde bulunmanın suç olduğunu bilirim.

 

 

Bunu yapmak için terör örgütü kurmak, terörist faaliyetler içerinde bulunmak ve terör örgütü üyesi olmanın da suç olduğunu bilir(d)im. Ama sanırım bu noktada bir yanılgı içerisindeymişim.

 

 

Düşüncemdeki sendelemenin nedeni; hafta başında Mahmur ve Kandilden canibaşının işareti ile gelen, takdim edilirken dahi PKK’lı grup olarak sunulan, kendilerinin de hiçbir şekilde gizlemeksizin PKK’lı olduklarını ifade eden terörist grubun, yetkili merciler tarafından yapılan incelemenin ardından hiçbir suç isnadı yapılamadığından serbest bırakılmış olmasıdır. (Sözde demokrasi süreci işletilirken İmralı Canisinin katkısı gözlerden kaçmayacak şekilde ortada dururken, Başbakan’ın söylemiş olduğu sürecin İmralı ile alakasız geliştiği söylemleri herkesin zihninde birer sorur işareti uyandırmıştır sanırım)

 

Bu noktada insanın aklına ilk gelen, hiç çekinmeden bağlı olduklarını ifade ettikleri PKK’nın terörist bir grup olmaktan ne zaman çıktığı ve çıkarıldığıdır. Ya da terör ve terörizm tanımının ne zaman değiştiğidir.

 

Oysaki; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre, Terör; ‘’cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.’’ Diye tarif edilmiştir.

 

Yine aynı madde uyarınca; ‘’ tanımdaki amaçlar doğrultusunda belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur.’’

 

Başlangıçta da belirttiğim gibi; hukuk bilmem. Hukuk bilgim toplumsal refahın sağlanması noktasında getirilen düzenlemelere uymak adına bilgi sahibi olmak ve bu noktada kendi yükümlülüklerimi yerine getirmek içindir. Ama hukukla ilişkimin bu boyutta olması, kendisini PKK’lı diye tarif eden, pişmanlıktan ziyade mağrur birer kahraman edası taşıyan birilerine suç isnadı yapılamayıp, serbest bırakılmasını kabul edebilecek düzeyde değildir. Bunu hazmedebilecek halde hiç değildir…

 

Terör suçlusu tanımı yeterince açık bir şekilde kanunda yerini almıştır. Buna rağmen ‘’Demokratik açılım’’ teröriste özgürlükle sonuçlanmıştır.

 

Bu noktadan sonra devlete ve devletin kurumlarına duyulan güvenin sarsılacağı hissiyatı korkutucu derecede zihnimi sarmıştır. Toplum nezdinde hakkaniyetiyle görevini ifa ettiği düşünülen adli makamlar güvenirliğini yitirmekle karşı karşıya kalacaktır. Oluşacak güvensizlik ortamında işimi ben görürüm mantığının yaygınlaşması ise ciddi bir kargaşanın meydana gelmesine sebebiyet verecektir.

 

 

Terörle Mücadele Kanunu hükümlerince; davranışları ve tutumları uygun düşen bu gruba gerekli müeyyidelerin uygulanması, hem toplum vicdanını rahatlatacak, hem de toplumun devlete ve ilgili makamlarına olan güvenini sağlamlaştıracaktır.

 

 

Yoksa bu terörizm anlamında bir son değil bir başlangıç olacaktır. Gün geçtikçe hareket alanı genişleyen bir terörizm, kılıf demokrasi, parçalanmaya sürüklenen, ya da kardeş çatışmasına sürüklenebilecek bir ülke ise hepimizin elinde patlamaya hazır bir bomba gibi kalacaktır…


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

 
< Önceki   Sonraki >