| Yakındoğu Üniversitesi'nde Tehlike Sinyalleri |
|
|
| Cuma, 07 Mart 2008 | |
|
Yakındoğu Üniversitesi’nde Tehlike Sinyalleri
Batuhan Çolak
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Ülkemizdeki 2002 yılından sonraki terör faaliyetlerine baktığımızda, bölücü terör örgütü yandaşları kendilerine legal kılıflar uydurarak, ülkemizin her köşesinde siyasallaştıklarını görmekteyiz. Bu siyasallaşmadaki etkenlerin başında da, özellikle son 4 sene içerisinde çıkarılan, taviz noktasına varan AB uyum yasaları gelmektedir. Ancak yasaların getirdiği aşırı özgürlükçü yapı, beraberinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısına zarar veren; bölücü örgüt yandaşı parti, sivil toplum kuruluşlarının önünü açmıştır. Bu parti ve derneklerin kapatılmasındaki yasal düzenlemeler de hızlıca ortadan kaldırılmış ve böylece bölücü örgüt siyasi yapılanma için zemin bulmuştur. AB uyumu adı altında çıkarılan özgürlükçü yasalar her ne kadar olumlu ve demokratik gözükse de uygulama noktasında büyük hatalar içermektedir. Bir ülkede 24 seneden beri süregelen bir terör örgütü ve kolları varsa bazı önlemleri almak zaruridir. Bu bağlamda özgürlükçü yasaların önlemleriyle birlikte çıkarılması gerekmektedir. Bu önlemlerin başında da Türkiye’nin üniter yapısının korunması ve anayasadaki değişmez maddelerin kollanması gelmektedir. İşte bu boşluğu iyi değerlendiren, bölücü unsurlar, siyasi parti ve STK’lar üzerinden kongre, panel, eğitim semineri, diyalog, özgürlük kavram ve fiiliyatları altında bölücü örgüt propagandasını yapma imkânına kavuşmuşlardır. Ülkemizin her bölgesinde gerek sivil toplum kuruşları içerisinde, gerekse sendikaların içerisinde, hatta parti düzeyinde bölücü örgütün yapılanması vardır. Bu da demek oluyor ki pkk terör örgütünün kuruluş amaçlarından birisi olan siyasallaşma giderek artıyor ve hiçbir önlem alınmıyor. Bu siyasallaşma sadece sivil toplum örgütleri ve yönetim kadrolarının içinde kalmayarak birçok üniversitemizde de kendini gösteriyor. Bu sebeplerden ötürü önceki yazılarımızda üniversitelerimizdeki bölücü faaliyetlerin bir kısmını yazmıştık. Tüm bu sebeplerden ötürü bu yazımızda KKTC’deki Yakın Doğu Üniversitesi’ne değineceğiz. Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Üniversitesi 1988 yılında KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’nın 17/1986 sayılı Milli Eğitim Yasası’na bağlı olarak Bakanlar Kurulu onayı ile Lefkoşa’da kurulmuştur. Üniversite’nin tüm binaları kampus içinde toplanmış olup yaklaşık öğrenci sayısı 18 bin civarındadır. Buraya kadar her şey normal gözüküyor. Ancak üniversitedeki yapıyı derinlemesine incelediğimizde çok çarpıcı sonuçlar karşımıza çıkıyor. Bu noktadan hareketle üniversitede olanlara ve faaliyetlere değinelim; Öğrenci Yurtları Kampus alanı içerisinde bulunan öğrenci yurtları tamamen pkk nın kontrolü altına girmiş durumda. Bu bağlamda bayan öğrenci yurtlarında durum daha da vahimleşmiş. Bölücü örgüt yandaşlarına karşı var olma savaşı veren bazı öğrenciler, odalarına Türk bayrakları asarak, varlıklarını hissettirme çabalarına giriyorlar. Ancak bayan yurdundaki pkk yandaşı öğrencilerin “biz odalarımıza kürdistan bayrağı asmıyorsak, bunlarda Türk bayrağı asamaz” şeklindeki tepkileri sonrası, yönetim odalarda asılı olan Türk bayrakları “tahrik” sebebiyle kaldırtıyor. Bunu yapan yönetimin, bazı odalarda asılı olan apo posterlerine izin vermesi ise zihinlerde derin bir çelişki yaratıyor. Erkek öğrenci yurtları ise tamamen bölücü örgütün kalesi konumunda, yurtlarda kalan öğrencilerin Kürtçe konuşup, çeşitli zamanlarda bölücü örgüt yandaşı müziklerle halaylar çekerek kutlama yapmaları artık gündelik hayatın bir parçası olmuş. Tüm bu rezillikler defalarca okul yönetimine şikâyet edilmiş, ancak herhangi bir değişiklik olmamıştır. İşte bu durum milli değerlerine gönülden bağlı öğrenciler üzerinden derin bir üzüntü yaratmaktadır. Kampus İçindeki Diğer Faaliyetler Üniversitenin kampus alanı içerisinde “Tünel” olarak tabir edilen yerde, çok yoğun olarak bulunan pkk yandaşları, çaldıkları bölücü örgüt yanlısı müziklerle bir nevi gövde gösterisi yapıyorlar. Buna tepki gösteren milliyetçi öğrencileri darp edecek kadar ileri giden bir grup var. Yönetimin bu gibi olaylar karşısında tepkisiz kalması olayın vahametinin çok büyük boyutlarda olduğunu gösteriyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nde milliyetçi öğrencilerin, bölücü örgüt yandaşlarına karşı “Turkuaz Öğrenci Grubu’nu” kurmuşlardır. Ancak bölücü örgüt yandaşlarının üniversite yönetimine şikâyeti sonucu bu grup bir daha açılmamak üzere haksız bir şekilde kapatılmıştır. Yakın Doğu Üniversitesi’ne özellikle her yıl nevruz zamanı bölücü örgüt yandaşı Grup Yorum konser vermeye geliyor. Verilen bu konserlerde apo posterlerinden, zafer işaretlerine kadar bölücü örgüt yandaşları her türlü gövde gösterisini yapabiliyor. Tüm bunlara sessiz kalarak sorumsuzluklarıyla tarihe not düşerken, ÖSS’de Türk Üniversiteleri statüsünde yer almaya devam ediyorlar. Kampus içinde belli yerleri kendilerine mesken tutan bölücü örgüt yandaşları gün boyunca pkk propagandası yapmakla birlikte, kendilerine tepki gösterenleri de darp etmeye gidecek kadar hadlerini aşmış bulunmaktadırlar. Yine üniversitede öğrenci olan bazı bölücü örgüt yandaşlarının evlerinde apo posterleri ve kürtçü paçavraların olduğu, evlerine misafirliğe giden kişiler tarafından tespit edilmiştir. Üniversite öğrencisi olan bir kız öğrenci boynuna taktığı Türk’ün sembolü olan Bozkurt kolyesinden dolayı darp ediliyor ve bu darp edenlere karşıda herhangi bir yaptırıma gidilmiyor. Kıbrıs’taki pkk gruplarının lideri konumundaki kişilerin her hafta sonu Rum Kesimi’ne geçip orada 2–3 gün kaldıktan sonra geri gelmeleri ise ayrı bir inceleme konusudur. Bu kapsamda bu bölücü örgüt lider kadrolarını Rum kesimine gönderilmesini sağlayan kişinin de Yakın Doğu’da okuyan biri olması ve DTP’de genel başkan yardımcılığı yapması gururumuzun nasıl ayaklar altına alındığının somut göstergeleri. Kampus Dışı Faaliyetler Özellikle diğer üniversitelerden gelen bölücü örgüt yandaşlarının katılımıyla KKTC’nin çeşitli noktalarında olaylar patlak veriyor. Geçen sene 1 Mayıs’ta kutlama bahanesiyle KKTC Ülkü Ocakları binasının önüne gelen grup “pkk burada Türkler nerede?” şeklinde slogan atarak çatışma ortamı yaratmak istemişlerdir. Ancak bu yürüyüşte grubun içerisindeki ünlü siyasetçilerin olması, hatta bazılarının KKTC’de aktif olarak milletvekilliği yapmaları olayın 3-5 çapulcunun işi olmadığını doğrular nitelikte. Sonuç olarak, kampus içinde kampus dışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çeşitli yerlerinde ortaya çıkan bu bölücü örgüt yandaşları her ne hikmetse ellerini kollarını sallayarak ortalık dolaşmakta ve diplomalarını aldıktan sonra da Türkiye’de çalışma hayatına atılabilmektedirler. İşte en büyük tehlike de burada baş göstermektedir. Devlet kademelerinde kendilerine çalışma ortamı sağlayacak kadar ileri giden bu kişilerin, acil olarak tespit edilmesi ve gerekli yaptırımlara gidilmesi hem ülkemiz hem de ülkemizin geleceği için çok önemlidir. Tüm bu sebeplerden ötürü başta Üniversite yönetimlerine, KKTC ve Türk İçişleri Bakanlıkları’na, MİT’e, Emniyet Müdürlüğü’ne, Türk Silahlı Kuvvetlerine, Sivil Toplum Örgütlerine büyük görevler düşmektedir. En kısa zamanda Türkiye’deki ve KKTC’deki devlet ve vakıf üniversiteleri denetim altına alınarak, pkk nın etkisi ortadan kaldırılmalıdır.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
|
| Siyon Protokolleri ve Siyasetin Çirkin Yüzü ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Madalyonun Diğer Yüzü | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarih Bilinci | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Vesayete Kin Kusan Alçak Velayetçiler | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Rektör Atamaları ve İstifalar | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Tarımdaki Fiyat Artışlarının Sebepleri | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Birileri Terörle Mücadele Etmiyor ! | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bence Aydınlık Bir Geleceğe... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Lions ve Rotary Olabilmek Ne Demek? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Kararın Ardından... | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Bizde Hiç mi Suç Yok? | |
| Diğer Yazıları |
![]() |
|
| Mehmet Âkif İnan | |
| Diğer Yazıları |