|
Sahte Yüzlerin Parodisi

Batuhan ÇOLAK
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
İnsan Hayatı ve Dönemler
İnsan hayatını çeşitli dönemlerle değerlendirmek mümkündür.
İnsan doğuşundan ölümüne kadar bu dönemlerden geçer ve çevresiyle birlikte değişim yaşar.
Çocukluk, ergenlik, orta yaş ve yaşlılık gibi…
Bahsi geçen bu dönemler her insanda farklı bir kişilik ve fikirsel yapının oluşmasını sağlar. Ancak geçirilen değişim süreçlerinde dikkat edilmesi gereken çok önemli ayrıntılar vardır.
İnsanın özellikle gençlik dönemi; kişiliğinin oturma dönemi olarak izah edilmektedir. Oysa ki bu tümden yanlış bir kurgudur. Sebebi ise kişiliğin oturmuş olduğu dönem olarak tanımlanan ‘orta yaş dönemi’nde insanın yaptığı hata ve yanlışlar çok daha fazla ve zararlıdır. Bu da kişiliğin oturma dönemi sorgulama gereksinimini ortaya çıkarmaktadır.
Yukarıda yapılan kısa girişten sonra izahına çalıştığımız meselenin özüne gelecek olursak, insanların yaşadıkları süre içerisinde çeşitli çevrelerde sürekli bir değişim geçirdiği malumdur. Ancak bu çevrelerde karşılaşılan kişiler, durumlar, oluşumlar insanın hayatında önemli değişikliklere ve hatalara yol açabilmektedir.
Konuyu biraz daha somuta indirgemek anlatım bakımından kolaylık sağlayacaktır;
Değişimde Çevrenin Etkisi
Bireyin kendini rahatlıkla izah edebildiği durumlarda çevresinde sürekli olarak bir çatışma ortamı yaşaması mümkündür. Hatta ve hatta yaşadığı bu çatışmalar beraberinde yeni bir dünya görüşünü de benimsenmesine yol açabilecektir. Bu değişimler genellikle ergenlik ve orta yaş döneminde hayat bulmaktadır.
Konuya içinde bulunduğumuz toplum ve çevremizle dikkatli ve tarafsız bir gözle baktığımızda bazı önemli eksikliklerin kişilerin hamurunda ana madde hale geldiğini görebilmekteyiz. İftira atma, dedikodu ve sosyalleşememiş zihin yapısı bu hamurdaki hatanın ana maddelerinden başlıcalarını teşkil etmektedir.
Bu hatalar kişilerin okul hayatında, iş hayatında ve sosyal hayatında sürekli olarak karşısına çıkması muhtemel gerçeklerdir. Bireyin karşılacağı bu gibi meselelerin çözümsüz bir durum haline gelmesi olağandır. Birey istemesi halinde kişiliğinden ödün vererek bu ortamı bir süre daha idare edecektir. Ancak daha sonrasındaki süreçte çözümsüzlüklerin ve yanlışların devam etmesi bahsi geçen bireyin şahsiyetini, kişiliğini değiştirecek ve bu değişim sürekli olumsuza doğru gidecektir.
Karakterin Korunması
Sosyalleşememiş, karakteri ve kişiliği oturamamış kişiler sürekli olarak etrafına saldırma telaşı taşımaktadırlar. Bu psikolojik bir rahatsızlıktır, kendi eksikliğini kapatmak için başkalarında eksik aramak, bu rahatsızlığın kabaca izahıdır.
Böylesi durumlardan uzak kalabilmek öz benliğini kaybetmemek, iftiralar ve suçmalar karşısında kendini ispat etme arayışına girmek çözümsüzlüğe bir adım daha atma anlamına gelecektir. Bu yüzden kişilerin kendi kişiliğini kaybetmemesi, kişiliği kaybetmiş bünyelerin iftiralarına maruz kalmaması için gerektiği zamanda ‘noktayı’ koyması gerekmektedir. Bu nokta koyma insanın her değişim evresinde olması ve yapması gereken önemli bir durumdur.
Bunun dışında bireyin çevresinde sıklıkla karışılacağı bir diğer durumda sahte yüzlerdir. Bu sahte yüzlerin çoğu ya kişilik bozukluğu taşımakta ya da hayat boyu taşıdığı ezikliği başkalarına iftira atarak giderme gayretinden ileri gelmektedir. Bu gibi oyunlar karşısında kişiliği ve karakteri sabit kişiler hiçbir zaman zarar görmezler, sadece çevrelerinden tiksinirler. Bu tablo da, ‘’sahte yüzlerin oynadıkları parodilerin’’ son bulması bakımından çok önemli bir gelişmedir. Karakterin sağlamlığı, birey olabilmenin özgürlüğü çevredeki tüm yanlışlardan uzak durmanın başlıca anahtarlarıdır. Bu anahtarları kullanabilmek ise şuur ve ahlakı geliştirmeye yol açacaktır.
Yazımızın başında da belirttiğimiz değişimlerden olumlu bir şekilde çıkmak işte bu yolla mümkündür.
Sonuç
Konuyu kısaca özetlemek ve bir sonuca varmak gerekirse iki tip insan vardır;
Birinci tip insanlar karakteri sağlam, düşüncesi ve fikirleri ile ruh taşıyan kişilerdir.
İkinci tip insanlar ise, birinci tip insanı kıskanan ve onun gibi olamadıkları için iftira ve yalanla hayatını sürdüren kişilerdir.
Eğer ikinci tip insan olmak istemiyorsak, aynaya bir kez daha bakalım. Bu zahmete dahi katlanamayıp halen daha çevresini iftiralarla süsleyen kişiler ise zaten ikinci tip insandırlar, aynaya bakmalarına gerek yoktur. İkinci tip insanlardan uzak durmak için gerektiği zamanlarda ‘virgül’ yerine ‘nokta’ koymayı bilmek karakterin ispatıdır.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|