24 Temmuz 1923 Tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Türk Milleti’nin bağımsızlığını yabancı devletlere resmi olarak kabul ettirdiği çok önemli bir tarihsel antlaşma niteliğindedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının resmi senedi olan Lozan Antlaşması, Türk tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığının yabancı devletler arasında resmi olarak kabul gördüğünün belgesidir. Lozan Antlaşması ile Misak-ı Milli sınırlarına büyük ölçüde ulaşılmış, Türklüğe yakışmayacak insanlar tarafından imzalanmış Sevr antlaşmasını geçersiz kılınmıştır.
Sevr antlaşmasıyla ülkemizi işgal eden emperyalist güçler, Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Milleti’nin destansı mücadelesi sonucu topraklarımızdan temizlenmiş, neticesinde zaferin resmi belgesi Lozan Antlaşması imzalanarak Türk Milleti adeta yeniden doğmuştur.
Günümüze baktığımızda Lozan Antlaşması’nın 85 yıldır geçerli olmasından rahatsız olanların, bugün dahi Sevr’i yeniden canlandırmak isteğinde olduğunu görüyoruz. Bu isteklerini rahatça dile getirip, ifade özgürlüğüne sığınanlar, bu topraklar üzerinde hür bir şekilde yaşamalarının sebebini Lozan Antlaşmasına borçlu olduklarını bilemeyecek kadar şaşkındırlar
Lozan Antlaşması maksatlı çevreler tarafından değeri azalmış gibi gösterilmeye ve hatta tarihsel gerçeklerle örtüşmeyen iddialarla gölgelenmeye çalışılsa da ne değerinden ne de öneminden hiçbir şey kaybetmediği gün gibi ortadadır.
Lozan Antlaşması’nın Birinci Dünya Savaşı’nın ardından imzalanan barış antlaşmaları arasında, bugün dahi, geçerliliğini sürdüren tek siyasi belge olması onun değerini ve önemi anlayabilmek açısından son derece yeterlidir.
Türk Milleti binyıllardır yazdığı destansı tarihin dönüm noktalarından biri olan Lozan Antlaşması’nı bugün kürtçülükle, bölücülükle değiştireceğini sananlar, şuursuz hayallerinden gerçeklerin acısıyla uyanmak zorundadırlar.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asli unsuru olan Türk Ulusunu hiç kimse bölemeyecektir. Toprağımızın her karışında vatan evlatlarının kanı varsa eğer, ne kimliğimizi, ne benliğimizi, ne de özümüzü kimsenin değiştirme şansı dahi bulunmamalıdır.
LOZAN ONURUMUZDUR, SAHİP ÇIKALIM !