Göze Çarpan Hatalar…

Batuhan Çolak
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Ülkemizin son dönemine damgasını vuran en önemli gündem maddeleri sınır ötesi operasyon ve PKK terörüdür.
Türk Hava Kuvvetlerinin başrolünü üstlendiği Kuzey Irak’taki PKK kamplarına yönelik yapılan nokta operasyonlar oldukça etkili olmuştur. Bu operasyonlarla birlikte verilen resmi rakamlardan da anlaşılacağı üzere PKK’nın verdiği kayıplar oldukça fazladır.
Bu önemli olayların getirisi ve medyada yankısı da sürekli olarak artarak devam etmektedir. Bu durum da Psikolojik savaş açısından Türkiye Cumhuriyeti’ne çok büyük bir artı getirmiştir.
Operasyonla birlikte psikolojik savaş açısından Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK terör örgütüne karşı üstünlük sağladığı apaçık görülmektedir.
Askeri alanda gösterilen başarı tüm dünyaya mesajlar göndermektedir. Bu mesajların en önemlisi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel başarısı, hava kuvvetlerinin gücü ve taktikli saldırıda başarısının ispatlanmış olmasıdır.
PKK’nın özellikle 22 Temmuz seçimleri sonrasında ve yaptığı geniş çaplı karakol baskınlarıyla yaptığı propaganda atağı Sınır ötesi operasyonlar sonrasında son bulmuştur. Böylece de Psikolojik üstünlük tekrar Türkiye Cumhuriyeti’ne geçmiştir.
Bu psikolojik üstünlüğün korunması ve arttırılması terörle mücadelenin en önemli aşamasıdır. Unutulmasın ki, teröre karşı sağlanan askeri başarılar beraberinde Psikolojik bir başarı getirmez ise terör örgütlerinin propaganda yolları her daim açık kalabilmektedir. Bu durumda terörle mücadelenin bir noktada başarısız kalması anlamına gelmektedir.
İşte psikolojik ve askeri mücadelede üstünlüğün ele geçirildiği bir dönemde son nokta siyasi irade ile vurulacaktır.
Fakat tüm bu olumlu gelişmelerin sağlandığı zaman diliminde PKK’lı teröristlere hitaben başbakan ve bakanların yapmış oldukları “evine geri dön” tarzı açıklamalar kafalarda soru işareti bırakmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymayan, vergisini vermeyen, askerine silah çeken ve daha sayfalarcasını yazabileceğimiz yanlışları yapan terör örgütü üyelerinin “pişmanlık yasası” adı altında topluma kazandırılması derin bir soru işareti anlamına gelmektedir.
Bu bağlamda “Pişmanlık Yasası” adı altında yapılan siyasi söylemlerde tespit edebildiğimiz hataları siz değerli okuyucularla paylaşmayı uygun görüyorum;
Başbakan’ın PKK’lı teröristlere hitap etmesi ve onlara “dağdan inip ananızın babanızın yanına dönün” şeklinde açıklama yapması hatalıdır. Buradaki en önemli hata PKK terör örgütü üyelerinin muhatap alınmasıdır. Bush’un El Kaide terör örgütü üyeleri için böyle bir çağrı yapması nasıl mümkün değilse, Türkiye Cumhuriyeti’nde benzeri açıklamalar yapılması mümkün olmamalıdır.
Sınır ötesi operasyonlarla birlikte ön plana çıkartılan DTP’nin söylemleri medyamız açısından hatalıdır. Öyle ki bu durum sonucunda terör örgütü siyasi propagandaya başlamakta ve örgüte dış destek arayabilmektedir.
Sonuç olarak Psikolojik üstünlüğün ele geçirildiği böylesi dönemlerde siyasi irade bakımından güçlü vurgular yapmak terörü en asgari seviyeye getirecektir. Sonrasında sağlanacak siyasi ve askeri iradeli mücadeleler, bölücü terörün coğrafyamızdan silinmesi anlamına gelecektir.
Unutulmamalıdır ki; terörün bitimindeki en etkili evre Psikolojik savaşta üstünlüğün sağlandığı evredir.
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|