• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

29
Ağustos
2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Batuhan Çolak arrow Çağdaş Gazeteciler Derneği Neyi Amaçlıyor ?
Çağdaş Gazeteciler Derneği Neyi Amaçlıyor ? Yazdır E-posta
Cumartesi, 08 Mart 2008

Çağdaş Gazeteciler Derneği Neyi Amaçlıyor?

Batuhan ÇOLAK

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Çağdaş Gazeteciler Derneği Ankara, İstanbul, İzmir gibi 3 büyük ilin yanı sıra Antalya, Denizli, Bursa, Eskişehir gibi şehirlerde şubesi bulunan bir sivil toplum kuruluşudur.

Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin kuruluşun amaçlarından bir kaçı; basındaki yanlışları göstermek, mağdur gazetecilere sahip çıkmak, staj imkanı yaratmak v.b… Buraya kadar normal görünen dernek, normal bir sivil toplum imajı çizmesine rağmen, bir gözlem sonucu tam tersi bir durumu ortaya çıkardığı görülecektir.

Bu bağlamda, ÇGD’nin tüzüğünü incelediğimizde ‘Türk’ kelimesinin kullanılmadığını, ‘Türkiye’ kelimesinin de sadece bir bölümde kullanıldığını fark ediyoruz. Türkiye’de faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun tüzüğünde ‘Türk’ kelimesine rastlamamak, sıradan bir olay gibi görünse de, derneğin son dönemlerde gerçekleştirdiği faaliyetlere bakıldığında tüzüklerinde neden ‘Türk’ kelimesi kullanılmadığının cevabı net bir şekilde karşımıza çıkacaktır.

Çağdaş Gazeteciler Derneği her yıl ‘Yılın Başarılı Gazetecileri’ isimli bir ödül töreni düzenliyor, bu törende de çeşitli dallarda gazeteciler ödüllendiriyor. Her yıl düzenlenen bu etkinliğin, 2006 yılını kapsayan ödül töreni, 13 Nisan 2007 tarihinde Sheraton Oteli’nde yapıldı. Ve bu bağlamda 2006 yılı içerisinde, dallarında başarılı bulunan gazeteciler ödüllendirildi. Buraya kadar her şeyin normal gözüktüğü ödül töreninde, öyle akıl almaz bir olay yaşanıyor ki, Türk medyasının konunun üzerinde günlerce durması, tartışması gerekirken hiçbir basın kuruluşu olayı görmüyor ya da görmemezlikten gelerek büyük bir skandala imza atıyor.

Söz konusu olaya değinecek olursak; 13 Nisan 2007 gecesi Sheraton Oteli’nde ÇGD’nin ödülleri dağıtılıyor ve sıra ‘Özel Dayanışma Ödülü’ ne geliyor.

Ödüle layık görülen Gazete ise; “Atılım Gazetesi

Bilmeyenler, “eee ne ver bunda?” diyebilirler. Hemen söyleyelim, bu gazete 1984 yılından beri Türkiye’ye sürekli acı yaşatan bölücü terör örgütü PKK’nın açık ve net destekçisi, 301.madde karşıtı, milliyetçi gençleri faşist olarak niteleyen, devleti katil olarak gören, sürekli olarak bebek katili hakkında haberler yapabilen rezil bir gazete. Geçtiğimiz günlerde, bu gazetenin bazı çalışanları bölücü terör örgütünü desteklemek, yardım, yataklık ve propagandasını gerçekleştirmekten ötürü tutuklandılar.

16 sayfadan oluşan bu gazete, bulunduğumuz zaman dilimi içerisinde 152.sayısını basıyor olması, ne kadar rahat bir şekilde yayın hayatını sürdürdüğünü kanıtlar nitelikte. Gazetenin haftalık yayınlandığını da hesaba katarsak yaklaşık 3,5 senedir bu gazete yoluyla birileri propaganda yapıyor ve sadece geçen hafta içinde birkaç çalışanı tutuklanıyor. Muhtemeldir ki bu tutuklamalar 1 ay sonra takipsizlik ya da delil yetersizliği ile sona erip, tahliye süreci başlayacaktır.

 

 

Konumuza dönecek olursak ÇGD’nin ‘Özel Dayanışma Ödülü’ne layık gördüğü bu gazeteye ödülü, 13 Nisan 2007 gecesi takdim ediliyor. Ödülü gazete adına yazı işleri müdürü Ahmet Yaman alıyor ve öyle sözler söylüyor ki, inanılacak gibi değil. İşte noktasına virgülüne dokunmadan sunuyoruz;

“TCK’nin 301. maddesi ile aydınlarımız kıskaç altına alınıyor, Terörle Mücadele Yasası ile basınımız kıskaç altına alınıyor. Bu ödülü alırken biraz buruk bir mutluluk ile alıyorum. 13 Nisan'da Atılım hem ÇGD’den ödül alıyor, hem de çalışanları mahkemeye çıkartılıyor. Tutuklu gazetecilerin bu saat itibarıyla hala sürüyor. Mahkeme önünde dayanışma için bekleyen arkadaşlarımıza polis vahşice saldırdı, 100'ü aşkın gözaltı var. Bu ödülü çok anlamlı buluyorum. ÇGD’ye teşekkür ediyorum. Basın özgürlüğüne yönelik kıskacın, ablukanın ortak bir duruşla yırtılacağına inanıyorum. Ben bu ödülü tutuklu genel yayın yönetmenimiz ve arkadaşlarımız adına alıyorum

Gündem gazetesi sürekli kapatma cezası alıyor, Nokta Dergisi basıldı, Atılım Gazetesi baskı altında.”

İşte bu sözlerden sonra salonda bir tepki olması gerekeceği yerde herkes alkışlarla destek veriyor. Not: (Atılım Gazetesi yazı işleri müdürü Ahmet Yaman’ın bahsettiği Gündem Gazetesi, PKK’nın şu anki en etkin yazılı propaganda aracıdır. Kısa kapatılma cezaları verilse de 10 gün içinde yeniden açılıyor.)

Ödül Gecesine katılıp da bu sözlere hiçbir tepki vermeyenler arasında ünlü politikacıların da olması olayın vahametini daha da arttırıyor. İşte geceye katılan politikacı ve ünlü isimlerden bazıları;

“TBMM eski başkanı ve daha evvelki hükümetlerde bakanlık görevi de yapmış olan Hikmet Çetin, SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, SHP Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Işıklar, DTP başkan Yardımcısı Sırrı Sakık, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir, Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Hilmi Bengi”

Görüldüğü üzere eski bakanlar, siyasi parti liderleri, Atatürk’ün emriyle kurulan Anadolu Ajansı Genel Müdürü…Kısacası katılanlar önemli isimler. Ancak bu saydığımız makamlara oturan ya da oturmakta olanların hepsi, sanki ortak karar almışçasına sus pus. Tek bir tepki yok, inanılacak gibi değil.

Sonuç olarak Çağdaş Gazeteciler Derneği bu ödülü vererek büyük bir suç işlemiştir. Bu suçun Anayasanın Terörle Mücadele Kanunu’ndaki karşılığına bakalım:

Devletin bölünmezliği aleyhine propaganda

Madde 8 - (Değişik: 27/10/1995- 4126/1 md.)

 

“Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan yazılı ve sözlü propaganda ile toplantı, gösteri ve yürüyüş yapılamaz. Yapanlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz milyon liradan üç yüzmilyon liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu suçun mükerreren işlenmesi halinde, verilecek cezalar paraya çevrilemez.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen mevkuteler vasıtası ile işlenmesi halinde, ayrıca sahiplerine de mevkute bir aydan az süreli ise, bir önceki ay ortalama satış miktarının yüzde doksanı kadar ağır para cezası verilir. Ancak, bu para cezaları yüz milyon liradan az olamaz. Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek para cezasının yarısı uygulanır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun ikinci fıkrada yazılı mevkuteler dışında basılı eser ve sair kitle iletişim araçları ile işlenmesi halinde, sorumluları ve ayrıca kitle iletişim araçları sahipleri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis, yüz milyon liradan üç yüz milyon liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.”

Evet, yukarıda da açıkça görüldüğü üzere Atılım Gazetesi “Devletin Bölünmezliği Aleyhinde Propaganda” yapan bir gazetedir ve gerekli cezayı alması gerekmektedir. Bu kapsamda böyle bir gazeteyi kınamak, eleştirmek yerine ona ‘Özel Dayanışma Ödülü’nü veren Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin de suç işlediği açık ve nettir. Tüm bunlara istinaden her iki kuruluşun da yasalar kapsamında cezalandırılması, önemli bir gereklilik haline gelmektedir.

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Prof.Dr. İbrahİm Arslanoğlu

 
Tarih Bilinci
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Resul Kürşat Şahsİ

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

Meryem Aybİke Sİnan

 
Mehmet Âkif İnan
 
Diğer Yazıları

TV'de Bugün

HABERDOKUZ Çağdaş Gazeteciler Derneği Neyi Amaçlıyor ? - HABERDOKUZ - HABERDOKUZ
TV'de Bugün

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI