• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

29
Ağustos
2008
Anasayfa
Anlamak Mümkün Değil Yazdır E-posta
Cuma, 07 Mart 2008

Anlamak Mümkün Değil

 

 

Batuhan Çolak

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

Değerli okuyucular, dün haberlere göz gezdirirken ilginç bir habere takıldım. Haberi kısaca özetlemek gerekirse; F tipi cezaevinde yatan Behiç Aşçı isimli mahkûm 265 gündür ölüm orucu tutuyor ve bu nedenler sağlık durumu kötüye gidiyor. Bunun üzerine de TBMM başkanı Bülent Arınç harekete geçiyor. Behiç Aşçı'nın durumuna üzülen TBMM Başkanı (tam da Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları alevlenmişken) tüm basını toplayarak ölüm orucundaki Behiç Aşçı'nın annesi ve beraberindeki sivil toplum kuruluşları ile kameraların karşısına geçiyor. Bülent Arınç, F tipi cezaevlerini protesto etmek için ölüm orucu tutan Behiç Aşçı'nın eyleminden bir an önce vazgeçmesini istiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor;

“Türk kamuoyu bir an önce Behiç Aşçı'nın sağlıklı bir şekilde aramıza dönmesini istiyor. Behiç Aşçı'nın hayatının söz konusudur ve herkesin bu konu üzerine eğilmelidir. Yaşama hakkı kutsaldır. Bu duruma Meclis'in duyarsız kalması söz konusu değildir”

Söz konusu haber bu ve benzeri şekillerde yazılı ve görsel medyada yer buldu. Konuyla ilgili çıkan haberlere baktığımızda sizlerde dikkat edeceksiniz ki bu avukatın neden dolayı F tipi cezaevinde yattığı söylenmiyor? Bir avukat ne gibi suçlar işler de oraya konulur? Bu konuların hiçbirine değinilmiyor. Dolayısıyla buradan şunu açıkça söyleyebiliriz; verilen haberler kesinlikle bilgilendirici değildir. Verilen haberler objektiflikten uzak ve de belli bir fikri dayatmaya yöneliktir.

Peki, Behiç Aşçı kimdir? Neden F tipi ceza evinde hapis cezasını çekmektedir?

F tipi cezaevinde 265 gündür ölüm orucu tuttuğundan bahsedilen Behiç Aşçı, 30 bin evladımızı verdiğimiz ve 22 yıldır süren bölücü örgüt mensuplarının avukatıdır. Aynı zamanda bölücü örgüte yardım ve yataklık yaparak, terörü dolaylı yollardan desteklemiştir. Tüm bu suçlarından ötürü kesinleşmiş hapis cezası vardır ve bundan dolayı F tipi cezaevine konulmuştur.

Tüm hain emeller ve faaliyetler yetmezmiş gibi bir de mahkûmun annesi ve beraberindeki sivil toplum örgütleri de Dolmabahçe sarayında üst düzeyde karşılanarak taleplerine hak veriliyor ve bu konuda her türlü fedakârlığın yapılacağı belirtiliyor. Pes doğrusu! Sen Mehmetçikleri şehit et, gazi et, geride acılı aileler bırak, daha doğmamış bebeklere kurşun sık, sonrada mazlum ol. Yok, öyle iş beyler!

Türk Milleti'nin bu olanlara göz yumması mümkün değildir. Biraz geçmişe gidersek, düne kadar Şehit Anaları Derneği'ni kabul etmeyen Bülent Arınç nasıl oldu da Behiç Aşçı'nın eylemi nedeniyle annesini kabul etti?

Şimdi içimizi acıtan bu haberlere ve olaylara karşı bazı sorular soruyoruz;

•  Daha önce Şehit Aileleri Derneği'nin Ankara Şubesi'nin görüşme talebini kabul etmeyen TBMM Başkanı Bülent Arınç, neden teröristleri savunan ve onlara yardım ve yataklık eden bir avukatın annesiyle görüşüyor ve girişimlerde bulunuyor?

•  Gençliğinin baharında vatanının savunmak için şehit düşen, gazi olan Mehmetçik bu olanları görse, görebilse biz ne için şehit olduk? Biz ne için gazi olduk demezler mi?

•  Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde, Behiç Aşçı gibi vatan hainlerini destekleyen sivil toplum kuruluşları hakkında işlem yapabilecek hiçbir hâkim, savcı yok mudur?

Tüm bunlar bir yana, Behiç Aşçı'nın protestosunu haklı bulan TBMM Başkanı Bülent Arınç, “konuya meclisin duyarsız kalması mümkün değildir” sözleri ile Türk Milleti'ni derinden yaralamıştır.

Türk Milleti'nin temsil eden en üst idari makam TBMM'dir. Dolayısıyla TBMM'nin hassas olacağı konular, Türk Milleti'nin hassasiyetleri doğrultusunda olmalıdır. Fakat bu vatanın evlatlarının şehit olmasına sebep olanların, vatanı bölmeye çalışan hainlerin, Meclis ortamına taşınması mümkün değildir. Anayasada meclis başkanının, bakanların, milletvekillerin ve geri kalan meclis üyelerinin görevleri çok açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır. Bu noktadan hareketle haberlere konu olan mahkûmun meclis ortamına getirilmesi büyük bir güven eksikliğini de beraberinde getirecektir.

Sonuç olarak Osman Baydemirlerden, Ahmet Türklerden, Aysel Tuğluklardan, DTP'den ve daha birçok kişi ve kuruluştan endişe duymayanlar, pkkya yardım ve yataklık suçundan cezaevinde yatan bir mahkûmun, ölüm orucu tutmasından ve sağlığının bozulmasından endişe duymaktadırlar. Bu fikri anlamak ve anlamlandırmak mümkün değildir.

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Prof.Dr. İbrahİm Arslanoğlu

 
Tarih Bilinci
 
Diğer Yazıları

E-Bülten Kayıt Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Resul Kürşat Şahsİ

 
Bizde Hiç mi Suç Yok?
 
Diğer Yazıları

Meryem Aybİke Sİnan

 
Mehmet Âkif İnan
 
Diğer Yazıları

TV'de Bugün

HABERDOKUZ Anlamak Mümkün Değil - HABERDOKUZ - HABERDOKUZ
TV'de Bugün

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI