Anasayfa
56+1 Yazdır E-posta
Cuma, 07 Mart 2008

56+1

 

Batuhan Çolak

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 

Geçtiğimiz günlerde 56 belediye başkanının yargılandığı Roj Tv davası başladı. Bu belediye başkanları, PKK’nın yayın organı Roj Tv’nin kapatılmasını protesto etmişlerdi. (PKK’nın ölüleri için bile “onlar da bizim şehidimizdir” diyenlerden de başka bir şey beklemek hata olur)

 

Hakim, sanıkların savunmalarının alınması için davayı başka bir tarihe erteledi. Ama çok eminim ki bu dava sonuçlanmadan zaman aşımına uğrayıp, unutulup gidecektir.

 

Her şeyden öte belediye başkanlarının mahkemeye topluca gidişleri aklımın bir köşesine kazınmış “Kravatlı PKK’lılar” sözünü hatırlattı. Ne alakası varsa artık!

 

Konu üzerinde biraz düşünecek olursak, bu Roj Tv destekçisi belediye başkanlarının, verdiğimiz vergilerle aylık tam 3 milyar maaş aldıklarını bilmek, insanı derin düşüncelere itiyor. Bu sebeple aşağıdaki örneği herkesin düşünmesini, yaşamasını istiyorum.

 

Şimdi gözlerimizi kapatalım. AB’nin herhangi bir ülkesinin vatandaşı olalım. Bir belediye başkanı düşünelim (bakın 56 değil sadece bir belediye başkanı). Bu belediye başkanı öyle bir başkan olsun ki, ifade özgürlüğü bahanesiyle Bin Ladin’in terör örgütü olan El Kaideyi övsün, onun ölü teröristleri için “şehit” desin, onların ailelerini ziyaret etsin, Bin Ladin’in doğum günü sebebiyle devletin otobüslerini El Kaide sempatizanlarının hizmetine sunsun, El Kaide’nin televizyonunu desteklesin. Sadece bunlardan birini yapsın. Ne olur biliyor musunuz? Söz konusu AB ülkesi ayaklanır. O belediye başkanı derhal görevden alınır, daha sonra bağlantılı olduğu tüm yasadışı oluşumlar ortaya çıkarılır. Söz konusu belediye başkanı hızlı bir yargılama sürecinden geçirilir ve ağır hapis cezası alır. Terör ve destekçilerine sağlam bir yaptırım uygulanır.

 

Peki AB’yi kendine vizyon edinen ülkemizde neler yaşanıyor? Bazı aydınlar,olmayan kürt sorunu için hak talep ediyorlar, Türk milletinin gururunu daha rahat ayaklar altına alabilmek için 301. maddeyi çağdışı buluyorlar, değiştirilmesini istiyorlar,…

 

Dahası Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, bu gibi belediye başkanlarını görevden almak yerine, Beşiktaş 2.başkanı (kardeşi) Mehmet Aksu’nun talebi üzerine Marcio Nobre isimli futbolcuyu yaklaşık yarım gün içinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına alıyor. Pes doğrusu!

 

Buradan içişleri bakanı olan Abdülkadir Aksu’ya sesleniyorum; “akşam yatağına yattığında 20 yaşında şehit olan Mehmetçikler seni hiç rahatsız etmiyor mu? 25 yaşında aslan gibi gidip, bir parçası eksik olarak gelen gaziler senin canını hiç acıtmıyor mu? Eğer bu ülkenin içişleri bakanıysan o belediye başkanlarını tek bir imza ile görevden alabilirsin, sadece tek bir imza. Ama göreve geldiğin 4 senedir hiçbir işlem yapmıyorsun ve bunu bir Türk olarak hazmedemiyorum ve benim bu görüşümü paylaşan milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu düşünüyorum.

 

Anayasada bakanların, milletvekillerin ve geri kalan meclis üyelerinin görevleri çok açık ve net bir şekilde tanımlanmıştır. Bu tanımlamalara tüm meclis uymak durumundadır. Eğer uymayacak kişiler varsa, işgal ettikleri o koltukları bir an önce terk etmeleri gerekmektedir.

 

 

 

 


Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

Yorum (0)add
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >