|
“Toplumsal Ortak Bilinç” ve Terör !
Alp Ergenekon
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Önemli gördüğüm hususları partiler ve siyaset üstü bir yaklaşımla ele alıp siz değerli Haberdokuz okuyucuları ile paylaşmaya karar vermiştim. Bundan önce, TSK bağlamında irdelemeye çalıştığım “Toplumsal Ortak Bilinç” kavramını, bu defa Terör ile ilişiklendirmeye çalışacağım.
Türk Milleti olarak zor bir coğrafyada zor günler yaşıyoruz. Terörün bu zorluklardan en önemlisi konumunda olduğu herkesin ortak fikri olsa gerek.
Önceleri Sağ-Sol, Alevi-Sünni çatışması biçiminde ortaya çıkan terör belası günümüzde çok daha tehlikeli ve bir o kadar da deneyimli olarak başımızın belası olmaya devam ediyor. Günümüzde henüz cılız şekilde seslendirilen “Cumhuriyetçiler-Demokratlar” çatışmasının PKK belasından sonra sahnelenmek istenen yeni terör maskesi olabileceğini göz ardı etmeden terör belası ile mücadele etmenin gereklilikleri üzerinde durmaya çalışacağım.
PKK ya da bundan sonra ortaya çıkması muhtemel tüm terör belaları ile mücadelede başarıya ulaşmak için;
1 – Teröristle Mücadele
2 – Terörizmle Mücadele
Şeklinde iki farklı kavramı bu kavramların gerektirdiği rasyonel çerçevesinde analiz etmek durumundayız. Ancak bunlardan daha önemli olanı, toplumun belli bir kesiminden güç bulan ve beslenen terörist ve terörizmin, somut olarak kimler olduğu gerçeğinin tüm toplum tarafından bilinmesinin gerekliliğidir.
Son derece önemli olması bakımından bu hususu biraz açmalıyım.
SSCB’nin çöküşü ile ABD tekelinde tek kutuplu olmaya başlayan dünyamızda ABD karşıtı olan her şey ABD tarafından “Terör” başlığı altında tanımlanmaya başladı. Bu tanım kapsamında yer alanlar içinde gerçekten “Terör” olanlar olduğu gibi “Terörle” ilgisi olmayan oluşumlarda var !
İkiz kulelere yapılan saldırı sonucunda binlerce ABD vatandaşının öldürülmesi ile birlikte daha sık gündeme gelen terör belası, insanlığın korkulu rüyası haline gelmeye ve getirilmeye başlamıştır. Bu saldırı sonucunda ABD’nin terörist gerekçesiyle Irak’ı işgal etmesi ve işgal sonrasında ise Büyük Ortadoğu Projesini uygulamaya aldığını ilan etmesi hatta bununla da yetinmeyerek Genişletilmiş Ortadoğu Projesi adıyla daha geniş bir coğrafyayı tehdit etmeye başlaması İkiz kule saldırılarının ABD tarafından planlanmış bir bahane projesi olabileceğini göstermiştir.
Tüm bu tespitler “Terörizm = ABD” eşitliği ile sonlandırılabilir durumdadır. Bu yaklaşımdan hareketle teröristi ise ABD çıkarlarına uygun olan her şey şeklinde tanımlamak mümkün. Buna örnek olarak ülkemizdeki PKK oluşumu ile Irak’ın kuzeyindeki Barzani ve çetesini gösterebiliriz. ABD’nin tüm dünyaya karşı PKK’yı terörist oluşum olarak gösterdiği bilinen bir gerçek ancak PKK’ya yapılan lojistik desteğin ABD tarafından yapılıyor olduğu da ayrı bir gerçek !
Bu tespitimizden hareketle ABD’nin teröristi besleyen asıl kaynak olduğunu, konjonktürel değişikliklere göre de yeni teröristler çıkabileceğini söylemek mümkün. Yani bugün PKK yarın başka bir şey !
Bu açıklamalardan sonra terörizm ve terörist ile mücadele konularına tekrar dönelim.
Terörist ile mücadelede gerek TSK ve gerekse emniyet mensuplarımızın hatta bölgede görev yapan tüm kamu personelinin son derece başarılı olduklarını söylemek mümkün. Hatta onca şehit haberine rağmen Türk Milletinin soğukkanlılık ve metanetini koruyarak hala “Vatan Sağolsun” diyebilmesi teröriste hatta terörizme vurulan en ağır darbedir !
“Terörizm = ABD” eşitliği şeklindeki tespitimiz olan terörizm ile mücadelede başarılı olmak için;
· Bunun için ekonomik bağımsızlığa ihtiyaç var !
· ABD ya da AB nin kendi milli çıkar ve hassasiyetlerine sahip çıkmasını bilen yönetim kadrolarının yapabildiği gibi bizimde “Ne Mutlu Türküm Diyene” demekten onur duyabilecek siyasi kadrolara ihtiyaç var!
· Cumhurbaşkanlığını yaptığı kendi ülkesinde bir bedevinin ayağına gitmek yerine Devlet başkanları tarafından temsil edilen Türk Kurultayına katılabilecek Lidere ihtiyaç var !
· Bir ABD projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi için BOP Eş Başkanıyım demek yerine Büyük Türkiye Projesinin Başkanıyım diyebilecek Lidere ihtiyaç var!
Tüm bunların aksine;
· Ana rahmindeki bir çocuğun dahi ADB’ye borcu 5000 dolarlar düzeyinde ise,
· “Ne Mutlu Türküm Diyene” demek bir yana Türk kelimesini dahi telaffuz etmekten uzak duran bir yönetime sahipseniz,
· Düne kadar mason olduğu bilinen başkanlardan sonra bugünde bedevi reisinin ayağına giden bir cumhurbaşkanına sahipseniz,
· Büyük Türkiye Projesini üretmek yerine ABD projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi için BOP Eş Başkanıyım diyen bir Başbakana sahipseniz Terörizm=ABD ile mücadele edemezsiniz!
Bütün bu olumsuzluklara rağmen atılması gerekli önemli adımlarda yok değil !
Örneğin;
ABD malları protesto edilebilir. Tek başına Coca-Cola, Marlboro içmemek ile Burger yememek bile etkili olabilir !
Önümüzdeki yerel seçimlerde her belde; siyasi partilerin kendilerine dikte ettiği aday yerine kendi inandığı dürüst, aksiyoner ve eylem adamı olabilecek ilkeli Belediye Başkanını kendi çıkarabilir.
Cumhuriyetin teminatı olan Kurumlar çare olabilecek projeler ortaya atabilir Milleti ile elele verebilir.
“Toplumsal Ortak Bilinç” için El Ele !
Ne Mutlu Türk’üm Diyene !
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|