• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

20
Temmuz
2008
Anasayfa
"Toplumsal Ortak Bilinç" ve Siyaset! Yazdır E-posta
Çarşamba, 05 Mart 2008

"Toplumsal Ortak Bilinç" ve Siyaset!

 

Alp Ergenekon

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Aynı hassasiyet içinde kabul edilen değerlerin toplumları, toplumların ise Millet Omurgasını oluşturduklarını bundan önceki "Toplumsal Ortak Bilinç ve Biz" başlıklı makalemde açıklamaya çalışmış ve toplumdaki tüm bireylerin, bu uğurda aynı titizlik içinde olması gerektiğine işaret etmiştim.

Bu durumun birey katkıları ile bir yere kadar götürülebileceğinin farkında olarak konunun siyasiler bağlamında da ele alınmasının doğru bir yaklaşım olacağını düşündüm. Zira bu yönde takip edilecek ve edilmesi gerekli politikalar onların öngörü ve iradeleriyle ortaya çıkmaktadır.

Son 50 yıllık tarih boyunca yoksulluk, yolsuzluk ve hırsızlık gibi konularla adlarından sıkça söz ettiğimiz siyasilerimizin Toplumsal Ortak Bilincin oluşturulmasına katkı yapmaktan çok uzak oldukları maalesef tartışılmaz bir gerçeğimiz durumundadır.

Dolayısı ile Toplumsal Ortak Bilinç için öncelikle bunu tesis edecek iradeyi ortaya koymak gereklidir ki bunun adı ise "Doğru Siyaset" tir.

Doğru Siyaset ise doğru siyasetçi ile mümkün olabilir.

Hazır yeri gelimişken bu konuya bir örnek vermek istiyorum; 17.11.2007 tarihinde Azerbaycan’nın başkenti Bakü'de düzenlenen ‘11'inci Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı düzenlendi. Devletbaşkanları düzeyinde temsil edilmesi gerekli bu kutultayda T.C. Cumhurbaşkanın olmaması manidardır.

Sayın Cumhurbaşkanının kendisini ve temsil ettiği cumhuru bir bedevinin ayağına gidecek kadar küçültmek yerine böylesi önemli bir kurultaya gidip kendisi ve cumhurunu yüceltmek ismememiş olmasını anlamakta güçlük çekmekteyim.

Öte yandan böylesi önemliş bir kurultayı sahiplenmeleri beklenen siyasi ve Sivil Toplum Kuruluşlarını bu kurultayda görememek üzücü olmuştur. Gerekli tedbir ve politikaların geciktirilmeden oluşturulacağını umuyorum.

Uzatmadan kaldığımız noktaya dönmeliyim.

Toplumsal Ortak Bilinç için ilk ve en önemli adım Doğru Siyaset olmalıdır

Kendisini Türk hisseden ve bundan onur duyan toplumların Doğru Siyaset adına takip edecekleri kırmızı çizgi ise tarikat ve cemaat mensubu adayları siyaset sahnesine uzak tutmak olmalıdır.

Bu düşünceden hareketle; Doğru Siyasetin ancak ve ancak doğru siyaysetçi ile mümkün olabileceği aşikar olduğundan siyasetçilerimizi mercek altına almalıyız.

O halde Toplumsal Ortak Bilinç için en temel madde; Doğru Siyaset için DOĞRU SİYASETÇİ seçimi olmalıdır.

Bunun yolu ise kendisini TÜRK HİSSEDEN "Milli Devlet, Güçlü İktidar" parolasını ilke edinmiş ve düşüncelerinde belirli bir rasyoneli yakalamış her Vatan evladının siyasete ilgi duymasından geçer !

Toplumsal Ortak Bilinç bağlamında en temel husus olması gereken bu aksiyon, önümüzdeki yerel seçimlerde mutlaka eyleme dönüştürülmelidir. Bunun için kendisinde gerekli potansiyeli görerek yaşadığı topluma hizmeti, hakka hizmet sayabilecek her Türk evladının bunu düşünmesini öneririm.

Aksi halde, yani ortamın yanlış siyasetçilere bırakılması halinde nelere mal olabileceği şu linklerde görülebilir;

http://www.youtube.com/watch?v=19ePFuDFBFQ

http://www.youtube.com/watch?v=6oSfiOnFvQo

http://www.youtube.com/watch?v=feWNvbXrz3s



Selam ve dua ile...

 

Yorum (0)add feed
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

GİRİŞ Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI