Anasayfa
Sinsi ve Kalleş Oyunda Son Perde! Yazdır E-posta
Cumartesi, 15 Mart 2008
Sinsi ve Kalleş Oyunda Son Perde!
 
Alp Ergenekon
 
Devleti yönetenleri iki grupta toplamak mümkün.
 
  1. Seçilmişler
  2. Atanmışlar
 
Seçilmişler olarak adlandırdığım grup seçimlerle işbaşına gelen siyasilerdir. Mevcut hükümetin 60. hükümet olduğunu dikkate aldığımızda 84 yıllık Cumhuriyet boyunca ortalama her birbuçuk yıl başına bir hükümetin düştüğünü görürüz.
 
Yani her bir buçuk yılda bir, devlet yönetimi ciddiyetine yeterince sahip olamayan yeni seçilmişlerle Devlet yönetimine devam edildi.
 
İşte bu süreç içinde Devlet yönetimini asıl yürüten, daha doğrusu yürütme çabası içinde olanlar Atanmışlar dediğimiz yüksek dereceli Devlet memurları olmuşlardır.
 
Bir an için kendinizi önemli bir kurumun Genel Müdürü ya da en üst dereceli yöneticisi yerine koyalım ve her birbuçuk yılda bir seçilerek yönetimin tepesine gelmiş ve devlet yönetiminin ne olduğunu yeterince bilmeyen bu seçilmişler yönetiminde çalıştığımızı düşünelim… 
 
·    Şeffaf olmayan özelleştirmelerine,
·    AB uğruna verdiği onca tavizlere,
·    Bazı yerel yönetimlerin T.C. aleyhtarı faaliyetlerine göz yummaya,
·    Bazı lokasyonlarda yapılan ayaklanma simülasyonlarına kayıtsız kalmaya,
·    Vatan toprağını yabancılara santim santim satmaya,
·    Garip, gureba yaklaşımı ile dağıttıkları sadakalarla insanları onursuzlaştırmalarına,
·    Ve Türk finans sisteminin teker teker çökerten icraatlarına rağmen,
 
Sözüm ona, bu seçilmişler grubuna ne kadar tahammül edilebilir, lütfen bunun da muhasebesini yapalım.
 
Dahası var; bunlardan kurtulmak için sabırla beklediğiniz genel seçimler sonrasında aynı seçilmiş grubu ile tekrar çalışmak zorunda kalıyorsunuz…
 
Daha da dahası var; Muhalefetten TIK yok…
 
Siz olsaydınız ne yapardınız ?
 
İşte mevcut Atanmışlarda SON ÇIRPINIŞ adına aynısını yaptılar.
 
Belki de hatalı olduğunu biliyor olmalarına rağmen AKP’nin kapatılması davası buna verilebilecek  İŞARET olarak algılanmalıdır.
 
AKP’yi kapatma davası, Atanmışların;
 
“YETER ARTIK !
DEVLET ELDEN GİDİYOR, TÜRK MİLLETİ UYAN”
 
yakarışı olarak görülmelidir.
 
Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesi halinde yaklaşık 6 ile 12 ay boyunca devam etmesi beklenen bu dava, AKP’nin mevcut iktidarına devam edeceğini biliyor olmasına rağmen Yargıtay Başsavcısının Devleti koruma adına yaptığı SON ÇIRPINIŞ olarak değerlendirilmelidir !
 
Bu noktada artık gerçekten korkulması gerektiğini ancak bu korkunun öfke ve panik yerine, SİLAH olarak kullanılmasını EN İDEAL ÇÖZÜM olarak görüyorum.
 
İçinde yaşadığımız bu günlerde korkunun öfke ya da panik içine girmemiz yerine bu belalardan kurtulabileceğimize yönelik SİLAH olarak kullanabileceğimizi gördük !
 
Nasıl mı ?
 
Dağlıca baskını sonrasında doğal refleks halinde kendiliğinden ortaya çıkan mitingleri hatırlıyor musunuz ?
 
Nerede ise tüm Türkiye’de kendiliğinde oluşan bu mitinglerin, ABD ve AKP iktidarına nasıl geri adım attırdığına hepimiz şahit olduk !
 
“TSK, Irak’ın kuzeyine operasyon düzenleyemez” diye adeta papağan kesilenlerin bu mitingler sonrası nasıl geri adım atmak zorunda kaldıklarını hatırlayalım.
 
Sözde Sosyal Güvenlik reformuna karşı yapılan o iki saatlik işi bırakma eylemini hatırlayalım. Tüm sendikalar siyasi görüş farkı gözetmeksizin mükemmel bir biçimde bir araya gelerek müthiş bir eyleme imza attılar.
 
Bunun sonucunu hep birlikte göreceğiz. İddia ediyorum bu yasa, bu hali ile bu muhteşem tepki karşısında YASALAŞAMAZ !
 
Vermeye çalıştığım bu iki örnek örgütlü hale gelebilmemiz halinde korkularımızı, öfke ya da panik içinde yaşamak yerine, sorunlarımıza çözüm olabilecek etkili bir silaha dönüştürülebileceğimizi göstermiştir.
 
O halde korktuğumuzu cesurca kabul edip, bu korkulardan nasıl kurtulabileceğimize yönelik sürekli bir arayış içinde olacağız.
 
Bunun için ihtiyacını duyacağımız yöntemlerden birisini bulduk bile !
 
Siyasi görüş farkı gözetmeksizin büyük Türk Milleti Ailesi olma bilinci içinde bir araya gelerek örgütlenmek.
 
Muhalefetin yapamadığı birlikteliği gerçekleştiren İşçi Sendika temsilcilerimiz ile Türkiye ve Türk Milleti sevdalısı Sivil Toplum Kuruluşlarına bu noktada seslenmek istiyorum.
 
ABD ve AB Dayatmalarına karşı lütfen tek çatı altında örgütlenelim !
 
TIPKI İKİ SAATLİĞİNE DE OLSA İŞİ BIRAKIP TEK YÜREK, TEK YUMRUK OLMAYI BAŞARABİLEN İŞÇİLERİMİZ, MEMURLARIMIZ VE SENDİKALARIMIZ  GİBİ !
 
Tanrı;
Türk Silahlı Kuvvetlerini
Türk Yargı Sistemini
Büyük Türk Milletini
Ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini
Korusun !

Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

Yorum (1)add
zadegan: ...
Alp bey; yazınıza, kendi düşüncenizi yansıtmıyor olmasını düşünüyor olmam nedeniyle katılmıyor, AKP'ye haksızlık yaptığınızı değerlendiriyorum.
1

Mart 17, 2008
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy