Anasayfa arrow Yazarlar arrow Alp Ergenekon arrow Okumak mı, Dinlemek mi ?
Okumak mı, Dinlemek mi ? Yazdır E-posta
Salı, 22 Temmuz 2008
Okumak mı, Dinlemek mi ?
 

Alp Ergenekon

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   

"1. Yaratan Rabbinin adıyla OKU!
3. OKU! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
4. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.
5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti... "
Alak Suresi (1, 3, 4 ve 5. ayetler)
 
 
Dikkat ediyor muyuz, sürekli olarak birileri bir şeyler anlatıyor ve biz toplum olarak hep dinliyoruz…
 
Adam doğru konuşuyor…
Ne güzel şeyler anlatıyor…
Demek peygamber efendimiz böyle yaşamış…
 
Bunlar, dinlerken verdiğimiz tepkilerden bazıları.
 
İyi de bu anlatılanlar ne ?
Bunların yazılı olduğu kaynaklar ne kadar güvenilir ?
 
Bu konuda doğu bildiğimiz  hususlardan biri, bu anlatılanların yüce dinimiz İslam ve sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa (SAV) ile ilgili olduğudur.
 
Diğer husus ise sayıları üçü beşi geçmeyen ancak güçlü konuşma yetenekleri sayesinde topluma sürekli olarak  bir şeyler anlatanlara toplumun kayıtsız denebilecek derecede inandığı gerçeğidir.
 
Kısaca ifade etmeye çalıştığım bu tablo insanlara nerede ise başka bir telkini dayatıyor. O da özetle şudur: Okuma, Dinle !
 
Bazı televizyonlarda sürekli olarak bu konularda yapılan yayınlarla insanımız adeta DİNLEME hastalığına yakalanmış durumda. 
 
Evet yapılan bu.
Kuzu kuzu anlatılanları dinliyor ve bu anlatılanları dinimiz İslam ın gerekleri gibi algılıyoruz.
 
Bu anlatılanlar gerçekten doğru mu ?
Anlatılan hususların kaynakları neler ?
 
Ya da bu anlatınlar nerede yazıyor ise alıp kendimiz OKUYALIM gibi bir derdimiz yok !
 
Toplumun dini ihtiyaçlarına projeksiyon tutması gereken Diyanet ten de bu konuda bir çalışma yok !
 
Yazımın başlık kısmına alıntı yaptığım Alak suresinin 1, 3, 4 ve 5. ayetleri bu durumun tam tersini buyuruyor: OKU !
 
Büyük bölümü gerçek dışı olan tüm bu anlatılanlarla yapılmak istenen şey; Müslüman Türk Milletini, Dinler arası diyalog ve Medeniyetler İttifakı gibi Vatikan kaynaklı projelere hazırlamak amacıyla inisiye etmektir.
 
Bizim inanan, gerçek bir Müslüman olarak yapmamız gereken iki husus bulunuyor:
 
  1. Kaynağının sağlam olduğundan emin olduğumuz yayınları OKUMAK ve bilinçlenmek…
  2. Yabancı misyoner ve yerli işbirlikçilerinin, dinimiz üzerinde yapmaya çalıştıkları tahribatın gerçekte kutsal kitabımız Kuran da yazılı olduğunu bilmek ve bundan yararlanmak. Bu amaçla derlediğim bazı ayetlerin Türkçe karşılıklarını aşağıda bulabilirsiniz.
 
 
______________________
 
 
  • "Biz bu ki­tapta hiç­bir şe­yi ek­sik bı­rak­ma­mı­şız­dır." (En'am, 38)
 
  • "Ba­kın şu ha­li­ni­ze, Al­lah'ın si­ze rı­zık ola­rak in­dir­di­ği şey­le­rin bir kıs­mı­nı ha­ram, bir kıs­mı­nı he­lal ilan et­ti­niz. De ki, ‘Böyle bir şey için si­ze Al­lah mı izin ver­di, yok­sa Al­lah'a if­ti­ra mı edi­yor­su­nuz?" (Yûnus, 59)
 
  • "Dil­le­ri­ni­zin ya­lan ni­te­len­dir­me­le­ri­ne da­ya­na­rak ‘Şu he­lal­dir, şu ha­ram­dır’ de­me­yin; son­ra ya­lan söz­ler­le Al­lah'a if­ti­ra et­miş olur­su­nuz. Ya­lan­lar dü­ze­rek Al­lah'a if­ti­ra eden­le­rin kur­tu­lu­şu yok­tur. Böy­le­le­ri için, bi­raz­cık ni­me­tin ar­dın­dan kor­kunç bir azap ge­le­cek­tir." (Nahl, 116-117)
 
  • "Al­lah'ın dı­şın­da hü­küm mer­ci­le­ri, ha­kem mi ara­ya­yım? O Al­lah ki, ki­ta­bı­nı si­ze mu­fas­sal ola­rak in­dir­miş­tir." (En'am, 114)
 
  • "Ye­min ol­sun ki, biz bu Kur'an'ı, dü­şü­nü­lüp öğüt alın­ma­sı için ko­lay­laş­tır­mı­şız­dır. Yok mu oku­yup öğüt ala­cak?" (Ka­mer, 17, 22, 32, 40)
 
  • "Al­lah'ın in­dir­di­ği ile hük­met­me­yen­ler za­lim­le­rin ta ken­di­le­ri­dir." (Mâide, 45)
 
  • "Allah'a  örnekler vermeye kalkmayın; Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Nahl, 74)
 
  • "Dil­le­ri­ni­zin ya­lan ni­te­len­dir­me­le­ri­ne da­ya­na­rak ‘Şu he­lal­dir, şu ha­ram­dır' de­me­yin; son­ra ya­lan söz­ler­le Al­lah'a if­ti­ra et­miş olur­su­nuz. Ya­lan­lar dü­ze­rek Al­lah'a if­ti­ra eden­le­rin kur­tu­lu­şu yok­tur. Böy­le­le­ri için, bi­raz­cık ni­me­tin ar­dın­dan kor­kunç bir azap ge­le­cek­tir." (Nahl, 116-117)
 
  • "Yoksa Allah'a yeryüzünde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?" (Ra'd, 33)
 
  • "Siz mi daha iyi bilirsiniz, Allah mı?" (Bakara, 140)
 
  • "Yoksa onların şürekâsı mı var da onlara, dinden, Allah'ın izin vermediği şeyi şeriatleştiriyorlar?" (Şûra, 21)
 
  • "Yahudiler, 'Uzeyir, Allah'ın oğludur' dediler; Hıristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğludur' dediler. Bu, onların ağızlarının ürettiği bir sözdür. Bu sözler, onlardan önce küfre batanların sözlerine benziyor. Allah onları kahretsin, nasıl da ters yöne döndürülüyorlar!!!" (Tevbe Suresi, 30)
 
  • "Hahamlarını ve rahiplerini Allah'ın yanına-yöresine konan rabler edindiler. Meryem'in Oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine, biricik Tanrı olan Allah'a ibadet etmeleri emredilmişti." (Tevbe, 31)
 
  • “Fırkalara bölünüp parçalanmış rabler mi hayırlıdır, yoksa biricik ve Kahhâr olan Allah mı?” (Yusuf, 39)
 
  • "Ey Yahudiler ve Hıristiyanlar! Bizim ve sizin aranızda aynı olan bir gerçeğe gelin: Yalnız Allah'a tapalım, ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'ın berisinden rabler edinmeyelim..." (Âli İmran, 64)
 
  • "Ne İsa Allah'a kul olmaktan çekinir ne de yücelmiş bulunan melekler." (Nisa, 172)
 
  • “Dinlerini parça parça edip fırkalara/hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.” (En'am, 159)
 
  • “Onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırılmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir. Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.” (Müminûn, 52-54)
 
  • “İşte şu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de Rabbinizim. O halde bana ibadet edin. İşlerini aralarında parçaladılar. Hepsi bize dönecekler.” (Enbiya, 92-93)
 
  • “O'a yönelmiş kişiler olarak O'ndan sakının! Namazı/duayı yerine getirin ve sakın şirke sapanlardan olmayın. Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.” (Rum, 31-32)
 
  • “Yemin olsun, sana da senden öncekilere de şu vahyedilmiştir: Eğer şirke saparsan eylemin/üretimin/ibadetin kesinlikle boşa çıkar ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” (Zümer Suresi, 65)
 
  • "Kim Rah­man'ın zik­ri­ni/Kur'an'ı gör­mez­lik­ten ge­lip on­dan uzak­la­şır­sa biz ona bir şey­tan mu­sal­lat ede­riz, o ona can yol­da­şı olur. Bu şey­tan­lar on­la­rı yol­dan sap­tı­rır­lar. On­lar­sa ken­di­le­ri­nin hâlâ hi­da­yet üze­re ol­duk­la­rı­nı sa­nır­lar. So­nun­da bi­ze gel­di­ğin­de şey­tan yol­da­şı­na şöy­le der: 'Keş­ke ara­mız­da iki do­ğu ara­sı ka­dar uzak­lık ol­say­dı! Ne kö­tü yol­daş­mış­sın sen!" (Zühruf Suresi 36-38)
 
  • "Ye­min ol­sun ki, biz bu Kur'an'ı, dü­şü­nü­lüp öğüt alın­ma­sı için ko­lay­laş­tır­mı­şız­dır. Yok mu oku­yup öğüt ala­cak?" (Ka­mer, 17, 22, 32, 40)
 
  • "Al­lah'ın in­dir­di­ği ile hük­met­me­yen­ler za­lim­le­rin ta ken­di­le­ri­dir." (Mâide, 45)

Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

Yorum (0)add
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley