• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Site Rengini ve Boyutunu Değiştir

HABERDOKUZ

21
Temmuz
2008
Anasayfa
'Narsisizm' in 1 Mayıs Hali... Yazdır E-posta
Cuma, 02 Mayıs 2008

Narsisizm’in 1 Mayıs hali…

 

 

Alp Ergenekon

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Bedava kömür, bedava un ve makarna yerine emeklerinin karşılığını istediler…

 

Günümüz modası olan demokrasi(!) yerine onurlarıyla yaşayabilmek adına sadece temel haklarını istediler…

 

Savundukları ideolojinin, birilerinin siyasi amaçla kullanmak istedikleri ve gerçek din gerekleri gibi pazarlamaya çalıştıkları konulardan farkı yok ama istekleri masumdu ve temel insan hakları açısından da olmazsa olmazdı.

 

İşte bu isteklerini seslendirmek adına Taksimde bir araya gelmeyi talep ettiler. Üstelik bir araya gelmek istedikleri gün öylesine belirlenmiş bir gün de değildi…

 

Bir araya gelmek istedikleri gün, tüm dünyada İşçi Bayramı olarak kabul görmüş 1 Mayıs’tı…

 

Başbakan tarafından verilen cevap, “Ayakların baş olamayacağı…” gibi, anlaşılması güç ancak talep sahiplerini aşağılayan taleplerini değersiz bulan inanılmaz bir açıklama sonrasında HAYIR şeklinde çıkmıştı.

 

Asayişi sağlamaktan sorumlu yöneticiler belki böylesi bir tutumu sergileyebilirler ancak Başbakan siyasi kişiliğinden dolayı böylesi bir tutum yerine ortayı bulan ve çözüm üretebilen bir yaklaşım sergilemeliydi.

 

Neticede, Başbakanın o talihsiz açıklamayı herkesten önce yapması, tanığı olmaktan utandığımız, kötü gün olarak hafızalarımızda yer edecek olan 1 Mayıs gününün yaşanmasına neden oldu.

 

Bu ne hırs!

Bu ne şiddet!

Bu günü provake etmek isteyen terörist gruplara hiçbir şey yapılamazken masum işçilere yapılmadık kalmadı!

Sözüm ona Güvenlik(!) Güçleri olanlar gözü dönmüş saldırganlar gibi masum olan her şeye kadın, kız ve turist demeden saldırdılar !

Öyle ki hastane dahi bundan nasibin aldı !

Böyle bir tablo yaşanması mümkün olamazdı, olmamalıydı.

 

Normal bir ruh halinin tezahürü değildi tüm bunlar !

O halde bu hastalıklı olan ruh hali tespit edilmeli ve fazla geç kalınmadan çözüm getirilmelidir.

 

Bu yaşananları yakından izlemiş Psikiyatr olan bir arkadaşımla konuştum tüm olanları.

 

Psikiyatr arkadaşım, bu tablonun yaşanmasına neden olan kişilerin sahip olabileceği Narsisistik kişiliğin ruh hallerini şöyle özetledi;

  • Kendilerinin önemine ilişkin büyüklük duyguları taşırlar, başarı ve yeteneklerini abartırlar.
  • Kendilerini özel ve önemli görürler, hep saygı görmeyi beklerler.
  • Hayal dünyalarında güç, başarı, şöhret, para, güzellik ve aşk ön plandadır.
  • Övgü ile beslenirler, iltifat edilmesi için ortam hazırlarlar.
  • Eleştiriye aşırı duyarlıdırlar. Eleştiriye, iyi amaçlı eleştiri bile olsa, aşağılanmış olma, öfke ve utanç duyguları ile tepki verirler.
  • Menfaatçidirler. Kişiler arası ilişkileri kendi çıkarlarına kullanırlar. Kendi amaçlarına ulaşmak için hile ve aldatmayı normal kabul ederler.
  • Kendilerinin ancak özel kişiler tarafından anlaşılabilecek kadar özel olduklarını düşünürler.
  • Empati yapamazlar. Başkalarının ne hissettiğini anlayamaz ve hissedemezler. Arkadaşı hasta olup randevuya gelemezse kızar, şaşırır, onu anlayamazlar.
  • Kin, öfke, kıskançlık duyguları fazladır. Acıma, affetme gibi duyguları kendi çıkarlarına göre hisseder ve kullanırlar.
  • Hak ve adalet duygusu hep kendilerine yöneliktir. Hak kazandığı, kayırılması gerektiği, sırada beklememesi gerektiği, hep kendisine ayrıcalık yapılması gerektiği beklentisi içindedirler.
  • Büyük ideallerine kavuştuklarında gerçek kişilikleri daha çok ortaya çıkar. Her masada farklı konuşmak, durumlara göre ilkeleri değiştirmek, yaşam felsefeleridir.

Tüm bu açıklamalar sanıyorum yaşadıklarımızı fazlası ile anlatmaya yetiyor!

 

Gerekli önlemler alınmadığı sürece, kimse, herhangi bir talepte bulunmasın ve mümkün olabildiği sürece de bunu sokağa çıkarak yapmasın !

Yorum (1)add feed
Karaman: Masum İşçi
Orda masum işçi göremedim ben. Bu yazı yanlı yazılmıştır. Polis görevini yaptı ne var bunda? Masum işçiler ne zamandan beri molotof kokteyli atıyor. Polise taş atıyor. Onlr da terörist idi. Polis görevini yaptı, teşekkür ederim. Yazınız hiç hoş değil. Milliyetç adam polisi sever bir kere. Bize ocakta ne yaparsa yapsın polis bizim bolisimizdir öğrettiler, size bunları kim öğretti acaba? Karaman Gür- Trabzon
1

Mayıs 05, 2008
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

GİRİŞ Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

MURAT ÇAVGA'NIN YENİ KİTABI ÇIKTI