|
MHP ye Açık Mektup !
Alp Ergenekon
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Küresel ekonominin lokomotifi durumundaki ABD ekonomisi Eylül 2008 de hissedilir sonuçlar itibarı ile hamd olsun çökmek üzeredir.
Bu durumun doğal sonucu olarak dünya genelinde sanayi, teknoloji ve finans alanlarında tröst oluşturmuş İsrail İmparatorluğunun kuruluşunu nihai hedef olarak gören Siyonist güçler ile farkında olarak ya da farkında olmadan bunlara destek veren gelişmiş ülke yöneticileri tam bir şaşkınlık içindedirler.
Kesin olan ve görünen odur ki yirminci yüzyılın başlarında filizlenen ve kısa bir sürede gelişimin tamamlayıp tüm dünya ekonomisine egemen olan Küresel Ekonomi, artık tükenmişliğini yaşamaktadır.
Ancak bu son basite alınmamalı, eyleme dönüştürülmek kaydı ile doğru zamanlı doğru aksiyonların alınması göz ardı edilmemelidir.
Milli Kimliğini koruyamayan milletlerin bu sondan en fazla etkilenen kesimler olacağı bilinmeli ve bu doğrultuda gerekli önlemler geciktirilmeden alınmalı ve bir Milli Politika haline getirilmelidir.
-
Misakı milli sınırları içinde yaşayan insanları ayrım gözetmeksizin -Kültür Milliyetçiliği temelinde- Türk Milleti olarak görenler,
-
Vatanı olmayanların sağlam bir iman gücüne de sahip olamayacağına inananlar,
-
Nizamı Alem, İlahi Kelimatullah ve Turan üçlüsünü nihai Ülkü olarak görenler,
Sağcı-Solcu, Laik-antilaik, Ulusalcı-Milliyetçi, Alevi-Sünni, Cumhuriyetçi-Demokrat, Süleymancı-Fethullahçı gibi toplumu kamplara bölmeyi hedefleyen oluşumları elinin tersi ile iterek artık daha fazla geç olmadan birlik ve beraberlik içinde olmalıdırlar.
Ancak bu oluşuma zemin hazırlayacak tarzda 19 Mayıs 1919 da olduğu gibi meşale yakmaya aday bir harekete ihtiyaç duyulacağı son derece açıktır.
İçinde bulunduğumuz konjonktür, ancak siyasilerin böylesi bir hareketi başlatabileceğini göstermektedir.
İşte bu nedenle; en azından, “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünü yürekten söyleyebilen tüm siyasiler, böylesi bir tarihi görevin kendilerini beklediğini bilmeli ve ona göre hareket etmelidirler.
Ancak ne hazindir ki; dünyada böylesi bir deprem yaşanırken, İktidar ve Ana Muhalefet partileri Kılıçdaroğlu- Fırat tartışması ile tatmin olmaya ve bu düellonun galibini kendilerine göre ilan etmeye çalışmaktadırlar.
Bilinmelidir ki bu düellonun(!) galibi olamayacağı gibi kaybedeni sadece Türkiye ve Aziz Türk Milleti olacaktır.
Bu noktada MHP nin 17-18-19 Ekim tarihlerinde yapacağı ifade edilen Kızılcahamam toplantısının Türk Milleti için aydınlığa çıkış noktası olarak görülmelidir.
MHP kurmaylarının, Türk Siyaset Kurumu adına, yaşanmakta olan Küresel Ekonomik deprem karşısında Türk Milletinin birlik ve beraberlik meşalesini yakmaya aday siyasi hareketi başlatmasını ümit ediyor ve bekliyoruz…
Bu habere benzer haberler: Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
Yorum () |
|
|
|
|
|