Anasayfa
Hedef, TURAN! (Toplumsal Mutabakat) Yazdır E-posta
Cuma, 20 Haziran 2008

Hedef, TURAN!

(Toplumsal Mutabakat)

 

Alp Ergenekon

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

"…Bugün Sovyetler Birliği dostumuz,

 komşumuz, müttefikimizdir.

Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez.

 Tıpkı Osmanlı, tıpkı Avusturya ve Macaristan

gibi parçalanıp ufalanabilir.

Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler,

 avuçlarından kaçabilir.

 İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir.

 Bizim bu dostluğumuzun idaresinde dili bir,

 inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır.

Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız."

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

“Öze Dönüş”, “Zaaflarımız”, “Jeopolitik ve jeostratejik gereklerimiz” başlıklı yazılarımla kim olduğumuzu, zayıf taraflarımızı ve mutlaka yerine getirmemiz gereken çok önemli gereklerimizi açıklamaya çalıştım.

 

Bu yazımda ise, çok önemli olduğuna inandığım ve olmazsa olmaz şeklinde de değerlendirilebilecek bu çok önemli gereklerimizi işlemeye devam edeceğim.

 

Tekrarına lüzum görmediğim ancak bir önceki yazımda naklettiğim jeopolitik gerekler, sadece ülkemizde değil diğer tüm Bağımsız Türk Cumhuriyetleri içinde geçerlidir. Ancak Türkiye, mevcut konumu itibarı ile bu konular için yönlendirici rolü üstlenmekte fazla gecikmemelidir.

 

Son derece önemli olan bu hususla birlikte siz değerli okuyucularımızın elektronik mesajla ilettikleri taleplerini de  dikkate alarak jeopolitik gereklerimizden bazılarını biraz daha somutlaştırmak ihtiyacı duydum.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün başlık kısmında paylaştığım son derece çarpıcı açıklamaları ışığında misyonunu belirlemeli ve Türk Devletlerinin ihtiyaç duyduğu silahlı kuvvetlerin oluşturulmasına ihtiyaç duyulan oranda katkı yapmakta geç kalmamalıdır.

 

Günümüzde bütün hızıyla devam etmekte olan soğuk savaştan korunma ve karşı tedbirler oluşturmada gecikilmemelidir. ABD, İsrail ve Almanya Gizli Servis ajanları tarafından yürütülen psikolojik ataklar karşısında hiçbir şey yapmadan tutunabilmek nerede ise imkansız hale gelmiştir.  Bu tür saldırılara karşı mücadele edebilecek kurumlar derhal hayata geçirilmelidir. Bu amaçla Türkiye, AB uyum süreci içinde dış baskılar neticesinde kapattığı MGK bünyesindeki Toplumla İlişkiler Başkanlığını derhal açmalı ve bu konuda diğer Türk Devletlerine de öncülük edebilmelidir.

 

Türkiye başta olmak üzere diğer tüm Türk Devletlerinde gelişmiş ülkelerin imrenerek baktıkları çok önemli kaynaklar mevcut. Bu cümle ile sadece ekonomik kazanç sağlayabileceğimiz yer altı kaynaklarını değil, ağırlıklı olarak genç nüfusun oluşturduğu insan kaynağını işaret ediyorum.

 

Türkiye, sahibi olduğumuz bu genç nüfusu ekonomiye katkı noktasında iyi yetiştirecek politikalar üretmeli ve diğer Türk Devletlerine rol model olabilmelidir.

 

Ülkemizde belki de en temel sorunumuz olarak gösterilebilecek eğitim sorunumuz çözümsüz değildir. Yaşadığımız sorunların temel nedeni; ne kadar Doktor, ne kadar Mühendis ve ne kadar nitelikli ara kadroya ihtiyaç duyduğumuzu tespit edememeyişimizdir. Ailelerin çocuklarını sadece Doktor ya da Mühendis olarak yetiştirmek istemeleri ortada realize edilmiş Milli bir Eğitim politikasının olmamayışından kaynaklanmaktadır.  

 

Bu resimdeki en bulanık görüntü, sayıları her sene  700-800 bin dolayında artan düz lise öğrencileridir. Bu öğrenciler daha sonra üniversiteyi kazanamayacak ve vasıfsız bir şekilde kaderlerine terk edileceklerdir. Ama nedense, birçok ülkenin sahip olmak istemesine rağmen elde edemediği bu çok önemli kaynağı mesleki eğitimlere tabi tutup üretime kazandıramıyoruz.

 

Daha açık ifadeyle şunu söylemeye çalışıyorum: Bölge bazında ürettiğiniz kalemlerle birlikte bu kalemlerin en iyi şekilde üretime kazandırabilmesine yardımcı olacak insan profilini tespit edip bu ihtiyacı destekleyecek meslek okullarını da açıp insanınızı eğitebilirseniz sorunu kökünden çözmüş olursunuz.

 

Yazı konusu olmadığı için fazla detayına giremediğim eğitim konusu bu kısa açıklamalarımdan da anlaşılacağı üzere çözümsüz değildir ve açıklamaya çalıştığım hususların uygulanması halinde bir okuldan  mezuniyet  sonrasında yararları hissedilecek şekilde görülmeye  başlanacktır.

 

Türkiye, genç neslin eğitilip üretime kazandırılma noktasında fazla geç olmadan gerekli politikaları üretmeli ve diğer Türk Devletlerine örnek teşkil etmelidir.

 

Şu ana kadar yazdığımı HEDEF TURAN konulu dördüncü ve son yazımla birlikte, Türk Milleti olarak; Kim olduğumuz, zaaflarımız, çok hayati öneme sahip gereklerimiz ışığında kendimizi analiz etmeye çalıştım.

 

Sonuç olarak;

 

İhtiyaç duyulan her ne ise onu bir yakınından temin etme eğilimi vardır her insanda. Bilimsel bir gerçek olan bu durum herhangi bir  milliyet ve her hangi bir dine mensup her insan için geçerlidir.

 

Peygamber efendimiz bile “Yardımlaşmaya yakınınızdan başlayınız” diye buyurmamışlar mıdır ?

Gücü kudreti sınırsız olan rabbimiz  isteseydi tüm insanları tek Millet olarak yaratamaz mıydı ?

O halde insanların birden fazla Millet şeklinde yaratılmış olmalarında bir hikmet yok mudur ?

 

Bu kısa açıklamayla birlikte kendimize öncelikli olarak şu soruyu sormalıyız.; “Bağımsız başka Türk Devletleri de var iken neden Avrupa Birliği ya da başka birlik arayışları içine giriyoruz.”

 

Her Türk ferdi bu hedefi içselleştirmeli ve çevresi ile paylaşmaya tüm gücüyle başlamalıdır. Büyük Türk Birliği Projemiz öncelikli olarak toplumda genel kabul görecek düzeyde Ortak Bilinç haline getirilmelidir.

 

STÖ ve Siyasi Partilerde Türk Birliği projesini programlarına bir an önce dahil etmeli ve uğurda toplumsal mutabakat oluşmasına katkıda bulunmalıdırlar.

Son olarak yazımı şu dörtlükle tamamlayarak Büyük Türk Birliğinin er ya da geç kurulacağına olan inancımı tekrarlamak  istiyorum !

 

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz !
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz !
Kapkaranlıkken bütün afakı insaniyetin…
Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin !..



Bu habere benzer haberler:
Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:

Yorum (1)add
Cumhur Eren: çok güzel bir çalışma
elinize sağlık çok güzel bir yazı dizisi oldu.
1

Haziran 21, 2008
Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley