09 Ocak 2018 Salı, 17:31
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Bahçeli’nin asıl niyeti hâsıl oldu

Devlet Bahçeli, kendisinden beklendiği üzere; Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP olarak aday çıkarmayacaklarını ve Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıkladı.

Bahçeli’nin bu tavrı, bir dava partisi olan MHP’nin tarihinde de siyasi partilerin tarihinde de bir ilktir.

Birbirlerine bu denli ağır sözlerle yüklenen, insanları birbirine kırdıran, ülkeyi kutuplaştıranlar hiçbir şey olmamış gibi yan yana geliyorlar.

Bahane ise 15 Temmuz ruhu!

İyi de kardeşim; 15 Temmuz’a kimler yol açmıştır, TSK’yı tasfiye edip oralara FETÖ’yü kimler sokmuştur?

Emniyet’teki F tipi yapılanmayı yıllarca dile getiren Bahçeli nasıl oluyor da bunları unutup, “15 Temmuz ruhu”na sığınıyor.

Madem bu kadar yakınlaşabiliyordunuz; yıllarca “şucu, bucu, ocu” diye niye milleti tasfiye ettiniz, neden bedeller ödettiniz?..

El sıkışsaydınız, bitseydi.

Davutoğlu koalisyon için kapıyı çaldığında neden geri çevirdiniz?

7 Haziran gecesi tüm ittifaklara kapıları neden kapattınız?

***

Milliyetçilerin zor günleri, sıkıntılı dönemleri olmuştur.

Yargılandılar, hapse düştüler, idam edildiler…

Ama hiçbir zaman gururlarını, onurlarını ve omurgalarını kaybetmediler.

Gelinen noktada bambaşka bir tablo var.

Mademki bir siyasi partinin gerekliliklerini yerine getiremiyorsunuz, mademki AKP’ye bu kadar hayransınız; buyurun AKP rozetini takın, alın ampullü bayrakları mitinglere katılın Erdoğan’ın yükünü hafifletin.

Ama bunları yaparken yakanızdaki 3 hilali, parti rozetini çıkarın.

Çünkü tarih sizi “MHP Genel Başkanı” olarak yazamaz artık.

1997’den beri milliyetçilerin önünü her yerde kapatanlar; insanların aklına, fikrine, düşüncesine ve gönlüne tasma takmak isteyenler; örgüt kültürünü, “lider-teşkilat-doktrin”i kendilerine göre yorumlayarak atıl yığınlar meydana getirenler, insanların aklıyla dalga geçmesinler.

***

Bahçeli’nin konuşmasında onlarca belirsizlik ve tutarsızlık var…

Ama son derece rahat, umursamıyor, takmıyor.

Bahçeli’nin, basın mensuplarına açıklama yaptığı sıradaki tavırlarını, beden dilini de yakından tahlil etmeliyiz. “Köstekli saatimi çıkarayım da saate bakayım” diyerek 3 kere cebinden çıkardı saatini, bir televizyon dizisindeki “Kimsesiz Yaşar” isimli mafya babasına gönderme yaparak “Biz Kimsesiz Yaşar’ın düşüncesindeyiz orada ne diyor ‘dostum değilsin’ işte biz de öyle diyoruz.”

Ne alakası var… Nasıl bir ciddiyetsizlik hali!

Köstekli saatle, yüzük, tesbih ve çayla işi magazinleştirmenin ne mantığı var?

“Yerel seçimlerde ittifak yapmayacağız” derken milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “Cumhur ittifakını” öneriyoruz deniyor.

“Sonrasında HDP-CHP-İP bir araya gelsin ortak hareket etsin” cümlesini kuruyor.

***

2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlayın. Bahçeli’ye parti içinden “aday ol” dediler kabul etmedi, “Akşener’i aday gösterin” dediler yine kabul etmedi.

Ani bir kararla, kimselere danışmadan CHP ile görüşmelere başladı.

Camiada tanınmayan, toplum nezdinde karşılığı olmayan bir aday çıkardı; Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu…

Hiç gereği yokken CHP-MHP ittifakı doğdu.

Doğru-düzgün bir miting bile tertip etmediler.

Sonuç daha ilk turda Erdoğan yüzde 50’nin üzerine çıktı ve Cumhurbaşkanı seçildi.

Şimdinin AKP Sözcüsü Mahir Ünal, o dönem Bahçeli’yi eleştirerek “MHP kendi adayını çıkarsa, Akşener’i aday gösterse ilk turda Erdoğan’ın seçilmesi zor görünüyordu” ifadelerini kullandı.

***

7 Haziran seçimleri sonrasında yine Meclis Başkanı’nın AKP dışından seçilmesi mümkündü… Öncelerde Abdullah Gül’ün aday olması noktasında da benzer bir tablo vardı.

Her zaman AKP’nin imdadına koşan ve milliyetçilerin önünü tıkayan bir karakterle karşı karşıyayız.

Türkiye’deki siyaset açmazının belki de en büyük sorunu, siyasete güvenin bu denli düşmesinin en büyük sebebi Bahçeli’dir.

Ülkücüleri her defasında 80 öncesinin karanlığında bırakıp, koşulsuz biat isteyenlerin davayı ne hale getirdikleri ortada.

Bu davayı kendine yaşam felsefesi edinip, bu yolda ölümü göze alanlar… Onların vebalini ödeyemeyeceksiniz.

Şimdi “Milliyetçiliği ayaklar altına alıp, Atatürk’ü dağlardan silenlerle, HDP ile kol kola girip bir anda cayanlarla, teröristlere operasyonu durdurup ‘analar ağlamasın’ diyenlerle, yolsuzlukları araştırmayı reddedip, çocuk evliliklerine yasal kılıf bulmaya çalışanlarla” ortak hareket edin.

Ama artık milliyetçilere gölge etmeyin, engel olmayın.

Güce tapıp, koltuğunu garanti altına aldığını zannedenler; vatansever insanları HDP’li, PKK’lı, FETÖ’cü diye suçlamaya kalkmasın!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz