21 Aralık 2017 Perşembe, 17:17
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Bir polisin isyanı: FETÖ’cüler gitti, Menzilciler geldi!

Devlet nezdinde hukuk ve adalet ortadan kalkmış; haksızlıklar, şuursuz gruplar nezdinde torpile dönüşmüştü. FETÖ gibi sapkınlıklar “cemaat” denilerek devletin en kilit noktalarına taşınmıştı.

15 Temmuz darbe girişimi Türkiye için bir kırılma noktasıydı.

AKP Hükümeti bu durumu gayet iyi bir şekilde okudu…

Okudu ki “Biz de kandırıldık, milletimiz affetsin” diyerek, adalete dönüş sinyalleri verdi.

Beklentiler büyüktü…

Liyakat geri gelecek, başta Emniyet ve TSK’daki haksızlıkların üzerine gidilecek, vatansever kadrolara hak ettikleri değer verilecekti.

Ancak bir süre sonra bu beklentilerin karşılanamadığına şahit olduk. Hükümet bu sefer ipleri tamamen eline alarak, liyakati kendisine göre yorumlamaya başladı. Torpil ve haksızlık iddiaları birçok kurumda, meslek grubunda yeniden baş gösterdi.

Yaşanılan haksızlık ve baskılardan dolayı “tükenmişlik sendromu” belirtileri gösteren ve iş yerinde mobbinge uğradığını belirtenlerin başında da polisler geliyor.

O polislerden birine bırakacağım şimdi sözü… 10 yıla yaklaşan polislik mesleğine, yüksek lisansını tamamlamış, atanamayan bir öğretmen olarak başladı. Son yıllarda yaşadıklarıyla mesleği bırakma noktasına geldi. Anlattıklarını dinleyince “bunları yazmalısın” dedim. Sağ olsun kırmadı ve yaşadıklarını satırlara döktü.

İsmi ve görev yeri bende saklı olan, devletini seven; FETÖ’ye, ona, buna bulaşmamış dürüst bir memurun anlattıklarına gelin hep birlikte kulak verelim:

“AKP’li tanıdığım olmadığı için komiser yapmadılar”

“Emniyet teşkilatında eskiden soru çalarak, kul hakkı yenilerek polis yapılıyordu. Şimdi ise bunlar alenen yapılıyor. Örneğin ben iki defa komiserlik sınavını kazandım Menzil tarikatıyla AKP’den üst düzey tanıdığım olmadığı için ikisinde de kazanamadım.

Şu an yeni komiser olanlar özellikle AKP Gençlik teşkilatından referans olarak geliyorlar. Bunun yanında TÜRGEV, Birlik Vakfı gibi kurumların yanı sıra adını bilmediğim tarikat ve cemaatlerin referansıyla komiser olanlar var. Torpille bir anda yükseltilen 23 yaşındaki tecrübesiz kişiler, yıllarını mesleğe vermiş polislere amirlik yapar hale geliyor. Mesela 96 saat ders görüp komiser olan FYO’cüler var. Yine AKP teşkilatının referans olduğu POEM’ciler var. 8 ayda komiser yardımcılığına atanıyorlar. Bunların çoğu AKP Gençlik teşkilatında yetişen kişiler.

Mesela devlet büyüklerinin (Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı vs.) koruma kadrosuna geçmek istersen Menzil tarikatı üyesi olmazsan asla seni almazlar. Başta İstanbul olmak üzere, Narkotik Şube’ye ancak Menzil tarikatının referansıyla geçilebilir.

Şu an meslekte eğitim gören komiser yardımcıları içinde olan bir arkadaşımın söylediğini aktarayım. Menzil tarikatı orada kendisine ayrı bir grup kurmuş, ayrı takılmakta, ayrı gezmekte.

Polislere, üst karar organları tarafından kesinlikle adaletsiz davranmaktadır. Polis müdürleri üzerinde aşırı bir siyasi korku var. Zaten siyasi korku ülkenin her tarafına yayılmış… Polis müdürleri AKP ilçe teşkilatı başkanından emir alacak kadar korkuyorlar.”

“Polisin 10 metre ilerisinde fuhuş pazarlığı yapılıyor”

“Polisin en önemli vazifesi sokakta suç ve suçluyla mücadele etmek iken, memurların sokaklara çıkartılmadığını görüyoruz. Polis, toplu taşıma noktalarında bekletilip GBT ile sınırlandırılıyor. Mahalle arasında torbacılar (uyuşturucu satıcıları) çok rahat uyuşturucu satmakta, devletin polisi gereksiz olarak metro, tramvay, metrobüslerde temiz insanlara GBT sormaktadır. Oysa aranan şahıslar; suç işleyenler, kesilmiş cezası olanlar kişisel araç ya da ticari taksi kullanmaktadır. Toplu taşımada çalışan polislerin asker kaçaklarına tebellüğ etmekten başka fazla bir şey yapmadıklarını görüyoruz.

Mesela İstanbul Fatih Yenikapı’da saatlerce GBT yapan polislerin 10 metre yukarısında fuhuş pazarlığı yapılırken, 100 metre ilerisinde ise torbacılar çalışıyor. Onlarca polisi saatlerce burada tutmanın bir anlamı var mıdır? Yani bataklık dururken boşuna nefes tüketiliyor.

Kent güvenliği için polis sivrisinekle değil, bataklıkla uğraşmalı. Suç ve suçluyla mücadele ancak bu şekilde mümkün olur.

Polis yelekleri giydirilmiş ve nereden bakılırsa bakılsın polis olduğu anlaşılan personelle, uyuşturucu ve terörle mücadele edilmez.

Şu an yapılan sistemle; temiz, normal halk ile polis yüz yüze getiriliyor. Buna suçla mücadele denmez; birilerinin gözünü boyamak denir.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz