Son Dakika
18 Ağustos 2017 Cuma

02 Mart 2017 Perşembe, 20:03
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

1923’ten beri yapamadıklarını 2017’de başardılar!

Havalimanı ve Çankaya Köşkü’ndeki ihanet paçavralarından sonra gözler hükümetten gelecek açıklamaya çevrildi.

Binali Yıldırım “Bugünlerde bir bayrak hikayesidir gidiyor. Irak anayasasına göre, Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıdır. Parlamentosu vardır, başbakanı, bakanları, ayrı bayrağı vardır. Dünyada da bu şekilde tanınır. Sanki yeni bir teamülmüş, yeni bir uygulamaymış gibi bunu gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değildir” sözleriyle uygulamanın bizzat hükümet kararı olduğunu duyurdu. Yıldırım, Devlet Bahçeli’nin “bürokratik bir komplo olabilir mi” çıkışını da yalanlanmış oldu.

Açıklamadaki en mühim nokta ise “Bunu gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değildir” kısmı. Kısacası Yıldırım diyor ki, “İhanet paçavrasını eleştirenler iyi niyetli değiller.”

İngilizlerin Kürt isyanı çıkartması

Ancak tarihi gerçekler Yıldırım’ın niyet okumasını geçersiz kılıyor. “İngiliz Üretimi İhanet Paçavrası” yazımızda konuya kısmen giriş yapmıştık, şimdi biraz daha derinlerine inelim.

Cumhuriyet’in ilanı sonrasında Türk milli devletini sindiremeyen İngiltere gayri nizami yöntemlerle Türkiye’yi bölmek istiyordu. Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra 1927 yılında çıkarılan Ağrı İsyanı’yla Kürtlerin ayrı bir devlet kurması amaçlanmıştı.

Birleşik Krallık’ın en önemli eğitim kurumlarından biri olan Edinburg Üniversitesi’nden Anthony Gorman ve Andrew Newman’ın tarih danışmanlığında çıkan “Encyclopedia of the Peoples of Africa and the Middle East” (Afrika Halkları ve Orta Doğu Ansiklopedisi) isimli çalışmada Kürtlerle ilgili önemli değerlendirmeler var. Kitabın 385’i sayfasında Ağrı isyanı için şu ifadeler dikkat çekiyor:

“…Türkiye’de, Kürt ayaklanmalarına devam edildi… Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra 1927’de İngiltere tarafından desteklenen Ağrı Kürt Cumhuriyeti Doğu’daki toprakları kapsıyordu, ancak 1930-31 yıllarında Türk ordusu tarafından bastırıldı.”

Kısacası, İngiliz tarihçiler bile, Ağrı İsyanı’ndaki rollerini kabul ediyor.

Şeyh Sait İsyanı’na göre çok daha ırkçı bir yapıda olan Ağrı’da isyancılar için bayrak, dil, kanun, cumhurbaşkanı bile hazırlanmıştı.

Kürtleri temsil ettiği iddia edilen o paçavranın hikayesini, Mesud Barzani propagandasıyla yayın yapan tr.mesud-barzani.com adresinden okuyalım:

“Bu bayrak Ağrı Kürt Cumhuriyeti döneminde Ağrı’da dalgalanan bayraktır. Ağrı yenilgiyle sonuçlanınca, İhsan Nuri Paşa bu bayrağı kendisi ile birlikte İran’a götürmüştü. İhsan Nuri Paşa bu bayrağı yıllarca yanında sakladıktan sonra İsveç’te bir müzeye vermişti. Bayrak şimdi İsveç’te müzede. İşte bugün Federe Kürdistan’da dalgalandırılan bayrak Mahabad Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kadı Muhammed’in emanetidir. Muhammed, Mustafa Barzani’ye ‘Bu bir emirdir, bu bayrağı sana emanet ediyorum, ilerde bunu özgürce dalgalandır’ diye vasiyet etmişti. İnşallah bütün Kürdistan parçalarında, Bağımsız Kürdistan Devletinin sınırları içinde ve dışında dalgalanacaktır.

Devlet Başkanı gibi ağırlanan Barzani aşiretinin geçmişi de Türkiye’ye ihanetle dolu. Ağrı İsyanı bölgedeki ırkçı aşiretlerin isyanlarını da tetiklemişti. Bunlardan biri 1930’daki Dağlıca (Oremar) ayaklanmasıdır. Bizzat Barzani aşireti tarafından Dağlıca taburuna 500’den fazla peşmerge ile saldırılmış, ancak Türk askerinin dirayetli duruşuyla isyan çok kısa bir sürede bastırılmıştı.

Barzani neden geldi?

Gelelim, Barzani’nin Türkiye’ye neden acilen davet edildiğine… AKP, milliyetçilerden oy alamayacağını gördüğü için yeniden Kürt seçmene yöneldi. Barzani’yi de bu projede bir elçi gibi kullanmak istiyor.

Ziyaret sırasında Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Rudaw’a konuşan HDP sözcüsü Osman Baydemir’in “Başkan Barzani’nin Türkiye ziyareti önemli bir gelişmeye işaret etmektedir. Başkan Barzani, HDP’nin duruşu konusunda bilgi sahibidir. Umarım Başkan Barzani’nin ziyareti AK Parti Hükümetinin Kürt düşmanlığından vazgeçmesine vesile olur. AK Parti Hükümetinin Güney Kürdistan’daki dostluk politikasının Rojava’ya da gelmesini umuyoruz” sözleri asıl ittifakı, ziyaretin asıl amacını gözler önüne seriyor.

Şimdi o paçavraların neden asıldığını daha iyi anlıyoruz! Bu tabloda en mutlu olan şüphesiz ki İngilizler. 1923’ten beri dalgalandıramadıkları paçavrayı, 2017’de tek kurşun atmadan göndere çektirdiler!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz