Son Dakika
21 Ağustos 2017 Pazartesi

29 Temmuz 2016 Cuma, 17:42
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Darbeciler neden biber gazı kullanmadı

FETÖ’cü ihanetin şok etkisi geçmeye başladıkça daha mantıklı, daha tutarlı düşünceler ortaya çıkıyor. Özellikle Balyoz ve Ergenekon davalarının TSK’yı nasıl dönüştürdüğü ve cemaatin üst düzey konumlara ne şekilde geldiği artık her kesim tarafından tartışma götürmeksizin kabul ediliyor.

Öte yandan, Ergenekon ve Balyoz döneminde kanallarını, gazetelerini subaylara kapatanlar, onların acılarıyla dalga geçenler dün gibi hatırımızda. O davalara destek olup “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyenler de dün gibi hatırımızda… TSK’nın tüm imkanlarını seferber ederek yetiştirdiği subayları, kurmayları, generalleri bir gecede harcayanların bir kısmı kaçmış, bir kısmı gözaltında, bir kısmı tutuklu, bir kısmı ise kendini aklama derdinde.

İşte o mağdur subayları keşfetti merkez medya…

Her gün farklı kanallarda, farklı mağdurlar TSK’daki durumu ele alıp anlatıyor. Sosyal medya da tepkisiz kalmıyor. Ordudan uzaklaştırılan subayların kapasiteleri, bilimsel araştırmaları, hitabetleri neden hedef seçildiklerinin de ipuçlarını veriyor aslında.

***

Darbe günüyle ilgili konuşulmayan, yazılmayan (en azından benim rastlamadığım) bazı hususlar var.

Hatırlanacağı üzere Gezi olaylarını bitiren belki de en önemli güç biber gazıydı. Gezi sürecinde, Taksim’deki en büyük kalabalık 3 büyük kulübün taraftarlarının katılımıyla bir Pazar günü toplanmıştı. Yapılan devasa toplanma biber gazı ve TOMA’lardan sıkılan suyla sonlandırılmıştı. Eylemci kitle ne kadar heyecanlı olursa olsun biber gazı ve plastik merminin etkisi net bir şekilde görülüyordu. Medyada günlerce o olaylarda biber gazı ve plastik merminin ne kadar yanlış kullanıldığı tartışılıyordu. Şimdi ise 15 Temmuz gecesini düşününce keşke sadece plastik mermi ve biber gazı kullanılmış olsaydı diyoruz…

15 Temmuz günü yapılan darbe girişiminde, ilk başlarda küçük kalabalıklar halinde hareket eden halkın üzerine doğrudan ateş açıldı, tanklar üzerlerine sürüldü. Helikopter ve jetlerle devlet binaları vuruldu. Açıkça terör uygulandı.

Peki, darbe girişiminde bulunanlar kalabalıkları dağıtmak için neden biber gazı, plastik mermi yerine bu yolu seçti?

Aslında bunun cevabını vermek çok zor değil. Çünkü FETÖ’cülerin hedefinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardı… Kaos ve terör oluşturarak yönetimi ele geçireceklerini tahmin etmişlerdi. Daha insanlar ne olduğunu anlayamadan üzerlerine bomba yağdırmaları, makineli tüfeklerle taramaları profesyonel bir terörü işaret ediyor. Kaosla, korkuyla, terörle başarıya ulaşacaklarını sandılar. Ani ve şok edici dehşetle, orduyu bastıracaklarını, sokağa çıkışları engelleyeceklerini düşündüler.

FETÖ’cülerin başvurdukları şiddet spontane gelişmedi. Bu çok önemli bir detay… Saldırılar belli ki aylar öncesinden planlanmış, pilotlar bu yönde bilinçlendirilmiş, beyinleri yıkanmış.

Bu sapık ve sapkın zihniyet TBMM’yi, Özel Harekat’ı, vatandaşları acımasızca bombalarla, mermilerle yok etmeye çalışırken, kendi iç dünyalarında bunu hangi “değer yargısı” ya da çıkar içinde açıklıyorlar, ayrıca incelemeye değer bir konu.

Sonuç olarak FETÖ’cülerin biber gazı ve plastik mermi yerine; füze, mermi, tank, helikopter kullanmaları bu ülkeyi nasıl düşman olarak belleklerine kazıdıklarının açık fotoğrafıdır.

Bu fotoğrafa rağmen hâlâ Gülen’i iade etmemek için kanıt bekleyenlerin, olayı normalleştirmeye çalışanların amaçları ve niyetlerinin merkezinde de Türkiye olduğu unutulmamalıdır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz